kist.gen.tr https://www.kist.gen.tr Kist, Kist Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, kist.gen.tr Sun, 25 Jan 2015 00:00:00 +0000 Thu, 21 Feb 2019 00:00:00 +0000 60 Uterin Kavite https://www.kist.gen.tr/uterin-kavite.html Tue, 25 Sep 2018 09:38:28 +0000 Uterin kavite, kavramı uterusun içini ifade etmektedir. Uterus yada rahim hamilelik süresince bebeğin yerleşip büyüdüğü ve gebeliğin sonlandırıldığı organdır. Uterin kavite mesane ile rektum arasında, dölyolunu Uterin kavite, kavramı uterusun içini ifade etmektedir. Uterus yada rahim hamilelik süresince bebeğin yerleşip büyüdüğü ve gebeliğin sonlandırıldığı organdır. Uterin kavite mesane ile rektum arasında, dölyolunun üstünde yer alır. Şekli ters çevrilmiş bir armuta benzemektedir. Daha önce doğum yapmamış olan kadınlarda 5-6 cm uzunluğunda, 4 cm genişliğinde ve yaklaşık 40-50 gram ağırlığındadır. Doğum yapan kadınlarda ise 7 cm uzunluğuna, 5 cm genişliğine ve 60-70 gram ağırlığa sahiptir. 

Uterin kavite nedir

Uterin kavite yani uterusun çok büyük bir bölümü kaslardan oluşur. Dış yüzeyinden iç yüzeyine doğru 3 tabakası bulunur. Dış kısımda zar, orta kısımda kas tabakası, iç kısımda ise kadındaki periyodik hormonal değişimlere yanıt veren ve hamilelikte bebeğin yerleşerek geliştiği tabaka bulunur.

Kaslı ve özel bir yapısı olan uterin kavite gebeliğin ilerlemesi ile birlikte gelişir, ve doğum esnasında da düzenli kasılmalar ile doğumun gerçekleştirilmesini sağlar. Gebelik süresince bebeğin gelişimine ayak uydurarak genişlemeye devam eder. Ve dışarıdan gelen darbelere karşı bebeği korur. Doğum ağrıları ve sancıları uterin kavitenin kasılmasından kaynaklanır. Uterin kavitenin en iç tabakası olan endometrıum  kadınlarda her ay görülmekte olan periyodik ve hormonal değişikliklere göre, kalınlığında, bez yapısında ve damar sisteminde değişiklik gösterir. Yani bu tabaka her ay kendini gebelik için hazırlar, gebelik oluşmadıysa hormonal değişimle dışarı atılır. Gebelik oluşmuşsa hormonal etkilerle gelişerek bebeğin yerleşmesini tutunmasını ve büyümesini sağlar.

Uterin kavite anatomik olarak incelendiğinde 3 ana bölüme ayrılır. 

Uterusun yukarda olan bölümü en geniş ve en büyük bölümü olup, rahim cismi aimini alır. Aşağıda olan dar ve küçük bölüm ise, rahim ağzı adını alır. Bu iki bölümün birleşim yeri ise geçit adını alır. Çocukluk döneminde iken rahim ağzı, rahim cisminin 2 katı uzunluğunda olup, yetişkin bir kadında bu oran tersine döner.  Bazı durumlarda yetişkin bir kadında rahim çocukluk dönemindeki gibi aynen değişmeden kalır. Bu durum hormonal bir yetmezlikten kaynaklanır. Normal bir rahimde cismi ile ağız kısmı arasında öne doğru 100 derecelik bir açı bulunur. Rahim öne devrilmiş durumdadır. Bu durumun tersi durumda rahim arkaya doğru bükülürse ters rahim adını alır.

Uterin kavite diğer tüm organlarda olduğu gibi, karın boşluğu içindeki yerini kordon adı verilen bağlar aracılığı ile sağlar. Gebelik sırasında bu bağlar rahimle birlikte büyür doğum gerçekleştikten sonra küçülüp eski hallerine dönerler. Uterin kavitenin ağız kısmında sümüksü bir salgı yapan salgı bezleri bulunur. Bu salgının görevi rahim ağzını kapatarak dışarıdaki mikropların içeri girmesini engellemektir. Rahim ağzının en önemli görevlerinden birisi de gebelik süresince rahim ağzının kapalı tutulmasıdır. Gebeliğin sonunda rahim ağzı açılır ve bebek döl yoluna gelir ve doğum gerçekleşir.

]]>
Plasmodium Vivax https://www.kist.gen.tr/plasmodium-vivax.html Wed, 26 Sep 2018 01:48:31 +0000 Plasmodium Vivax; Konaklarda bölünerek çoğalan tek hücreli bir insan insan parazitidir. Anofel cinsi dişi sivrisinekler tarafından insanlara taşınırlar. Sıtma hastalığına neden olan ve sık bulaşan parazitlerin 4 türünden biri Plasmodium Vivax; Konaklarda bölünerek çoğalan tek hücreli bir insan insan parazitidir. Anofel cinsi dişi sivrisinekler tarafından insanlara taşınırlar. Sıtma hastalığına neden olan ve sık bulaşan parazitlerin 4 türünden biridir. İnsanlara bulaştıktan sonra tanısı, parmak ucundan alınan kan ile hazırlanmış ince yayma ve kalın damla preparatlarının giemsa ile boyanarak incelenmesi ile konulabilir. 

Plasmodium Vivax Üremesi ve Yaşam Döngüsü

P. Vivax'ın yaşam döngüsü anofel cinsi dişi sivrisinekle ile insan arasında gerçekleşir.  Sivrisineğin insanı sokması ile birlikte plasmodium sporları insan kanına karışır. Kan yoluyla karaciğer, dalak ve kırmızı iliğe geçerek buralara yerleşir ve gelişir. Sivrisineğin vücudundayken eşeyli üreme yapan bu parazit insan insan vücudunda eşeysiz olarak ürer. Bu eşeysiz üremeye ''şizogeni'' adı verilir. Büyüyen plasmodium sporları ''şizont'' adını alır. Şizontlar alyuvarlar içine yerleşerek alyuvarların patlamasına neden olur. Bu esnada bir sivrisinek insanı sokarsa P. Vivax sineğin sindirim sistemine geçer. Burada dişi ve erkek gametler olarak farklılaşarak döllenme ile birleşir ve zigot oluşur. Bu olaya ''gametogoni'' denir. Daha sonra zigot mayoz bölünme geçirerek sporlar oluşturur. Bu sporlar sivrisineğin tükürük bezlerine yerleşir ve sivrisineğin bir insanı sokması ile sporalr tekrar insana bulaşarak döngüyü tekrar eder. 

Plasmodium Vivax Sıtması ve Özellikleri
  • Resmi kayıt altına alınan sıtma enfeksiyonlarının yüzde 43'i Plasmodium Vivax parazitine bağlı olarak gelişmektedir. Yani Dünya'da en yaygın olarak görülen 2. sıtma türü P. Vivax kökenlidir. 
  • İnsan vücudunda enfekte olduktan sonra 5 yıl boyunca kara ciğerlerde alyuvarlar dışında inaktivasyon evresinde bekleyebilir. 5 yıl sonra aktifleşebilir.  
  • P.Vivax'da sıtma nöbetleri 2 günde 1 görülür.  Kişi 2 gün kendini iyi hisseder 3. gün yüksek ateş ve titreme krizleri görülür. Krizden sonraki 2 gün yeniden kendini iyi hisseder 6. gün yeniden yüksek ateş ve titreme krizleri ortaya çıkar. Bu süreç P.Vivax'ın alyuvarlar içinde büyüme süresidir. Alyuvarların parçalandığı 3. gün yüksek ateş ve titreme krizleri ortaya çıkar. İyi tedavi edilmezse birkaç yılda bir yeniden ortaya çıkar.   
  • P.Vivax sıtmasında laboratuvar incelemeleri yapılırken eritrositler içerisinde sadece 1 plasmodium görülür. Nadiren 2 ve ya daha fazla sayıda plasmodium paraziti tespit edilmiştir. 
  • P.Vivax yerleştiği karaciğer, dalak ve kırmızı ilikte renk değişimine neden olur. 
  • P.Vivax sıtması Çukurova ve Güneydoğu Anadolu'da endemiktir. 
]]>
Reaktif Lenf Nodu https://www.kist.gen.tr/reaktif-lenf-nodu.html Wed, 26 Sep 2018 08:21:33 +0000 Reaktif lenf nodu, insan vücudunda bulunan bezelerin daha farklı bir adıdır. İnsan vücudunun birçok farklı yerinde bulunan ve vücudun genel olarak savunma mekanizması olarak görev yapan reaktif lenf nodları insanların bağışıkl Reaktif lenf nodu, insan vücudunda bulunan bezelerin daha farklı bir adıdır. İnsan vücudunun birçok farklı yerinde bulunan ve vücudun genel olarak savunma mekanizması olarak görev yapan reaktif lenf nodları insanların bağışıklık sistemini oluşturmaktadır. Bu nodların bir tanesi tek başına ciddi görevler yapamasa bile toplu olarak ciddi faydalar sağlamaktadır. Reaktif lenf nodlarının vücudun çeşitli bölgelerinde bulunduğunu söyleyebiliriz. Reaktif lenf nodları, bazen şişebilmektedir. Yaygın olarak görülen bu lenf bezi şişmesi, direk olarak vücutta bir savaşın olduğunun göstergesidir. Özellikle çocuklarda reaktif lenf nodu şişmesi meydana çok fazla gelmektedir. Bu durum aslında bağışıklık sisteminin de görevlerini yapmaya çalıştığını da göstermektedir. Bu nedenle oluşan şişlikler biraz daha iyi bir durum olarak bilinmektedir. Fakat bazı durumlarda reaktif lenf nodunun görülmesi kanser gibi ciddi hastalıkların oluştuğunun da belirtisi olabilmektedir. Bu nedenle reaktif lenf nodlarının da kontrol edilmesi çok önemlidir. Bu durumlarda genellikle normal olmayan şişliklerin ve bunların artması durumunda kişi doktora gitmeyi geciktirmemelidir. 

Reaktif lenf nodunun vücuttaki yerleri:

Koltuk altı: Her iki koltuk altında reaktif lenf nodu bulunmaktadır. Bu bölgelerde genellikle bölgesel olarak koruma yapar. Bu nedenle koltuk altı ve buraya yakın bölgelerde meydana gelen sorunlar engellenmiş olur. 

Karın içindeki organlarda: Daha çok iç organlarda meydana gelebilecek hastalıkların oluşmasında engel olan bu nodlar, ciddi görevler yaparak iç hastalıklarının oluşmasını ve virüslerin artmasını önler.

Kulak arkasında: Daha çok boğaz bölgelerinde oluşan hastalıklarda etkili olarak kendisini gösterirler. Özellikle soğuk algınlığı gibi durumlarda direk olarak bu nodlarda şişlikler meydana gelir. Bu nedenle reaktif lenf nodu şişmesi en çok bu bölgelerde meydana gelir. Bu nedenle kulak altının şişmesi durumu da meydana gelebilmektedir. 

Reaktif lenf nodu, insan vücudunda bulunan lenf nodlarının aktif olmaması anlamına gelmektedir. Bu nedenle birçok zaman insanlarda enfeksiyonlar etkili olmaktadır. Bazen insan vücudunda meydana gelen enfeksiyonlu hastalıklarda enfeksiyonlar baskın olur ve buna bağlı olarak lenf nodu etkili olamaz. Bu durumlarda bazı testler yapılır ve çıkan sonuçlarda lenf nodunun aktif olmadığı görülür. Tıbbi olarak bu duruma reaktif lenf nodu olarak bilinmektedir. Bu durum aslında bazen insanlarda iyileşmenin göstergesidir. Fakat bazen de bu durum hastalığın doruğunu yaşaması anlamına gelmektedir. Bu nedenle lenf nodlarının her anına dikkat edilmesi gerekmektedir. Eğer kişi oluşan hastalıktan rahatsızlık duyuyorsa kesinlikle uzman bir doktora gidilmelidir. 

Reaktif lenf nodu teşhisi

Reaktif lenf nodu problemi, direk olarak teşhis edilebilir. Fakat bunun için yaklaşık olarak bir hafta kadar yakın izleme gerekmektedir. Bu süreç içerisinde lenf nodlarının hızlı bir şekilde çalışıp çalışmadığını izleyerek doktorunuz teşhis koyabilmektedir. Bunun için tıbbi görüntüleme cihazlarıda kullanılabilir. 

Reaktif lenf nodu tedavisi

Eğer kişilerde bulunan reaktif lenf nodu problemi kolay bir şekilde tedavi edilebilir. Fakat bu durumlarda kişilerin ilaçlarını düzenli olarak kullanması gerekmektedir. Reaktif lenf nodu, direk olarak ilaçlarla tedavi edilmektedir. İlaç tedavileri doğru uygulandığında sorun tamamen ortadan kalkacağı için herhangi farklı bir tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Bu nedenle sizlerde ilaçlarınızı aksatmadan kullanmaya devam edin. Böylece beklenen sonuç alınacaktır.
]]>
Hipofiz Nedir https://www.kist.gen.tr/hipofiz-nedir.html Thu, 27 Sep 2018 02:22:33 +0000 Hipofiz, beyin tabanında hipotalamusun altında bir çıkıntı şeklinde uzanan 0,5 gram ağırlığında, bezelye büyüklüğünde bir bezdir. Diğer adı pitüiter bezdir. Beyni örten sert zar ile çevrilidir. Hipofiz bütün iç salgı Hipofiz, beyin tabanında hipotalamusun altında bir çıkıntı şeklinde uzanan 0,5 gram ağırlığında, bezelye büyüklüğünde bir bezdir. Diğer adı pitüiter bezdir. Beyni örten sert zar ile çevrilidir. Hipofiz bütün iç salgı bezlerini denetleyerek, horman üretip salgılar. Homeostasiyi düzenler. Hipofiz sinir sistemi ve endokrin arasındaki en büyük bağlantıyı kontrol eder. Hipofizi, hipotalamusun salgısı kan yolu ile uyararak, hedef organa uyarı göndermesini sağlayan hormonu üretmesini sağlar. Hipofizin salgıladığı hormonlar, büyümeden üremeye, suyun emiliminden kan basıncına kadar daha birçok hayati fonksiyonu kontrol eder. Hipofiz ön, arka ve orta lob olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Ön lob epitel doku, arka lob ise sinir hücrelerinden oluşmaktadır. Orta lob insan embriyosunda görülen, yetişkinde körelmiş olan bölümdür. Bu üç bölüm  hipotalamusun kontrolündedir. Hipofizin bölümlerinin salgıladığı hormonlar vardır. Ön lobda (adenohipofiz), adrenokortikotropik hormon, prolaktin, büyüme hormonu, endorfin, troid uyarıcı hormon, folikül uyarıcı hormon, melanosit uyarıcı hormon, luteinleştirici horman salgılanmaktadır. Arka lobda (nörohipofiz), hormon üretilmemektedir. Hipotalamusta üretilen hormonlar arka lobda depolanmaktadır. Buradan oksitosin ve antidiüretik hormon salgılanmaktadır. Ara lob, ön lob ve arka lob ortasında bulunan çok ince bir hücre katmanıdır. Kesin olmamakla beraber, bu görev ön bölüme ait olmasına rağmen MSH üretimi yapar.

Hipofiz Etki Ettiği Fonksiyonlar 
  • Kan basıncını (tansiyon) düzenler.
  • Vücuttaki su dengesinin düzenler.
  • Besinlerin enerjiye dönüştürür. (metabolizmanın çalışması)
  • Kadında yumurtalıkları, erkekte testisleri uyararak üremeyi sağlar.
  • Hamileliği kontrol eder.
  • Doğum esnasında dölyatağı düz kaslarının kasılmasını sağlayarak doğumu kolaylaştırır.
  • Göğüse uyarı vererek, anne sütünün üretilmesi ve salgılanmasını sağlar.
  • Böbreklerde suyun emiliminin sağlar.
  • Troid bezlerinin çalışmasını ve troksin hormonunun salgılanmasını kontrol eder.
  • Vücut sıcaklığını dengede tutar.
  • Ergenlikte büyüme hormonu salgılayarak boyun uzamasını sağlar. Bu hormon az salgılanırsa cücelik, fazla salgılanırsa devlik görülür.
  • Vücuttaki yağ ve kas dengesinden sorumludur.
  • Kemiklerin sağlamlaştırılmasından sorumludur.
  • Prolaktin hormonunun üretilmesini sağlar.
Hipofizin görevini yerine az getirmesi bu fonksiyonların hepsinin azalmasına sebep olur. Hayat fonksiyonlarımızı harekete geçiren kendisi küçük, işlevi büyük bir yaşam bezidir.
]]>
Hipoekoik Lezyon Nedir https://www.kist.gen.tr/hipoekoik-lezyon-nedir.html Thu, 27 Sep 2018 23:19:01 +0000 Hipoekoik Lezyon; Hipoekoik lezyon genellikle halk arasında hastalığın olduğu bölgelerde doku bozukluğu olarak bilinmektedir. Tıp alanında uzman doktorlar tarafından yapılan test ve mr ler sonucunda anlaşılmaktadır. Hipoekoik Lezyon; Hipoekoik lezyon genellikle halk arasında hastalığın olduğu bölgelerde doku bozukluğu olarak bilinmektedir. Tıp alanında uzman doktorlar tarafından yapılan test ve mr ler sonucunda anlaşılmaktadır.

Hipoekoik Lezyon Nedir

Halk arasında doku bozukluğu olarak bilinen ancak tıp alanında hipoekoik lezyon olarak adlandırılan doku bozukluğudur. Yapılan çeşitli testler sonucunda ortaya çıkan bu doku bozukluğu rahatsızlığı genellikle yetişkinlerde görüle bir rahatsızlık olsa da hemen, hemen her yaş grubunda da görülmesi ihtimaldir. Hipoekoik lezyon genellikle meme ve tiroid hastalarında çok daha sık görülen bir hastalıktır. Hipoekoik lezyon hastalığı bilinen esas nedenleriarasında hastanın özellikle tiroid bezi bölgesinde bulunmayan şişlik ve lekelerin baş göstermesi ile oluşan durumdur.

Hipoekoik Lezyon Sebepleri

Hipoekoik lezyon hastanın vücudunun her hangi bir doku bölgesinde oluşan kitle ve şişliklerin oluşması sonucunda meydana gelen bir rahatsızlık durumudur. Özellikle bayanlarda oluşan meme kanseri rahatsızlığı gibi ciddi sağlık sorunları sonucunda çok sık rastlanan bir hastalık olarak hipoekoik lezyon bilinir. Uzmanlar tarafından özellikle kadınların sağ üst meme bölgelerinde oluşan doku bozukluğu görülmesi durumunda çok çeşitli testler ile hipoekoik lezyon araştırması ile tedaviye başlanır. Ayrıca uzmanlar tarafından testler ile araştırılan ve bu testler sonucunda hastanın sağ üst meme bölgesinde tümör bulgusu olduğu kanısına varılırsa işte bu duruma uzmanlar tarafından doku bozukluğu olarak bilinen hipoekoit lezyon denilmiştir. Sonuç olarak hipoekoik lezyon doku bozukluğu ya da doku hasarı anlamına geldiğini söylemek mümkündür. Hipoekoik lezyon hemen, hemen vücudun her bölgesinde görülebilen doku bozulması olarak bilinir. Genellikle hipoekoik lezyon hastanın göğüs, karaciğer, tiroid ve rahim bölgelerinde çok fazla rastlanan doku bozukluğu ve kitleler görülmesidir. Ayrıca uzman doktorlar tarafından yapılan çeşitli testler sonucunda rastlanan bu hipoekoik lezyonların yani bulunan kitlelerin kimi zaman kötü huylu kimi zamanda iyi huylu olduğu söylenmektedir. Bulunan bulgular sonucunda hipoekoik lezyon iyi huylu olsa bile ileride kötü huyluya çevirebileceğinden hasta doktor kontrolünde tutulmalıdır.
]]>
Schmorl Nodülü https://www.kist.gen.tr/schmorl-nodulu.html Fri, 28 Sep 2018 05:52:03 +0000 Schmorl Nodülü, 1930 yılında Chrisitian George Schorml tarafından tanımlanmıştır. Bu terim, omurlar arasında bulunan kıkırdakların zayıflaması ve fıtıklaşması  sonucu  meydana gelen omur içi bel fıtığı olarak Schmorl Nodülü, 1930 yılında Chrisitian George Schorml tarafından tanımlanmıştır. Bu terim, omurlar arasında bulunan kıkırdakların zayıflaması ve fıtıklaşması  sonucu  meydana gelen omur içi bel fıtığı olarak bilinmektedir. Nükleus pulpozus adı verilen kıkırdak iç bölgesinde bulunan, kartilaj plaklarda oluşan çatlaklardan omurun süngerimsi bölümüne doğru çıkması, herniye olması ile oluşur. schmorl nodülü doğumla olabileceği gibi, dejenerasyon sonucu omur uçlarında oluşan zayıflama sonrası artan disk baskısı sonucu bu bölgeyi patlatmasından olmaktadır. Normal bel fıtığında kıkırdak, omuriliği ve sinirlere doğru ilerlerken, schmorl nodülünde ise kıkırdak kemik içine doğru ilerler ve bel ağrılarına neden olacağı gibi, asemptomatik de olur. Bu oluşumda ise kalça, siyatik ağrısı ve omurga eğikliğine sebep olmaktadır.

Schmorl nodülü oluşum nedenleri,
  • Gelişimsel patoloji, vertebranın oluşumu sırasında kemiklerdeki dokunun tam oluşmaması, kemik dokuda boşluklar meydana getirmesi schmorl nodülü gelişimini tetiklediği söylenmektedir.
  • Dejeneratif disk hastalığı, disklerde oluşan dejenerasyon, 40-60 yaş arası kişilerde %50, 60 yaş ve üzeri kişilerde % 85 görülmektedir. Bu disk rahatsızlığı Schmorl nodülü oluşumuna sebep olmaktadır.
  • Vertebra üzerine aşırı aksial yükleme, denge kaybederek düşmeler aksial yüklenme yaptığı bilinmektedir. Ayakları üzerinde yürüyen bir kişinin denge ve hareketlerinin sağlanması vertebra üzerine olan aksial yükü artırır. Bu olay çoğu zaman Torako-lomber bölgede hissedilir. Bu tür travmalar senelerce tekrarlanarak schmorl nodülünü oluşturur.
  • Oto immun bozukluğu, schmorl nodülü oluşumunda rol oynadığı tam olarak söylenmese de, asemptomatik yapıya sahip olan schmorl nodülünün  semptomatik durumuna dönmesinde etkili olduğu bilinmektedir. Vesküler yapısı olmayan nucleus pulposus, vesküleri çok olan vertebra korpusuna doğru fıtıklaştığında, beyin bu olayı yabancı doku olarak algıladığından immun yanıt verir. Bu nedenden dolayı bölgede ödem oluşur ve ağrı hissedilir. Hastanın MR filmlerinde schmorl nodülü etrafında ödem ver şeklinde izah edilir.
]]>
Memede Reaktif Lenf Nodu https://www.kist.gen.tr/memede-reaktif-lenf-nodu.html Fri, 28 Sep 2018 16:31:13 +0000 Memede reaktif lenf nodu, halkın bildiği anlayabileceği dilde beze olarak adlandırabiliriz. Bu bezeler vücudumuzun farklı bölgelerinde ve sebeplerle oluşabilir. Bu bezelerin kimisi ciddi anlamda kanser riski taşımaktadır. Kimiside y Memede reaktif lenf nodu, halkın bildiği anlayabileceği dilde beze olarak adlandırabiliriz. Bu bezeler vücudumuzun farklı bölgelerinde ve sebeplerle oluşabilir. Bu bezelerin kimisi ciddi anlamda kanser riski taşımaktadır. Kimiside yağ bezesi olabilir. Bu şişlikler oluşması sonucu bezeler yada enfeksiyon ile oluşan iltihaptır. Ve bunları tedavi etmek için uygun bölgelere uygun antibiyotik kullanarak tedavi edilebilmektedir. 

Memede reaktif lenf nodu beze oluşumunun bir belirtisidir. Bu bezelerin varlığı meme kanseri belirtisi olabilmektedir. Bu duruma kesi kanser demeye gerek yoktur ama bunun için gerekli tahliller ve bunun teşhisleri konulmalıdır. Hastalığın teşhisini ve tanısını memografi çekilerek ve gerekli tahlillerle bulunabilir. Bu durumda eğer kanser belirtisi kendisini göstermiş ise kısa sürede müdahale edilerek tedaviye başlanmış olunur.  Tedavi edildiği sürede erken tanı konulduğunda ilaç tedavisi ile bu hastalıktan kurtulunabilir. Fakat ilerlemiş boyuttaysa bu tedaviye kemoterapi ile destek verilebilir. Memede reaktif lenf nodu ile oluşan iltihaplar doktor gözetimi altında uygun antibiyotikler kullanılarak tedavi sürecine başlanarak iltihaplar kurutulabilir. Bu bezeler kimi zaman emzirme döneminde memede oluşan süt bezeleri ile karıştırılabilmektedir. Ama bunun için telaşlanmaya gerek yoktur hemen doktor kontrolüne girerek tedavi sürecine başlanmalıdır. Bu bölgede genelde yağ bezelerine çok rastlanmaz ama nadir durumlarda da olabilir. Bu durumda hemen doktor kontrolünde tahlillerle gerekli tedaviler yapılmalıdır.

Memede reaktif lenf nodu beze büyümesinin (kanser) belirtilerinin dışında,
  • Tuberkülozda
  • Viral enfeksiyonlarda
  • Lösemili kişilerde
  • Kızamık, kızamıkçık gibi hastalarda sıkça lenf nodu büyümesi görülmektedir. Bu reaktif lenf nodlarının zararsız birer yap bezesi olduğundan emin olmak için mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.
]]>
Kötü Huylu Kist Belirtileri https://www.kist.gen.tr/kotu-huylu-kist-belirtileri.html Fri, 28 Sep 2018 18:52:14 +0000 Kötü Huylu Kist Belirtileri, Kist vücudun farklı alanlarında oluşabilen içi yarı katı, sıvı veya gaz dolu oluşumlardır. Kistin fazlaca türü vardır ve kist çokça rastlanan bir sağlık problemidir. Kistler deride, doku Kötü Huylu Kist Belirtileri, Kist vücudun farklı alanlarında oluşabilen içi yarı katı, sıvı veya gaz dolu oluşumlardır. Kistin fazlaca türü vardır ve kist çokça rastlanan bir sağlık problemidir. Kistler deride, doku içinde veya vücutta her hangi organda  oluşum gösterebilir. Bazıları mikroskobik boyutlarda bazı durumlarda ise çok büyük boyutlarda oluşabilmektedir. Bazı kistlerde ağrı görülürken bazı kistler her hangi bir şikayete yol açmadan gelişebilir. Kist, yerleştiği yerdeki dokunun bir parçası olarak gelişim göstermez. Kendine has çapı ve bölgesi bulunur. Kisti dışarıdan saran zara kist duvarı denir. Bedende kist tespit edilmiş ise ve kist ciddi şikayetlere yol açıyorsa tedavisi cerrahi müdahale ile yapılır. Aynı zamanda bedende tespit edilen kistin kanser riski taşıyıp taşımadığı anlamak için detaylı inceleme yapılır. Ender durumlarda kist bir kanser olasılığı taşıyabilir. Kistten alınan  numune incelenmek üzere laboratuvara gönderilir ve kanser ihtimali araştırılır.

Kistin oluşum belirtileri: Kistin belirtileri, kistin türüne göre değişiklik gösterebilir. Kist çoğunlukla anormal bir biçimde yumru ile kendini belli eder. Yumru  biçiminde olan kistler deri ve deri altındaki kistlerdir. İç organlara yerleşmiş olan kistler genellikle kötü huylu kistlerdir. Bunlar büyüyene kadar çoğunlukla fark edilmezler. İç organlarda konumlanan kistler yerleştiği organda fonksiyon bozukluğuna veya ağrıya neden olduğunda fark edilebilir. Göğüs kistleriyse elle hissedilebilir. El ile kontrol yapıldığında ele yumru biçiminde gelebilir. Ayrıca göğüs kistleri çoğunlukla ağrıya sebep olur. Beyin kistleri kendini şiddetli baş ağrısı ile gösterir. Karaciğer, böbrek gibi organlarda gelişim gösteren kistler genellikle bir şikayete neden olmaz. Tesadüfen yapılan bir inceleme neticesi ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda kistler oldukça büyümüş ve organda işlev bozukluğuna yol açmış olabilir. Ultrason, MR, tomografi, röntgen gibi incelemeler neticesi kistler kolaylıkla tespit edilebilir.

Kötü huylu kist belirtileri:
  • Sıkıntılı solunum,
  • Bulantı, kusma, sancılı karın ağrıları,
  • Göğüste şiddetli ağrı,
  • Ateş yükselmesi, kanlı balgam, öksürük,
  • Hafif ya da koyu renkli sarılık,
  • Morarma, nefes darlığı,
Bu belirtiler genelde Karaciğer ve Akciğerde oluşan ve yayılan kötü huylu kistlerin belirtileridir. Uzmanlar tek tedavinin cerrahi müdahaleyle olacağında birleşmişlerdir.
]]>
Diş Eti Kisti Ameliyatı https://www.kist.gen.tr/dis-eti-kisti-ameliyati.html Sat, 29 Sep 2018 17:08:00 +0000 Diş eti kisti ameliyatı, ağız ve diş sağlığına dikkat etmeyenlerin karşılaşabileceği durumlardan birisidir. Ani bir şekilde ağrı ile kendini gösterebilir. Ağrı, diş, çene ve yüze yayılır. Diş eti kisti olan bir kişi g Diş eti kisti ameliyatı, ağız ve diş sağlığına dikkat etmeyenlerin karşılaşabileceği durumlardan birisidir. Ani bir şekilde ağrı ile kendini gösterebilir. Ağrı, diş, çene ve yüze yayılır. Diş eti kisti olan bir kişi gereken önlemi almaz ve tedavi olmaz ise, ilerleyen zamanlarda oldukça ciddi problemlerle karşı karşıya kalma ihtimali oldukça yüksektir. Mutlaka tedavi olunması gerekmektedir. Erken tedavi her zaman için önemlidir. Diş eti kisti tedavisi ise ufak bir operasyonla yapılmaktadır. 

Diş Eti Kisti Ameliyatı 
Diş içinde oluşan kist belli bir zaman sonra çeneye yayılır. Erken tedavi edilmeyen bir kist ise çeneye zarar verme ihtimali çok yüksektir. Bu da ancak cerrahi müdahale ile tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Diş eti kistinin olduğu bölge açılarak kist alınır. Bazı kistlerin içinde su olması sebebi ile çok dikkat edilerek alınır. Kistin alındığı bölgede oluşan boşluk temizlenir ve tampon uygulanır. Kistin alınması ile oluşan boşluk zamanla küçülerek yok olacaktır. Çok uzun sürmeyen bir ameliyattır. 

Diş Eti Kisti Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
  • Ameliyattan sonra iki saat kadar ağzınızı çalkalamayın ve tükürmeyin. Çünkü  ameliyat yerindeki kanamanın durması için kanın pıhtılaşması gerekmektedir. Tükürüldüğü ve ağız çalkalandığı taktirde kanama devam edecektir. Ameliyat sonrası yaralı bölgeye konulan tamponda bastırılarak tutulmalıdır.
  • Ameliyattan sonra yaklaşık iki gün kanamalar azalarak devam edecektir. Bu gayet normal bir durumdur. Sıcak duş ve sıcak ortam kanamayı artırabilir. Bu gibi durumlarda tekrar yaralı bölgeye steril tampon koyulmalı ve yarım saat kadar bekletilmelidir.
  • Ameliyat sonrasında asla sigara kullanılmamalıdır. Sigara hem iyileşme sürecini uzatacak hemde yaralı bölgeye zarar verecektir.
  • Ameliyattan sonra ilk üç gün ağrı olması normaldir. Doktorunuzun verdiği ilaçları düzenli olarak kullanın. İlaç almanıza rağmen geçmeyen ağrılarınız var ise doktorunuza başvurmanızı öneririz.
  • Yüzünüzde ilk iki üç gün şişlik olabilir. Yüzünüze buz koyarak şişliğin azalmasını sağlayabilirsiniz.
  • Diş eti kisti ameliyatı sonrası dikkat etmeniz gereken en önemli bir diğer husus ise, beslenmedir. Çok sıcak ve çok soğuk yiyecekler yemeyin. Çorba, püre, muz gibi yiyecekler tüketin. Taneli yemekler yemeyin. Yaralı bölgeye yakın dişlerinizi kullanmayın. Bol bol su için. Alkollü ve asitli içecekler kullanmayın.
Tüm bunlara dikkat etmenize rağmen geçmeyen ağrı, durmayan kanama gibi  olumsuzluklar yaşar iseniz, doktorunuza başvurmanız önerilir.
]]>
Kalsifikasyon https://www.kist.gen.tr/kalsifikasyon.html Sat, 29 Sep 2018 21:12:37 +0000 Kalsifikasyon, kimya teriminde söylenecek olursa kireç taşına dönüşme olarak söylenirken. Tıp alanında hekimlik dilinde ise kalsifikasyon bazı dokularda kalsiyum toplanması yani kireçlenme olduğu söylenmektedir. Kısacası doku Kalsifikasyon, kimya teriminde söylenecek olursa kireç taşına dönüşme olarak söylenirken. Tıp alanında hekimlik dilinde ise kalsifikasyon bazı dokularda kalsiyum toplanması yani kireçlenme olduğu söylenmektedir. Kısacası dokularda kireçlenme olarak bilinir. 

Kalsifikasyon; İnsan vücudunda kalsiyum depolanması olayına kalsifikasyon denilmektedir. Kalsifikasyon genellikle kemik dokularında oluşan bir durumdur. Kemik dokuları yapıları itibarıyla sert ve kalsiyum ihtiyacı duyan ve aynı zamanda kişinin hayati organlarını dış etkenlere karşı koruyan önemli dokulardır. Kalsifikasyon özellikle kıkırdak ve atardamarlarda görülmektedir. İnsanın yaşının ilerlemesi yani yaşlanması ile birlikte kemik dokularında bozulmalar görülmektedir. Bu durumda kişinin kıkırdağı da ve atardamarlarında kalsifikasyon görülmesi son derece sakıncalı bir durumdur. Çünkü kalsifikasyon yani kalsiyum depolanması kişinin kemik dokusunu çok daha sert bir hale getireceğinden doku esnekliğini kaybederek bu dokular işlevlerini tam anlamıyla yerine getiremez. Bu durum çok sakıncalı bir sağlık sorunu ortaya çıkarmaktadır. Bu sebepledir ki kişinin kalsifikasyon yani kireçlenmeye karşı tıbbı önlemler alması önemlidir. Bilinen iki çeşit kalsifikasyon vardır bunlar;
  • Distrofik kalsifikasyon
  • Metastatik kalsifikasyon
Distrofik kalsifikasyon; İnsan dokusunda oluşan doku ölümü sonucunda dokunun hasarlı bölgesinde kalsiyum tuzları depolanmaya başlanması ile bilinir.
Metastatik kalsifikasyon; Bu kalsifikasyonda ise insan kanındaki kalsiyum miktarının artması ile ortaya çıkan durumdur. Bu durumda dokularda görülmesi gereken kalsifikasyon dokuda değil de kanda görülmeye başlar.

Kalsifikasyon; Kalsifikasyonların çok sıklıkla görüldü bölgeler olarak genellikle böbrekler, mide duvar ve akciğer alveolleridir. Ayrıca yapılan araştırmalar sonucunda kalsifikasyon insan beyninde ve göğsünde de gördüğü bilinmektedir. Bu hayati organlarda görülen kalsifikasyon yani kireçlenmeler tedavi edilmediği durumda buralarda bulunan dokulara çok ciddi hasarlar verebilmektedir. Kalsifikasyon yumuşak dokuların kireçlenmesi ve çok sert bir kemik haline gelmesidir. Oluşan kalsifikasyon alanında dokularda çok belirgin bir lezyon görülmezse çok sorun olmayacağı bilinmektedir. Kalsifikasyon kişinin tükettiği besinler ve almış olduğu çeşitli ilaçlar sonucunda vücudun herhangi bir bölgesinde kalsiyum tuzları artarak birikmesidir. Genellikle kemik ve diş dışındaki diğer dokularda kalsiyum tuzlarının birikmesi durumuna kalsifikasyon denilmektedir. Kalsifikasyon dokularda kalsiyum minarelinin birikerek depolanmasıdır. Genellikle normal durumda kalsiyum minareli kemik ve diş bölgesinde bulunur. Fakat bazı hastalıklar sonucunda ve özellikle yaşlılıktan kaynaklı kemik ve diş dokuları dışında bazı dokularda da kalsifikasyon biriktiği de görülmektedir.
]]>
Lenfanjiom https://www.kist.gen.tr/lenfanjiom.html Sun, 30 Sep 2018 11:21:55 +0000 Lenfanjiom, genellikle kişilere doğuştan olan ve özellikle gelişimsellik gösteren durumlardır. Lenfanjiom özellikle damarlar ile vünöz sistemi arasında gelişirler. Çocuk gruplarının bir çoğunda bulunurlar ve dünyada ikinci s Lenfanjiom, genellikle kişilere doğuştan olan ve özellikle gelişimsellik gösteren durumlardır. Lenfanjiom özellikle damarlar ile vünöz sistemi arasında gelişirler. Çocuk gruplarının bir çoğunda bulunurlar ve dünyada ikinci sırada görülen tümörler olarak bilinirler. Lenfanjiom oluşumu nedeni ve nasıl oluştuğu halen bilinmemektedir. Lenfanjiom tıp alanında üç şekilde olduğu bilinmektedir. 
  • Lenfanjioma simpleks (Basit lenfanjiom)
  • Kistik lenfanjioma-higroma (sıvı, su içeren tümör)
  • Lenfanjioma kavemosus (Kavernöz lenfanjiom)
Kistik lenfanjioma-higroma (sıvı, su içeren tümör); Kistik higroma genellikle hastaların en sık boyun bölgesinde sonra koltukaltı bölgelerinde ve azda olsa meme dokusunda görülen lenfanjiomlardır. Şema verecek olursak % 75 boyun % 20 koltuk altı ve%5 ise meme bölgelerinde görülmektedir. Bu lezyonlar çok farklı birden fazla bölgelerde görüleceği gibi yalnız bir bölgede de görülme olasılığı bulunmaktadır. Küçük yapıları olmasına rağmen çok geniş alanları tutmaktadırlar. Genellikle doğum sonrasında hemen görülme olasılığı bulunan bu lezyonlar daha fazla iki yaş içerisinde bulunan çocuklarda çok daha fazla belirginleştiği görülmektedir. Bu lenfanjiomların içlerinde sıvı bulunmaktadır. O sebeple bu lenfanjiomlara sıvı ve su içeren lenfanjiomlar denilmektedir.

Lenfanjioma kavemosus (Kavernöz lenfanjiom); Bu grupdaki lenfanjiomlar ise çok daha geniş alanları tutabilen ve küçük lezyonlar halinde bulunan ve çok derin dokuları tutan lenfanjiomlardır.

Lenfanjiom Tanı

Bulunmuş olduğu yere göre farklılık göstermektedir. Genelde ultrasonografi, akciğer grafisi, bilgisayarlı tomografi özellikle de komşu yerleri belirlemede kullanılır.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Lenfanjiomun yayılımı ile boyunda çok önemli yapılar (kas dokuları, arter ve sinir) ile alakalı ilişkisini belirlemek için daha çok spesifik yöntem uygulanmaktadır. 

Lenfanjiom Tedavisi
Gelişmiş ülkelerde kistik lenfanjiom tedavisinde cerrahi eksizyon çokta yaygın olmamasına rağmen yinede vital organlara infiltrasyon sonrasında sinir zararı uzun müddet lenfatik drenaj ihtiyacı nüks ve skar oluşumu gibi komplikasyonlara sebep olur. Cerrahi yöntemde total cerrahi rezeksiyon tercih edilmesine rağmen yinede lezyonun komşu olmasında önemli dokuların olması sebebi ile olası estetik problemlerden ve komplikasyonlardan korunmak amaçlı eksizyon boyu yüzde yetmiş ve yüzde elli civarında sınırlı olur. Tam bir eksizyon olgusunda operasyon sonrasında nüks etme ihtimali yüzde 5-15 civarında olur. Kistik lenfanjiom tedavisinde ise cerrahi tedavi haricinde lazer tedavisi, basit drenaj, sklerozan ajan enjeksiyonu  ve aspirasyon kullanılır. Son zamanlarda lenfanjiom tedavisinde picibanil ile bleomisin (OK-432) sklerozan tedavisi uygulaması ile olumlu sonuçlar alındığı bilinir. 

Bleomisin Uygulaması; Bleomisin uygulaması 1966 senesinde keşfedilmiş olan antitümör ajanıdır. Antineoplastik  etkisini Dna sentezini inhibe ederek gösterir. Lenfanjiom tedavisinde etkilenen kist duvarı endotel tabakasının zararına sekonder monspesifik inflamasyon ile fibrozise yol açarak gösterdiği düşünülür. Bleomisinin etkisi lenfanjimonun tipi ve büyüklüğü ile alakalı olur.  Cerrahi müdahale sonrasında nüks edebilen olaylara intralezyonel bleomisin enjeksiyonu uygulanmaktadır.
]]>
İnguinal https://www.kist.gen.tr/inguinal.html Sun, 30 Sep 2018 13:39:20 +0000 İnguinal; Her iki inguinal kısımda karın ön duvar kısmında önceden meydana gelen doğal bir aralıktan veya daha sonraki zamanlarda zayıflıktan dolayı orada meydana gelen boşluktan veya zayıf olmaktan karın içinde bulunan organl İnguinal; Her iki inguinal kısımda karın ön duvar kısmında önceden meydana gelen doğal bir aralıktan veya daha sonraki zamanlarda zayıflıktan dolayı orada meydana gelen boşluktan veya zayıf olmaktan karın içinde bulunan organların dışarıya doğru çıkması olayına inguinal diye bilinmektedir. Bu oluşan aralıktan organlar dışarıya doğru çıkarken beraberin periton diye adlandırılan karında bulunan zarı da dışarıya doğru çıkarmaktadır. Erkeklerde karının iç kısmından damar ve sinirler skrotuma yönelerek yani testis kısmına doğru giderken bir kanlın iç kısmından geçer. Bu kanal ise bir açıklıktır. Bu açık bulunan kısma ise inguinal kanalı denir. Bayanlarda ise bu kanal bulunmaktadır fakat bu kanalın iç kısmından uterus veya diğer ismi ile rahmi yerinde tutmakta olan bağlar geçmektedir. Bundan dolayı erkeklerde bayanlara göre inguinalin çok olmasının sebebi erkeklerde bu kanalın geniş olması ve bayanlarda bu kanalın dar olmasından dolayıdır.

İnguinal belirtileri nelerdir; Yeni doğan zamanından itibaren çocukluk zamanına kadar inguianlin anne olan kişilerin çocukların kasık kısmında bir büyümeyle bundan dolayı şüphelendikleri görülmüştür. Bu büyümeler çocuklar ağladığında, öksürdüğü zamanlarda ve ıkındığı zamanlarda daha da belli olur. Hatta bazı zamanlarda bu büyüme skrotum denilen testis torbasına kadar dolması, o bölgenin büyümesi ve sarkma olması ile de işaret edilmektedir. Ergen kişilerde genelde kasık bölgesinde olan bir ağrı vasıtasıyla teşhis edilmektedir. Ayakta durdukları zaman, öksürdükleri zaman, çok aşırı bir güç harcadıklarında kasık bölgelerinde meydana gelen bir ağrı vasıtası ile şikayette bulunmak mümkündür. İleri yaş aralıklarında özellikle bayanlarda kasık bölgesinde büyüme göze çarpması ve o kısımda olan ağrı vasıtasıyla doktora müracaat edilmektedir. Bu olaylar genellikle acil şartlara gerek duyulmayan yani normal inguinal hastalarında oluşan teşhislerdir.

İnguinal nasıl tedavi edilir; İnguinal bulgusu hastaya konulduktan sonra mutlaka tedavisi cerrahi şekilde olmak zorundadır. Yeni dünyaya gelen hatta 20 yaşına kadar olan kişilerde yalnızca karının iç tarafından karının dış kısmına doğru çıkan karının zarının o tarafta meydana getirdiği inguinal kesesi dip taraftan bağlanılarak ameliyata son verilmiş olunmaktadır. Özellikle sporcularda ve genç kişilerdeki inguinal çeşitlerinde aynı çocuklarda bulunan gibi inguinal kanalın iç halkasından çıkmış olan kısma operasyon yapılması gerekmektedir. Sporla uğraşan kişilerde ya da gücü fazla olan genç erkeklerde bu kısımda iç halkayı daraltmaya yönelik tek bir dikiş atılması yeterli olmaktadır. Yetişkin bireylerde inguinalde ise bu açık olan kısımlar bir malzeme ile kapatılmaktadır. Malzemelerin kenar kısımları dikilerek sabitlenmesi gerekir. Bu malzemeler vücudun tepki göstermemesi gereken maddeden olması gerekmektedir.
]]>
Çikolata Kisti https://www.kist.gen.tr/cikolata-kisti.html Sun, 30 Sep 2018 21:34:10 +0000 Çikolata Kisti  (Endometrioma), endometrium tabakasının yumurtalıklar üzerinde yer alması ve zamanla kistleşmesi sonucunda meydana gelen bir durumdur. Adının çikolata kisti olmasının en büyük nedeni ise iç tabakasının ka Çikolata Kisti  (Endometrioma), endometrium tabakasının yumurtalıklar üzerinde yer alması ve zamanla kistleşmesi sonucunda meydana gelen bir durumdur. Adının çikolata kisti olmasının en büyük nedeni ise iç tabakasının kahve renkli olması ve renk itibariyle çikolataya benzemesidir. Çikolata kistinin iç kısmı koyu kıvamda kahve renkli bir sıvı ile kaplıdır. Çoğu zaman etraf dokulara, barsaklara ve tüplere yapışık olarak izlenmektedir. Çikolata kisti kötü huylu olmadığı gibi kanser hücrelerini de barındırmaz. Çikolata kistlerinin boyutları kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Çoğu kişide çikolata kisti 4-5 santimetre boyutlarındadır fakat bazı durumlarda kişilerde daha ufak veya 10-15 cm büyüklüğünde görülebilir. Oluşan bu kistler çoğunlukla sol ya da sağ tek yumurtalıklarda meydana gelir. Nadiren de olsa iki yumurtalık da birden görülebilir.

Çikolata Kisti Nedeniyle Açığa Çıkan Belirtiler

  • Adet döneminde bazı bayanlarda dayanılmaz bir ağrı meydana gelir. Normalden fazla oluşan bu ağrı veya sancı çikolata kistinin belirtisi olabilmektedir.
  • İdrar da az da olsa kan fark edilmesi
  • Gebe kalmada güçlük çekme veya kalamama
  • Bel ve sırt ağrısı
  • Kasıklarda sürekli görülen ağrı hissi
  • Vücutta oluşan morarmalar
  • Dışkıdan kan gelmesi
  • Cinsel birleşme esnasında oluşan ağrı hissi
  • Sürekli ishal olma veya kabızlık durumu
  • Bacaklarda görülen ağrılar
  • İdrar yapma sırasında oluşan ağrı ve adet sürecinde sürekli görülen burun kanamaları da maddeler içerisinde sayılabilir.

Çikolata Kisti

Çikolata Kisti Neden Oluşur

Çikolata kistinin meydana gelmesi veya oluşmasında ki en büyük faktör genetik etkenlerdir. Çoğunlukla üreme döneminde olan bayanların % 10 kadarında çikolata kisti meydana gelebilir. Kısır yani bebek sahibi olmayan anne adaylarının yaklaşık olarak % 20-40 civarında çikolata kisti olduğu saptanmıştır. Bunlar dışında yoğun ağrılı geçen bir adet dönemi, cinsel birleşme esnasında meydana gelen sancılar ve idrar ile dışkıdan kan gelmesi çikolata kistinin belirtileri olurken, tesadüfen jinekolojik muayene sırasında çikolata kistine de saptanabilir.

Çikolata kisti ultrasonografi ve kan testleri ile incelenebilirken kesin tanı için mutlaka patolojik bir değerlendirme gerekir. Patolojik sonuç çikolata kistinin kesin tanısı koyabilmek adına önemlidir. Lakin patolojik sonuç çoğu zaman şüpheli durumlar da tercih edilmektedir. Belirli boyutlarda ki çikolata kisti için sadece ultrason görüntüler yeterli gelebilir.

Çikolata Kisti Tedavi

Çikolata kistinin tedavisi için öncelikle hastanın yaşı ve klinik durumu göz önünde bulundurulur. Bunun dışında kişide belirmiş olan çikolata kistinin büyüklüğüne ve uygunluğuna bakılır. Çok hafif oluşan çikolata kisti için hastaya ilk önce gözlem tedavisi uygulanır. Eğer kişide oluşan çikolata kistinin evresi ilerlemiş ise medikal (ilaç) tedavisi uygun görülür. İlaç tedavisinin yanında kişiye cerrahi işlem ve kombine tedaviler uygulanmaktadır.

Endometriomalar, östrojen ve progesteron hormonlarına karşı çok etkili ve duyarlı kistlerdir. Bu kistler zamanla hormonların varlığında büyümeye eğilim gösterebilir. Doktor tarafından uygun görülen ilaç tedavileri ile bu hormonların baskılanarak küçülmeleri ve verdiği ağrıların azaltılması hedeflenir. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar ise çoğu zaman doğum kontrol hapları ve yalancı menopoz gerçekleştiren ile aynı amaçla kullanılan ilaçlardır.

Kişilerde uygulanılan ilaç tedavilerinin faydalı olmadığı dönemlerde ise cerrahi operasyonlar tercih edilir. Cerrahi operasyonlar ise açık ve kapalı olmak üzere iki ayrı gruba ayrılır. Ancak günümüzde son zamanlar daha çok tercih edilen yöntemlerden bir tanesi de lazer operasyon ile kistin alınmasıdır. Lazer operasyon ile yapılan çikolata kisti ameliyatı diğer yö]]> Çikolata Kisti Bitkisel Tedavi https://www.kist.gen.tr/cikolata-kisti-bitkisel-tedavi.html Mon, 01 Oct 2018 02:33:09 +0000 Çikolata Kisti Bitkisel Tedavi, çikolata kisti adı verilen hastalık rahim içini çepeçevre kaplayarak döşeyen endometrial olarak bilinen hücrelerin rahim dışına toplanarak üremesine denir. Çikolata kisti hastalığ Çikolata Kisti Bitkisel Tedavi, çikolata kisti adı verilen hastalık rahim içini çepeçevre kaplayarak döşeyen endometrial olarak bilinen hücrelerin rahim dışına toplanarak üremesine denir. Çikolata kisti hastalığı bitkisel tedaviye yanıt veren bir rahatsızlıktır. Bu hastalık genellikle daha çok 35 yaş üzerindeki bayanlarda rastlanır. Ancak sebebi net olarak henüz belli değildir. Bayanlarda adet kanaması olayı rahim içi katmanını döşeyen hücrelerin işlevini yapmayarak dökülmesi nedeni ile meydana gelir. Bu hücrelerin bazıları ise geriye doğru ilerleyerek tüpler yardımıyla karın boşluğuna ulaşır. Genel olarak bu hücreler vücudun işlev gören bağışıklık mekanizmalarınca yok edilmektedir. Fakat bazı bayanlarda bağışıklık mekanizmaları gereği gibi işlev yapmaz ise veya genetik yatkınlık nedeni sonrasında endometrial hücreler ise karın zarına yerleşebilirler.

Çikolata Kistinin Rastlanma Sıklığı Nedir

Genellikle üreme çağındaki bayanların %'15 inde ve bebek sahibi olmakta zorlananların ise % 30'u kadarında çikolata kisti bulunmaktadır.

Çikolata Kistinin Belirtileri

Çikolata kisti rahatsızlığı yaşayan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvuru nedenleri kısırlık, ağrı ve kitledir. Bazı zamanlarda da kişilerde herhangi bir şikayet belirtisi olamadan rutin yapılan kontrollerde bu hastalık fark edilebilmektedir. Çikolata kistinde şikayetlerin ilk sırasında karın ve kasık alt bölgesinde oluşan  ağrılardır. Ayrıca Adet dönemi dışındaki bağımsız ağrılar, Şiddetli adet ağrısı, Cinsel ilişki esnasında yaşanan ağrılar ve kısırlık gibi belirtileri mevcuttur.

Çikolata Kisti Bitkisel Tedavi

Çikolata Kisti Bitkisel Tedavi

Soğan Kürü: soğan kürü hazırlamak için 1,5 su bardağı suyu bir kabın içine alarak kaynamaya bırakın. Ardından kaynayan suyun üzerine 1 adet orta irilikte kuru soğanı dörde bölerek ilave edin ve 5-6 dakika kadar kabın kapağı kapalı olacak şekilde kaynatın. Artık soğan kürünüz hazır. Soğan kürünü ılıdıktan sonra süzerek aç karnına günde iki defa için. Bu kür her seferinde taze olarak hazırlanmalıdır. Bu uygulamaya özellikle adet döneminin ardından 3-6 yada 10 günden sonra uygulanmalıdır. Soğan kürü ilk olarak 15 günde bir diğer aylarda ise 10 günde bir tekrarlamak koşulu ile 4 ay boyunca uygulanmalıdır. Uygulanan soğan kürü 4 ayın ardından sonlandırılır. Yapılan bu kürden daha etkili sonuçlar alınması için 15 günlük uygulanan soğan kürünün arkasından testeredişli  aslanpençesi otu düzenli olarak günde 2 kez olmak üzeri uygulanmalıdır. Ayrıca çikolata kistinde uygulanan  soğan kürünün yanı sıra çuha çiçeği, zencefil ve lavanta çiçeği gibi şifalı bitkileri de sizlere tavsiye edebiliriz.

Dipnot: Çikolata kisti 3 cm ebatından daha büyük ise miyomlar ve kist üzerinde başarı ve etki oranı oldukça düşüktür.

]]>
Dermoid Kist Tedavisi https://www.kist.gen.tr/dermoid-kist-tedavisi.html Mon, 01 Oct 2018 14:21:52 +0000 Dermoid Kist Tedavisi; İnsan vücudu tek bir hücrenin art arda bölünüp sonrasın da bu hücrelerin farklılaşmasıyla oluşmaktadır. Bu sürenin başların üç temel hücre yapısı karşımıza çıkmaktadır. Sonrasında bu üç hüc Dermoid Kist Tedavisi; İnsan vücudu tek bir hücrenin art arda bölünüp sonrasın da bu hücrelerin farklılaşmasıyla oluşmaktadır. Bu sürenin başların üç temel hücre yapısı karşımıza çıkmaktadır. Sonrasında bu üç hücre grubunun farklılaşmasıyla organlar ve dokular meydana gelmektedir. Bu hücre yapıları erkekte testiste kadında ise yumurtalıkta karşımıza çıkmaktadır. Bu hücre yapılarından meydana gelen tümörlerde bir çok doku iç içe bulunmaktadır. Genelde derimizi oluşumunu sağlayan ektoderm adı verilen hücre grubu ağırlıklı olarak bu tümörlerde görülmektedir. İyi huylu tümör gruplarındandır. Bazen içlerinde habis yapılar görülebilmektedir. Kırk yaşının üstünde ki hastalarda habis yapıların görülme olasılığı vardır yinede bu oran yüzde bir gibi oranla oldukça düşüktür. Günümüzde gelişmiş tıp teknikleriyle basit bir operasyonla bu kitle alınabilmektedir.

Dermoid kist tanısı ve tedavisi

Dermoid kist vücutta genellikle belirti vermemektedir. Genelde hastanın rutin kontrollerinde bu yapının varlığı ortaya çıkmaktadır. Bazı hastalarda karın ağrısı, adet döneminde artan kanama ve karında şişlik şeklinde kendini gösterebilmektedir. Daha nadir olarak sırt ağrısına ve idrar ile dışkılama problemlerine neden olabilmektedir. Dermoid kistin içinde tiroid bezi içerebilmektedir. Bu durumda hasta da hipertiroidi görülmektedir. Ultrasonla tanısı yapılabilse de tam olarak anlaşılabilmesi için yağ baskılı, kontrastlı dinamik MR çekimi gerekebilmektedir. Dermoid kist çeşitli durumlarla sağlık açısından risk oluşturmaktadır. Bunlar kistin yırtılması, kistin ağırlığı nedeniyle yumurtalıkta bulunan damarları tıkaması, kistin iltihaplanması ve yukarıda bahsettiğimiz gibi habis yapıların oluşması durumlarıdır. Bu sebeple fark edildiği an alınmalıdır.

Dermoid Kist Tedavisi
Günümüzün gelişen tıp teknikleriyle kolay bir ameliyatla dermoid kist alınabilmektedir. Bunlar açık ve kapalı ameliyat yoluyla olabilmektedir. Kist on santimetreden büyükse ve kemikli dokular içeriyorsa kapalı ameliyat yapılması uygun olmamaktadır. Bu durumlarda açık ameliyat yolu tercih edilmektedir.]]> Basit Kist Nedir https://www.kist.gen.tr/basit-kist-nedir.html Tue, 02 Oct 2018 01:26:58 +0000 Basit kist nedir, Kist bedenin çeşitli yerlerinde oluşabilen, içi sıvı bazen de katı madde dolu olan keseciklerdir. Değişik büyüklüklerde olabilir. Kistlerin çoğu selimdir başka bir değişle kendileri büyürler, ama çevre do Basit kist nedir, Kist bedenin çeşitli yerlerinde oluşabilen, içi sıvı bazen de katı madde dolu olan keseciklerdir. Değişik büyüklüklerde olabilir. Kistlerin çoğu selimdir başka bir değişle kendileri büyürler, ama çevre dokulara yayılmaz ve onları istila etmezler. Vücuda yayılmaz ve vücut organlarını istila etmezler. Kist evde tedavi edilemez. Kanser tehlikesi olduğundan, aşağı yukarı bütün tehşislerde, kistin türünün veya doğasının doktor tarafından belirlenmesi gerekir. Çoğunlukla ameliyatla çıkarılır ve laborotuvarda incelenir. 
Kistler genellikle deri, kemik, meme, göz kapağı, böbrek, karaciğer ve yumartalıklarda görülür. Bazen iki veya daha fazla görünümlü olabilir. Birçok küçük kistin bir arada toplanmasına çok kist denir. 

Basit kistin oluşma nedenleri, Kist ya şişmanlık, çoğunlukla bilinmeyen bir sebeple aniden oluşur. Bazı kistler beden gelişmesindeki bir bozukluk sebebiyle oluşurlar. Dermoid kist olarak adlandırılan kist türü, bazı deri hücrelerinin deri altında gömülü kalma sonucunda ortaya çıkar. Zamanla bu hücrelerde sıvı salgılama işlemi görülür ve kist ortaya çıkar. 

Basit Kist Nedir
Basit kistin belirtileri, Türüne ve bulunduğu yere göre değişim gösterir. Kist deri altında ise hasta bir şişlik hisseder. Kist yumurtalık gibi bir iç organdanlarından birinde ise karında duyarlılık ya da genel bir şişlik görülür. Kist büyüdükçe komşu organlar sıkışır. 
Çoğu vaka da hekim, elle muayenede kisti hisseder. Röntgen yöntemiyle doğrudan görür. Bazı kistler iyice şiş olduğundan üstüne basıldığında ağrıya yol açar. Deri yüzeyine yakın bir kist, elle bastırıldığında, yumuşak bir topa benzer bir duyum yaratır. 
Sonuç olarak eğer kist kanser değilse çıkarıldığında tekrar etme yapmaz, ancak bazı selim kistler yenilenme yapabilir. Yeni kistler oluşursa her birinin yapısı ve doğası yönünden incelenmesi gerekir. 

Basit kistin tedavisi, Küçük ve belirti vermeyen kistler için tedavi gerekli olmayabilir. Hidatik kiste ise belirti versin veya vermesin tedavi şarttır. Belirti veren kistler de ise ilaç tedavisi etkili olmazsa, cerrahi tedavi ile kistlerin çıkarılması gerekir. Kistin yarattığı kanama ve kanseri oluşturan şeyleri ortalığa yaymamak amacıyla cerrahi tedaviye girişmek uygun görülür. Genellikle cerrahi tedavilerden sonra tekrarlanma görülmez. Cerrahi tedaviler de kanserin de önüne geçilmiş olur.
]]>
Böbrek Kisti Neden Oluşur https://www.kist.gen.tr/bobrek-kisti-neden-olusur.html Tue, 02 Oct 2018 11:05:37 +0000 Böbrek kisti neden oluşur, Böbrekte içinde sıvı bulunan ve farklı büyüklüklerde bir ya da birden fazla kist oluşması durumudur. Böbrek kistleri iki grupta incelenir. Basit böbrek kistlerinde bir ya da birkaç tane ki Böbrek kisti neden oluşur, Böbrekte içinde sıvı bulunan ve farklı büyüklüklerde bir ya da birden fazla kist oluşması durumudur. Böbrek kistleri iki grupta incelenir. Basit böbrek kistlerinde bir ya da birkaç tane kist bulunmakta, polistik kistlerde ise sayılamayacak kadar çok kist oluşmaktadır. Böbrek kistleri her yaş grubunda ortaya çıkabilmektedir. Böbrek kistini tespit edebilmek için ultrasona ihtiyaç duyulur. Kist nedeniyle oluşan belirtiler bazen her hangi bir şikayete yol açmadan ilerleyebilir.

Böbrek kisti nedeniyle oluşabilecek belirti olarak şiddeti değişen ağrılar yaşanabilir. Erken yaşlarda oluşan böbrek kisti her hangi bir belirtiye yol açmadan yetişkinliğe kadar ilerleyebilir. Kistin boyutu büyüdükçe karında ağrı, idrarda kan ve sık idrar çıkma isteği gibi şikayetler ortaya çıkabilir.

Böbrek Kisti Nedenleri

Polikistik Böbrek Hastalığı

Polikistik böbrek hastalığı böbreklerde birden fazla kist oluşmasına yol açabilen genetik bir rahatsızlıktır. Hastalığın alt çeşitlerinden resesif bozukluk kistlerin meydana gelmesi için hastalığa neden olan genin 2 kopyasından aynı kişide bulunması gerekir. Resesif polistik hastalığı çok sık görülmemekle birlikte hastalık nedeniyle oluşabilecek kistlerin ana hastalıktan daha büyük boyutta oluşmasına neden olur. Kistin varlığı ile birlikte kan basıncı yükselerek karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi ciddi hastalıklara neden olabilir.

Böbrek Kisti Neden Oluşur

Polikistik böbrek hastalığında kistlerin oluşması ve büyümesi oldukça ağırdır. Bu tür kistler kişide genellikle hiçbir belirtiye yol açmadan ilerler. Hastada yapılan rutin bir kontrol sırasında tespit edilebilir. Kist ilerleyip büyüdükçe karın bölgesinde ağrıya yol açabilir.

Medüller Sünger Böbrek

Medüller sünger böbrek hastalığı doğum anı ile beraber böbreklerde etkili olur. Oluşan kistler böbrek içinde, medulla bölgesinde bulunan ufak tüplerde meydana gelir. Bu tür kistler oldukça küçük olsa da sayıca oldukça fazla olur. Dolayısı ile böbreklerde sünger görünümü yaratır. İdrar ufak tüplerden akarken bölgede bulunan kistler tarafından tamamen bloke edilebilir. Bu durum hastalığın en yaygın belirtisidir.

Yaş

Böbrek kistleri yukarıda açıklanan hastalıklar haricinde de ortaya çıkabilir. 50 yaşını aşmış kişilerin büyük kısmında böbrek kistine rastlanır. Yaş ilerledikçe böbrek kistlerinin görülme olasılığı da artar. Yaş ile ilişkili olan kistler kişide her hangi bir belirtiye neden olmayabilir. Fakat kist tespit edilmişse düzenli kontrol edilmeli, eğer kistler büyüyorsa mutlaka müdahale edilmelidir.

]]>
Akciğerde Kist https://www.kist.gen.tr/akcigerde-kist.html Wed, 03 Oct 2018 05:16:45 +0000 Akciğerde Kist, herkesin bildiği gibi akciğerler vücudun oksijen ihtiyacını karşılayan organdır. Vücudumuzda olan tüm organlar gibi akciğerlerde birçok hücrelerden meydana gelir. Bu hücreler bulundukları yerde akci Akciğerde Kist, herkesin bildiği gibi akciğerler vücudun oksijen ihtiyacını karşılayan organdır. Vücudumuzda olan tüm organlar gibi akciğerlerde birçok hücrelerden meydana gelir. Bu hücreler bulundukları yerde akciğerin görevlerini tam yapabilmesi için istek doğrultusunda parçalanarak çoğalırlar. Akciğerlerin en önemli vazifesi, vücut hücrelerinin artık maddesi diye bilinen karbondioksiti vücuttan dışarıya atarak hayat ve yaşamak için ana gereksinim olarak ihtiyaç duyulan oksijeni vücuda sağlamaktır. Akciğerlerde temel bronş adı verilen ve hava içerikli tüplerden olan alveol adı verilen hava keseciklerinden, lenf sıvısı, (akkan) ve kan damarlarından meydana gelmektedir. Akciğerde kist oluşumu içleri dolu olan sıvı yada gaz gibi bir madde yardımıyla boşlukların dolmasıdır. Bu durum özellikle doğuştan gelen bozukluklardır.

Bazı durumlarda akciğer kistleri her hangi bir belirti göstermezken bazı kişilerde de akciğerin çevresindeki dokulara baskı uygulayarak adı geçen dokuların zarar görmesine sebep olabilmektedir. Kistlerin birçoğu selimdir ve bir başka deyimle, kendi kendilerine büyürler, ancak etrafındaki dokulara yayılarak onları tehdit etmezler. Ayrıca vücuda yayılmazlar. Bazı kistler ise yalnızca iltihapla alakalıdır ve diş apsesinden dolayı meydana gelen diş kisti de bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bunların yanı sıra parazit nedeni ile farklı organlarda da kist meydana gelebilir. Bu kistler farklı dokulara da saldırarak istila ederler. Bunlar habis kistlerdir yani kanser adı verilen kistler bu kistler özellikle kemik, deri, gözkapağı, meme, böbrek, yumurtalıklar ve karaciğerde rastlanmaktadır.

Akciğerde Kist

Akciğerlerde Kist Belirtileri Nelerdir

Aşağıda sıralayacağımız belirtiler genel olarak akciğerde ve karaciğerde meydana gelen ve yayılarak çoğalan kistlerin belirtileridir.

  • Sancılı ve acılı karın ağrıları, bulantı ve kusma
  • Solunumda güçlük çekmek
  • Öksürük, kanlı balgam ve yüksek ateş
  • Göğüste meydana gelen şiddetli ağrı
  • Nefes darlığı ve morarmalar
  • Koyu veya hafif renkli sarılık

Akciğerde Kist Nedenleri

Genetik Hastalıklar

Tıpkı pankreas kistinde görüldüğü gibi, bazı farklı kistlerin meydana gelişinde nadiren de olsa genetik rahatsızlıkların rolü olabilir. Genellikle iç organlarda meydana gelen kistler çoğu zaman uzun uzadıya belirti göstermezler. Ancak farklı bir rahatsızlık sebebi ile bu organda tarama uygulandığında belli olabilir.

Enfeksiyonlar

Vücutta oluşan enfeksiyon salgı çıkış uçlarını kapatarak kistlerin meydana gelmesine yardımcı olmaktadır. Vajinal enfeksiyonu veya rahim ağzı adı verilen enfeksiyon türü kist riskini artıran enfeksiyonlara bir örnektir.

Hormonal Dengesizlikler

Hormonal dengesizliğin neticesinde genellikle iç organlar etkilenerek kist oluşmaktadır. Yumurtalıklarda ve göğüste meydana gelen kistler bu tür kistlerdendir. Bu kistler özellikle östrojen hormonunda oluşan dengesizliğe bağlıdır. Adı geçen hormonların dengeli bir şekilde salgılanmasında en önemli etkenler arasında bilinçli beslenmenin rolü oldukça önemlidir. Genel olarak bayanlarda aşırı kilolardan kurtulmak kistlerle baş edilmesi konusunda oldukça önemlidir. 

Vücutta Bulunan Kanalların Sıvı Toplamasına Neden Olan Tıkanıklık

Yağ bezlerinin yada tükürük bezlerinin ağız kısımları tıkandığında tükürük veya yağ bezi kistleri meydana gelebilir. Tıpkı bu kistler gibi vücuttaki sıvıların tıkanma nedeni ile doğal akış yollarının kapanması sonucunda kist meydana gelir. Cilt üzerindeki birçok kistin sebebi ise kıl köklerinin tahribata uğramasıdır.

]]>
Çikolata Kisti Ve Hamilelik https://www.kist.gen.tr/cikolata-kisti-ve-hamilelik.html Wed, 03 Oct 2018 07:25:50 +0000 Çikolata kisti ve hamilelik, sebebinin ne olduğu henüz tam olarak bilinmeyen bir biçimde, rahim içi tabakasının başka bir bölgeye konumlanması ve konumlandığı bölgede tıpkı rahim içi tabakası gibi kalınlaşması Çikolata kisti ve hamilelik, sebebinin ne olduğu henüz tam olarak bilinmeyen bir biçimde, rahim içi tabakasının başka bir bölgeye konumlanması ve konumlandığı bölgede tıpkı rahim içi tabakası gibi kalınlaşması ve kanama ile beraber dışarı atılmasına yol açan hastalığa endometriozis denir. Endometriozis nedeniyle oluşan adezyonlar yumurtalıklara yerleşerek yerleştiği alanda kistleşmeye yol açar. Bu kistleşme çikolata kisti olarak tanımlanır. Çikolata kisti genellikle tek yumurtalığı etkiler. Çok nadir durumlarda çift yumurtayı birden etkisi altına alabilir. Oluşan kistler yumurtalıklarda fonksiyon bozukluğuna, yumurtalık içindeki sağlam dokunun azalmasına ya da yumurtalık kapasitesinin bozulmasına yol açar. Dolayısıyla çikolata kisti gebe kalmaya engel olabilir.

Rahim içi dokusunun farklı alanlara taşınması ve bu alanlarda yarattığı davranış bozukluğu nedeniyle oluşan kalıntılar çevre dokularda yapışıklık oluşmasına neden olabilir. Oluşan yapışıklık nedeniyle bölgenin anatomik yapısı bozulur. Çevre organlarda fonksiyon bozukluğuna yol açar. Fallop tüpleri bu tür sorunlarda tıkanabilir ya da tüplerde yapışıklık oluşabilir. Bu gibi durumlarda kadının yumurtası ya da erkeğin sperminin geçişi engellenebilir. Bu tür olasılıklarda çikolata kisti gebe kalamama nedeni olarak ortaya çıkar. Adezyonlar nedeniyle tüplerin uç kısmında yer alan saçaklar işlevini kaybeder. Bu durum yumurtalıklardan atılan yumurtanın tüplerden geçişini engelleyerek kısırlığa yol açar.

Adezyonlar eğer organlar arasında gerçekleşmişse yine kısırlık için bir nedendir. Rahim, yumurtalık, bağırsaklar ya da fallop tüpleri arasında oluşan yapışıklıklar nedeniyle kısırlık yaşanabilir. Kısırlık şikayeti ile doktora başvuran kadınların yaklaşık %40'ında çikolata kisti tespit edilir. Çikolata kistinin başlangıç döneminde ve ikinci evresinde bile kısırlık problemi yaşanabilir. Çikolata kisti kadınların gebe kalma şansını oldukça düşürür.

Çikolata Kisti Ve Hamilelik

Çikolata kistine müdahale edilmemesi durumunda kist yayılma eğilimi gösterir. Büyüklüğü 3 santime kadar ulaşan çikolata kistleri laparoskopi ile tedavie dilebilir. Laparoskopi çikolata kisti tedavisinde oldukça başarılı bir tedavi seçeneğidir. Laparoskopi ile çikolata kisti tedavi edildikten sonra kadının 6-12 ay içinde kendiliğinden gebe kalması beklenir. Ancak beklenen süre içinde kadında gebelik sağlanamamışsa tüp bebek tedavisi uygun görülür.

Çikolata kisti bulunan hastalarda gebelik şansı tamamen yok değildir. Çok düşük ihtimal dahilinde gebelik oluşabilir. Çikolata kistine rağmen gebelik oluşmuşsa gebelik sırasında kistlerde büyüme görülmediği gibi gerileme görülür. Ayrıca kistlerde zaman zaman büyüme de fark edilir. Çikolata kisti üreme çağına erişmiş kadınlara has ve sinsice ilerleyen bir kadın hastalığıdır. Kistler büyüdüğünde kadında kısırlık, dış gebelik ve yumurtalıkların alınması gibi bir süreç söz konusu olabilir.

Çikolata Kisti Hamile Kalmayı Nasıl Engeller

Cinsel ilişki esnasında ağrıya maruz kalan, adet dönemini şiddetli geçiren, kasık ve karın bölgesinde ağrı hissi olan, dışkıda kan görülen, idrarda yanma ve kanama olan, adet kanaması tıpkı burun kanaması gibi olan, vücudunda morluklar oluşan üreme çağına erişmiş kadınlarda çikolata kistinden şüphelenmek mümkündür. Çikolata kisti yumurtalık ve kordonlara kadar ilerlediğinde kadında gebelik şansı oldukça düşük olur. Çikolata kisti çok nadir durumlarda menopoz döneminde ve hatta çok nadir olarak erkeklerde dahi görülebilir. Kadında hiçbir belirtiye yol açmadan tesadüfen bir muayene sırasında tespit edilebilir.

Çikolata Kistinin Hamilelik Üzerinde Olumsuz Etkileri

  • Çikolata kistleri fallop tüplerinin tıkanmasına yol açabilir.
  • Döllenen yumurtanın rahim içine ulaşmasını engelleyebilir.
  • Çikolata kisti tüplerde fonksiyon bozukluğuna neden olabilir.

Kadın eğer çikolata kistine rağmen gebe]]> Diş Etinde Kist https://www.kist.gen.tr/dis-etinde-kist.html Wed, 03 Oct 2018 20:09:20 +0000 Diş Etinde Kist, Diş eti kistleri çok sinsi bir şekilde ilerleyen ve hastaya ihmal edildiği sürece, başta diş kaybı olmak üzere çok zararları olan bir rahatsızlıktır. Diş kistleri, diş kökünün altına yerleşen iltihaplı s Diş Etinde Kist, Diş eti kistleri çok sinsi bir şekilde ilerleyen ve hastaya ihmal edildiği sürece, başta diş kaybı olmak üzere çok zararları olan bir rahatsızlıktır. Diş kistleri, diş kökünün altına yerleşen iltihaplı su kesecikleridir. Hasta tarafından diş kaybedilme noktasına geldiği zamana kadar ne yazık ki, fark edilmemektedir. Diş eti kistlerinin en büyük nedeni ise diş sağlığını ihmal etmekten kaynaklanmaktadır. Çok sinsi ilerlediği için diş eti kistleri diş altındaki varlıklarını uzun süre hissettirmezler. Bu geçen zaman içerisinde çene kemiğine kadar ilerleyip, çene kemiğini dahi çatlata bilmektedir. Tabi bu aşamaya gelmiş bir diş eti kistinin tedavisi sadece ameliyat ile mümkün olmaktadır. Bazı durumlarda diş eti kistlerinden kaynaklanan enfeksiyon iç organlara kadar yayılarak hastayı ölüme dahi götürebilecek sonuçlar meydana getirebilmektedir.


Diş Eti Kistinin Tedavisi Nasıl Yapılır

Diş eti kistinin tedavisi kistin bulunduğu yere veya dişlere verdiği zarara göre farklılık gösterir. Son noktaya gelmiş bir kistin tedavisi sadece ameliyat edilerek mümkün olmaktadır. 
Ameliyat esnasında kistin çenenin her bölgesinden tamamen arındırılması çok önemlidir. aksi takdirde yenide tekrarlama ihtimali de çok yüksektir. Diş altındaki oluşan kistler, diş her hangi bir zarar görmediyse, diş kaybedilmeden alınabilir. Fakat pek çok kişi bu durumu diş kaybedilme noktasına gelmediği sürece fark edilmemektedir.

Diş Etinde Kist
Diş Eti Kistin den Korunmak İçin Ne Yapılmalıdır

Diş eti kistinin çok sinsi bir hastalık olduğunu söylemiştik. Bu yüzden diş etlerimiz de her hangi bir kist oluşumu olup olmadığını anlayabilmek için her altı ayda bir röntgen çektirilerek kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu sayede dişlerimizi ve sağlığımızı kaybetmeden gereken tedaviye başlamış oluruz.

Bunun yanında diş eti kisti, enfeksiyona bağlı olarak oluştuğu için bu duruma düşmemenin ilk şartı ağız sağlığına ve hijyenine gereken özenin gösterilmesi gerekmektedir.
]]>
El Bileğinde Kist https://www.kist.gen.tr/el-bileginde-kist.html Thu, 04 Oct 2018 18:26:47 +0000 El Bileğinde Kist, tıptaki adıyla ganglion kisti el bileğinin üstünde şişlik olarak görülür. İçinde sıvı bulunmaktadır. Bu sıvının içeriği albumin, glukozamin, hiyaluronik ve globulin'dir. Genelde 30 yaş civa El Bileğinde Kist, tıptaki adıyla ganglion kisti el bileğinin üstünde şişlik olarak görülür. İçinde sıvı bulunmaktadır. Bu sıvının içeriği albumin, glukozamin, hiyaluronik ve globulin'dir. Genelde 30 yaş civarında yetişkinlerde ve seyrek de olsa çocuklarda da görülür. Bayanlarda görülme oranı daha yüksektir. Genelde hastalarda sadece şişlik konusunda şikayet görülmektedir. Şişlik bazı grup hastalarda yıllarca bile sürebilir. Bazı hastalarda ise ağrı şikayeti olabilir. 

Bu kist genellikle el bileğinin üst kısmında görülür. Nadir olarak da bileğin iç kısmında görülebilir. Kistin içinde bulunan sıvı istirahat ile azalır, bilek zorlandıkça artar ve şişlik büyür. Ortaya çıkma sebebinin hala bilinmediği bu kistin kanserleşme ihtimali yoktur. Tanı için fiziki muayene yeterlidir. İçeriğini anlayabilmek ve kesin tanı koymak için MR ve ultrasona başvurmak gerekebilir. 


El Bileğinde Kist
Tedavi Yöntemleri 

Fiziki muayene sonrasında kistin durumuna göre karar verilecek olan tedavi yöntem yolu doktor tarafından çizilecektir. 
  • Kisti hasta yeni fark etmiş ise doktor tarafından takip edilerek kaybolması beklenebilir. Kanser olmadığı için riski bulunmamaktadır. 
  • Ağrı hissediliyorsa ilaç ya da krem uygulanarak medikal tedavi yöntemleri uygulanabilir. El bilek ateli de bileği dinlendirip şişliğin azalmasını sağlayabilir. 
  • Enjektör ile içindeki sıvı çekilebilir. Ancak bu işlem için büyüklüğünün artması ve ağrı hissedilmesi gerekecektir. Tekrar etme riski vardır
  • Tüm yöntemleri denedikten sonra netice alınamaması sonucu başvurulacak tek yöntem ameliyattır. Tahmin edileceği üzere günübirlik ve lokal anestezi ile uygulanır. Ameliyat sonrası fizik tedaviye başlanır. 10 gün sonra iş başı yapılabilir. 
]]>
Dizde Kist https://www.kist.gen.tr/dizde-kist.html Fri, 05 Oct 2018 11:21:07 +0000 Dizde Kist, Tıptaki adıyla baker kisti dizin arka kısmında yer alır. İçi sıvı dolu olan kist şişkinlik nedeniyle dizde yürüme sırasında rahatsızlık verir. Ağrısız vakalarda görülebilmektedir. Ancak ağrı sebebiyle hareke Dizde Kist, Tıptaki adıyla baker kisti dizin arka kısmında yer alır. İçi sıvı dolu olan kist şişkinlik nedeniyle dizde yürüme sırasında rahatsızlık verir. Ağrısız vakalarda görülebilmektedir. Ancak ağrı sebebiyle hareket kısıtlılığına neden olur. Gelişme çağındaki çocuklarda eklemlerin zorlanmasıyla ortaya çıkar. Ancak her yaş grubunda farklı diz içi rahatsızlıklarına bağlı olarak görülebilir.

Ortopedi uzmanı tarafından fiziki muayene edilen hastaya tanı kolaylıkla koyulabilir. Ancak dizdeki kistte patolojinin düşünülmesinde de yarar vardır. Yine kistin görüntülenmesine ultrason ve MR'dan faydalanılabilir. 

Dizde Kist
Çok nadir görülse de dizdeki kistlerde patlama görülebilir. Dizde aşırı ağrı hissine neden olan patlama aynı zamanda şişme ve baldır bölgesinde aşağıya sıvı aktığı hissi ve kızarlık şeklinde tarif edilir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir. 

Tedavi Yöntemleri
  • Medikal Tedavi: Diz içinde bulunan iltihabı kurutmak için içeriye enjeksiyon yardımıyla kortizon verilebilir. Ağrıyı engeller ancak tekrar etmesini sağlayamaz.
  • Aspirasyon: İğne yöntemiyle diz içindeki sıvıyı ultrason yardımıyla çekilebilir. Ancak yine tekrar etme riski vardır. 
  • Fizik Tedavi: Kasların egzersizle güçlendirilmesi dizdeki kistin zararlarının azaltılmasına yardımcı olacaktır. 
]]>
Dermoid Kist https://www.kist.gen.tr/dermoid-kist.html Fri, 05 Oct 2018 14:57:05 +0000 Dermoid kist, yumurtalıklarda görülen, üreme dönemindeki kadınlarda daha sık rastlanan, diğer tümör çeşitlerinden farklı olarak içerisinde saç, diş, kıl, tırnak gibi dokular da barındıran iyi huylu kist türüdür. İlk ol Dermoid kist, yumurtalıklarda görülen, üreme dönemindeki kadınlarda daha sık rastlanan, diğer tümör çeşitlerinden farklı olarak içerisinde saç, diş, kıl, tırnak gibi dokular da barındıran iyi huylu kist türüdür. İlk olarak 1831 yılında bir atın başından çıkan, içerisinde diş, kıl, kıkırdak kalıntıları olan kitle ile birlikte ortaya çıkmış ve dokulardan meydana geldiği için kist dermoid adı verilmiştir. Genellikle sağ yumurtalıkta ortaya çıkmakla birlikte sol yumurtalıkta ya da nadiren her ikisinde birden meydana gelebilir, büyüklükleri 2-3 cm ile 20-30 cm arasında değişiklik gösterebilir. 

Dokuları meydana getiren germ hücrelerinden oluşan dermoid kistin bilimsel adı ise "matür teratom"dur. Organları, saç, diş, tırnak gibi dokuları oluşturan ve insan gelişiminde büyük payı olan germ hücrelerinin bir araya gelmesiyle dermoid kistler oluştuğundan sarı bir sıvıyla birlikte içlerinde net bir şekilde görülebilen diş, saç, kıl ve tırnak parçaları olur. Bu yüzden görüntüleri ve büyüklükleri birbirlerinden oldukça farklıdır. Değişik doku türlerinin dışında troid dokusu içerdiği de görülür. Bu tarz durumlar troid hormonlarının aşırı düzeyde salgılanmasına yol açabilmektedir. Büyüklüğüne bağlı olarak karın bölgesinde ağrı ve sancı, cinsel ilişki esnasında ve idrar dışarı atılırken zorlanma, acı söz konusu olabilir.  

Dermoid Kist Komplikasyonları:

Dermoid kist bazı komplikasyon ihtimallerini de beraberinde getirir. Bunlar torsiyon, rüptür, enfeksiyon ile kansere dönüşüm ihtimalleridir..

Torsiyon, dermoid kistin en sık görülen ve en korkulan komplikasyonudur. İçindeki dokular ve koyu kıvamlı sıvı sebebi ile ağır bir kisttir. Bu ağırlık yumurtalığın kendi etrafında dönmesine sebep olabilmektedir. Torsiyon varlığında yumurtalığa giden kan oranı düşeceği veya kesileceği için bir süre sonra kangren oluşur. Torsiyonun belirtisi yalnızca ağrıdır. Olay ilerledikçe ağrı da büyür. Baz zamanlar tam bir torsiyon olmaz ve hafif ağrı ile beraber kendini gösterir. Bir süre sonra yumurtalık normal konumuna gelerek ağrı yok olabilir. Dermoid kist varlığında torsiyon görülme ihtimali %3 oranındadır. Kist büyüdükçe torsiyon görülme ihtimali de artar. 

Dermoid Kist

Rüptür, dermoid kistin rüptüre olması yani patlaması durumudur. Kendiliğinden olabileceği gibi torsiyona bağlı olarak da meydana gelebilir ve % 1 ile 4 arasında bir ihtimale sahiptir. Rüptür aniden meydana geldiğinde çoğunlukla şok gelişir. İçerdiği yağlı sıvı ve diğer diş, saç, kıkırdak gibi dokular karın zarını rahatsız ederek tehlikeli bir durum olan kimyasal peritonite sebep olabilir. Bazı durumlarda ise küçük bir rüptür alanından yavaş bir sızıntı oluşur. Bu durum karın ağrısı ile birlikte karın içinde iltihaba yol açar.

Enfeksiyon, nadir görülen bir komplikasyondur ve vakaların yalnızca % 1′inde görülür.

Kansere dönüşümmatür teratom iyi huylu bir tümör türü olmasına rağmen %1 ile 2 ihtimalle görülebilen bir durumdur. Böyle bir vakada 5 senelik yaşam şansı %15 ile 31 arasındadır.

Dermoid Kist Nedenleri: 

Dermoid kistin diğer kist türleri gibi kesin bir oluşma sebebi olmamakla birlikte kadınlarda en çok yumurtalıklarda, erkeklerde ise en çok testislerde meydana geldiği bilinmektedir. Bu yüzden üreme döneminde olanlarda daha çok rastlanır. Bunun dışında kuyruk sokumu kısmında da sık görülür. 

Dermoid Kist Belirtileri: 

Matür teratom, genellikle röntgen, ultrason, muayene esnalarında rastlantısal şekilde keşfedilen bir tümör tipi olmakla birlikte idrar yapmada ve dışkılamada zorlanma, yoğun karın ağrısı, nadir olmakla birlikte uterik kanamalarla birlikte anlaşılabilmektedir. Kansere dönüşme ihtimali olabilmekle birlikte % 1 veya 2 gibi çok düşük bir ihtimaldir. 

Dermoid Kist Tedavisi:  Beyinde Kist https://www.kist.gen.tr/beyinde-kist.html Fri, 05 Oct 2018 23:31:12 +0000 Beyinde kist, beyin ve omuriliğin etrafında bulunan bir zar bulunmaktadır. Bu zar mikroskop altında bakıldığında örümcek ağına benzetilir. Bu yüzden bu zara araknoid adı verilmektedir. Araknoid kistler beyin omurilik sıvısına Beyinde kist, beyin ve omuriliğin etrafında bulunan bir zar bulunmaktadır. Bu zar mikroskop altında bakıldığında örümcek ağına benzetilir. Bu yüzden bu zara araknoid adı verilmektedir. Araknoid kistler beyin omurilik sıvısına benzeyen sıvıları içinde barındıran kistler olmaktadır. Bunun nedeni olarak da, beyin ve omurilik zarları ayrı ayrıdır. İçerisinin sıvıyla dolması sonucunda kistler oluşmaktadır. Bu kistler her yaş grubunda görülebilen kistlerdir. Yapılan araştırmalara göre kistlerin çocukluk yaşlarda olması daha fazladır. Bu kistler doğumsal olarak daha çok görüldüğü gibi, geçirilen bir tramva sonrasında ya da kanama sonrasında oluşabilir. Beyinde oluşan kistlerin bazen içi katı da olabilir. Beyin kistlerinin çoğu, selim olduğundan zararlı olmamaktadır. Yani hapis türünde olmadığından hayati tehlikesi olmayacak ve diğer organlara sıçrayıp yayılması gibi bir durum söz konusu olmayacaktır. Beyin kistinin hangi tarafta olacağı çok önemli olacaktır. Genellikle bir zararı olmadığından ve tespit edilmesi çok zor olmaktadır. Eğer kistler büyümeye başlarsa o zaman çok tehlikeli olacaktır. Beynin bulunduğu bölgesine aşırı bir baskı yapacağından, beynin bulunduğu bölgesinde ki bölümün görevini yerine getirmemesine neden olacaktır. Baş ağrısı gibi belirtileri olacaktır. Eğer büyümeye başlarsa inme gibi nedenleri olacaktır. Çok olmasa bile bazı hastalarda epilepsi nöbetine neden olduğu gözlemlenmiştir.

Beyin kistlerinin belirtileri:

Yeni doğan çocuklarda da görülebileceği gibi bütün yaş grubunda görülebilmektedir. Sürekli olarak baş ağrısı çekenlerin %60 bölümü beyin kisti olmaktadır. Hastaların çoğunda herhangi bir şikayet olmazken, bazı hastaların şiddetli ağrıları olmaktadır. Bunun nedeni beyin kistinin bulunduğu yerdir. Kistin büyümesi sonucunda omurilik sıvısının tek yönlü akımına neden olacaktır. Beyin kisti erkeklerde daha sık görülmektedir. Beynin sol bölümünde görülme riski daha sık görülüyor. Yetişkin bir insan da birçok belirtiler görülmektedir. Çok şiddetli baş ağrısı insanların hayatlarını olumsuz yönde etkileyecektir. Epilepsi krizi sonucunda sıklıkla nöbet geçirebilir. Mide bulantısı bazen kusma, hasta farkında olmadan dengesiz yürüme, hissetme de sorun yaşarlar. Bazı hastalarda psikolojik bozukluklar görülebilmektedir. Bebeklerde ve çocuklarda daha farklı belirtiler göstermektedir. Gelişimini tam olarak tamamlayamadığından, kafanın çok biçimsiz olarak büyümesi, şekil bozuklukları, çocukların ergenliğe çok erken girmesi, gelişimlerinin durmasına hatta zamanla da gerilemesi, Tedavi edilmediğinde daha çok omurilik sıvısının akımı olmadığından göllenmesiyle sonuçlanacaktır.
Beyinde Kist
Beyin kistleri tedavisi:

Bazı durumlarda herhangi bir belirti vermediğinden şikayet olmadığı için uzun yıllar boyunca bilinmediğinden beyinde kalacaktır. Beyin tomografisi ya da MR çekilmesi sonucunda görülmektedir. Herhangi bir belirti sonucunda teşhis edilen beyin kisti ameliyat edilerek alınması gerekmektedir. Ameliyat gerektiren fakat alınmayan kistlerin daha da büyümesi sonucunda insan hayatını tehlikeye atacaktır. Ameliyat iki türlü yapılmaktadır. Birinci yöntem olarak şant ameliyatı olmaktadır. Şantın bir ucunu beyinde bulunan kistin içerisine takılmaktadır. Şantın diğer ucu da, karın içerisinde cilt altına yerleştirilen bir tüp yerleştirilir. Bu tüp karın içerisinde ilerleyen bir tüp olmaktadır. Beyin kistinin içinde bulunan sıvının bu tüpe boşalarak bitmesini sağlamaktadır. Kistin çıkarılmasında ikinci ameliyat türü ise, kistin bulunduğu bölgeye çok küçük bir delik açılır. Bu delik sayesinde beyinden kistin boşaltılması sağlanır. Genellikle günümüzde birinci yöntem daha sıklıkla tercih edilmektedir.
]]>
Göğüste Kist https://www.kist.gen.tr/goguste-kist.html Sat, 06 Oct 2018 10:25:16 +0000 Göğüste kist, göğüs kistleri göğüs içine yerleşen ve genellikle iyi huylu içi sıvı ile dolu keselerdir. Göğüste bir ya da daha fazla kist oluşabilir. Yuvarlak ya da oval şeklinde yumrular halinde tarif edilebili Göğüste kist, göğüs kistleri göğüs içine yerleşen ve genellikle iyi huylu içi sıvı ile dolu keselerdir. Göğüste bir ya da daha fazla kist oluşabilir. Yuvarlak ya da oval şeklinde yumrular halinde tarif edilebilir. Göğüs bölgesinde meydana gelen kistlerin yaklaşık %90'ı kansere yol açmayan selim tümörlerdir. Kansere yol açmayan bu kistler 35 ve daha ileri yaş grubundaki kadınlarda daha sık rastlanır. Fakat her yaş grubunda göğüs kisti görülebilir. Eğer hormon tedavisi alınıyorsa göğüs kistleri menopoz döneminde kendiliğinden ortadan kaybolabilir. Şayet göğüs bölgesinde anormal bir şişlik fark edilirse endişeye kapılmadan hemen doktora başvurulmalıdır.

Göğüslerde fark edilen kistler büyük ve ağrılı değilse, her hangi bir şikayete yol açmıyorsa tedavi edilmeye gerek duyulmaz. Bu gibi durumlarda bazı vakalarda kistlerin içindeki sıvı bazı teknikler ile boşaltılabilir.

Göğüslerde şekil bozukluğu, elle fark edilen yumrular, cilt üzerinde çukur görüntü, Göğüs uçlarından kanlı akıntı gelmesi göğüs kanserine ait belirtiler arasındadır. Belirtiler bazen tek başına bazen de aynı anda görülebilir.

Göğüs Kisti Belirtileri

  • Göğüs içinde farklı boyutlarda, farklı kenarlara sahip olan, hareket eden yumrular fark edilir.
  • Daha çok tek bir göğüste oluşur, fakat nadir durumlarda her iki göğüste de oluşma ihtimali vardır.
  • Göğüste fark edilen şiş alanda ağrı ve hassasiyet hissi oluşabilir.
  • Adet döneminden birkaç gün önce göğüsteki şişlik büyüyebilir ve göğüslerde hassasiyet artabilir.

Göğüs Kisti İçin Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır

Göğüs yapısı sağlıklı olan kadınlarda göğüslerde anormal bir değişiklik fark edilmişse, göğüslerde fark edilen yumru adet dönemi geçmesine rağmen ortadan kalkmamışsa ve ciddi anlamda büyüdüğü fark edilmişse mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Göğüste Kist

Göğüs Kistinde Teşhis

Göğüste anormallik fark edilerek doktora başvurulduğunda doktor anormalliğin kist olup olmadığını anlamak için bazı tetkikler ister. Doktorun kararına göre hastanın geçmişi sorgulanabilir. Ardından meme muayenesi, ultrason ve iğne aspirasyonu uygulanarak kist tespit edilir.

Meme Muayenesi: Doktor el ile fiziksel muayene gerçekleştirerek göğüsteki şişlikleri inceler. Ayrıca göğüslerde başka sorunların olup olmadığını kontrol eder. Meme muayenesi ile göğüste kist teşhisi konulamaz. Muayenenin ardından iğne aspirasyonu ve ultrason uygulanarak kist tanınabilir.

Meme Ultrasonu: Meme ultrasonu ile doktorun fark ettiği şişliğin içinde sıvı olup olmadığı teşhis edilir. Eğer şişliğin içi sıvı ile doluysa genellikle kist olduğu fark edilir. Şişlik sert ve içi sıvı dolu değilse bu şişlikler kanser olmayan yumrulardır. Bu yumrular tıpta fibroadenom olarak tanımlanır. Sert yumruların kansere dönme olasılığı daha fazladır.

Doktor ultrason ile tespit ettiği şişliklerin kanser olup olmadığını anlamak için biyopsi isteyebilir. Ultrason daha çok ufak boyutlu ve el ile kolay fark edilmeyen yumrular için gerçekleştirilir. Doktor el ile muayenede göğüste oluşan şişlikleri kolaylıkla tespit edebilirse ultrasona gerek kalmadan iğne aspirasyonuna geçilir.

İğne Aspirasyonu: İğne aspirasyonu işleminde doktor ince özel bir iğneyi şişliğin bulunduğu yere yerleştirir. Bu iğne ile şişliğin içinde bulunan sıvıyı çeker. Bu işlemde iğnenin doğru yerleştirilebilmesi için ultrasona ihtiyaç duyulur. Şişliğin içindeki sıvı çekildiğinde yumru ortadan kaybolmuşsa doktor teşhisi kist olarak koyar. Ayrıca doktor şişlikten çekilen sıvıyı inceler.

Şişliğin içinden çekilen sıvıda kan görülmemişse ve sıvı çekildikten sonra şişlik kaybolmuşsa başka teste gerek duyulmaz.

Şişliğin içinden çekilen sıvıda kan fark edilmişse ve sıvının çekilmesine rağmen şişlik ortadan kaybolmamışsa şişlikten alınan sıvı incelenmek üzere laboratuvara gönderilir. Ayrıca hasta mem]]> Çikolata Kisti Ameliyatı Sonrası Gebelik https://www.kist.gen.tr/cikolata-kisti-ameliyati-sonrasi-gebelik.html Sun, 07 Oct 2018 02:42:54 +0000 Çikolata kisti ameliyatı sonrası gebelik, rahim içinde olması gereken endometrium hücrelerinin rahim dışında başka bir alanda oluşması nedeniyle ortaya çıkan hastalık endometriozis yani çikolata kisti olarak tanım Çikolata kisti ameliyatı sonrası gebelik, rahim içinde olması gereken endometrium hücrelerinin rahim dışında başka bir alanda oluşması nedeniyle ortaya çıkan hastalık endometriozis yani çikolata kisti olarak tanımlanır. Endemetrium dokusunun normalde yalnızca rahim içinde olması ve gelişmesi gerekir. Bazı durumlarda rahim harici başka alanlarda da gelişebilir. Endometrium hücreleri rahim haricinde yumurtalık, karın boşluğu, karın içi, idrar torbası ve bazen bağırsaklarda gelişebilir.

Endometriozis rahim harici başka bir yerde büyüdüğünde çevre dokulara temas ederek bu dokuların zarar görmesine yol açar. Bu durumda kadında şiddetli ağrı ve yapışıklıklar görülebilir.

Çikolata Kisti Belirtileri

Çikolata kisti kadınlarda kask ağrısı, karın ağrısı, adet düzensizliği, şiddetli adet sancıları, cinsel birliktelik anında ağrı gibi şikayetlere yol açabilir. Bazı durumlarda çikolata kisti her hangi bir belirtiye yol açmadan seyredebilir. Çikolata kisti üreme sisteminde yapışıklığa neden olmuşsa gebe kalamamaya neden olabilir. Bazı vakalarda gebe kalmak mümkün olmayabilir. Gebe kalamayan kadınların %35-50'sinde çikolata kistine rastlanır.

Çikolata Kisti Nasıl Tespit Edilir

Çikolata kistinde kesin tanı için laparoskopi yöntemi kullanılır. Laparoskopik yöntem ile sorunlu bölge incelenerek hastalık tespit edilebilir. Endometriozisin yumurtalıklarda yerleşmesi çikolata kisti ihtimalini büyük oranda arttırır. Kişide çikolata kisti mevcutsa ultrasonografi yöntemi kullanılarak kist açığa çıkartılır. Hatalığında tanısında kullanılan laparoskopi yöntemi hastalığın tedavisinde de kullanılır. Cerrahi işlemler her zaman çikolata kistini tamamen yok etmeyebilir.

Çikolata Kisti Ameliyatı Sonrası Gebelik

Çikolata Kisti Ameliyatı (Laparoskopi)

Laparoskopi cerrahisinde hastanın göbek deliğinden ya da çevresinden minik kesiler açılır. Teleskopa benzer bir alet ile açılan kesilerden içeri girilir. Özel bir kamera sistemi ile karın iç bölgesinde endometriozisin varlığı araştırılır. Eğer kist tespit edilmişse ve yapışıklığa yol açmışsa aynı anda hastalık tedavi edilir. Kesi açılan bölgelerden özel aletler yerleştirilerek kistler tedavi edilir. Laparoskopik cerrahide açılan kesiler oldukça ufak olduğunda hastada görsel anlamda bir sıkıntıya yol açmaz. Laparoskopik cerrahi ile hasta tedavi edildikten sonra aynı gün taburcu edilebilir. Laparoskopi haricinde çikolata kisti açık ameliyat ile de tedavi edilebilir. Ancak bu ameliyat yöntemi günümüzde pek tercih edilmemektedir. Çünkü açık ameliyatın laparoskopiye göre daha fazla dezavantajları vardır. Diğer tüm cerrahi operasyonlarda da olduğu gibi laparoskopik cerrahide de bazı komplikasyonlar ile karşılaşılabilir. Bu komplikasyonlar;

  • Enfeksiyon
  • Kanama
  • Anesteziye bağlı problemler

Laparoskpik cerrahide oluşabilecek bu komplikasyonların görülme olasılığı oldukça düşüktür.

Çikolata Kisti Ameliyatı Sonrası Gebelik Şansı Var Mıdır

Çikolata kisti mevcut olan ve aynı zamanda anne olmak isteyen kadınların çikolata kisti ameliyatından sonra gebe kalma şansı oldukça fazladır. Fakat gebeliğin yüzde kaç gerçekleşeceğini tahmin etmek mümkün değildir. Çikolata kisti ameliyatından sonra hastanın 6-1 yıl arasında kendiliğinden gebe kalması beklenir. Yaşı ilerlemiş hastalarda en fazla 6 ay kadar kendiliğinden gebeliğin oluşması beklenir. 1 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen gebelik kendiliğinden oluşmamışsa yardımcı üreme tedavilerine başvurulur. Yardımcı üreme tedavileri aşılama ve tüp bebek tedavisidir. Aşılama tedavisi henüz 30 yaş altındaki kadınlarda gebelik sağlanabilmek için ilk tedavi seçeneği olarak kullanılabilir. Ancak 35 yaşını geçmiş olan kadınlarda aşılama ile vakit kaybetmeden direkt tüp bebek tedavisinin uygulanması gerekir.

]]>
Dalakta Kist https://www.kist.gen.tr/dalakta-kist.html Sun, 07 Oct 2018 07:19:16 +0000 Dalakta kist, dalağın içinde yer alan içerisi sıvıyla dolu olan ve kanser riski olmayan tümörlü oluşumlardır. Bunun gibi dalakta oluşan apseler, parazit kistleri ve kötü huylu habis tümörlerde oluşabilir. Dalakta kist, dalağın içinde yer alan içerisi sıvıyla dolu olan ve kanser riski olmayan tümörlü oluşumlardır. Bunun gibi dalakta oluşan apseler, parazit kistleri ve kötü huylu habis tümörlerde oluşabilir.

Dalakta kist tipleri nelerdir

  • Yalancı kistler ( Psödokist ): Bu tür kistler dalaktaki kist oluşumlarının % 80 kadarını oluşturur. Bunlar en fazla yaralanma, dalak enfarktüsü ve enfeksiyon sonucunda meydana gelirler.
  • Hidatik kistler: Bu tür kistler dalakta % 10 oranında etkili olur.
  • Doğuştan olan kistler ( Konjenital ): Bu tür kistler dalaktaki gerçek Tip 1 kistlerdir.
  • Damar kaynaklı olan kistler: Bunlar dalak yaralanmasıyla, pıhtı oluşumu ve hemanjiomatozis ile oluşur.
  • Vetrikülo peritoneal şant: Bu beyinle periton arasına katater yerleştirilmesidir.
  • Enfeksiyon: Tüberküloz ve Hidatik kistler yani parazit kistleri dalakta kiste neden enfeksiyonlar arasındadır. Karaciğer apsesi ise % 0,1-0,7 arsında etkili olur. Afrika ve Orta Amerika ülkelerinde parazit kistleri daha yaygın şekilde görülür.

Dalakta kist tanısı nasıl konur

Dalağında kist olan hastaların % 30-60 oranında kısmında herhangi bir belirti olmaz. Diğer kısmındaki hastalarda ise, karnın sol üst tarafında ağrı, bulantı ve kusma etkisi görülebilir. Tanı koymak için hastalara bazı tetkikler yapılabilir. Bunlar;

  • Ultrasonografi: Hastalarda olan herhangi bir yakınma ya da herhangi bir sorunun taraması sırasında dalakta kist belirlenebilir.
  • Bilgisayarlı tomografi: Günümüzde yapılan bilgisayarlı tomografi sayesinde dalakta kist tanısı konma oranı artış göstermektedir. Dalak kisti genellikle başka bir sebeple yapılan tomografi çekimi sırasında rastgele tespit edilmektedir.

Dalakta KistDalakta kist tedavisi nasıl yapılır

Dalakta kanama riski yaratması ya da delinme etkisi nedeniyle 5 cm den büyük olan kistlerin mutlaka çıkarılması tavsiye edilmektedir. Dalak kistlerinin cerrahi olarak alınması genellikle laparoskopik olarak ya da robotik cerrahi ile yapılır. Bu şekilde kistin tamamen çıkarılması ( kistektomi ), dalağın kısmi olarak ya da tamamen alınmasıyla ( splenektomi ) gerçekleştirilir. Ameliyatta damar kapatma sistemleri ya da ultrasonik dissektörün kullanılmasıyla kanama riski oldukça azalmaktadır. Laparoskopik yöntemle dalağın ön tarafındaki kistlerin alınması son derece kolay olurken, dalağın arka tarafında olan kistlerin alınması daha zor olur. Robot cerrahisi sayesinde dalağın arka tarafında olan kistlerin alınması daha kolay olur

Dalakta kist olsa da, zorunluluk olmadığı takdirde, dalağın bağışıklık sistemindeki rolü dikkate alınarak dalağı alma tercih edilmez. Bazı durumlarda dalağın sadece bir kısmı alınabilir. Eğer mecburen dalak alınması gerekiyorsa, hastaların yaşadığı sürece % 5 kadar mikroplar yüzünden kan zehirlenmesi tehdidi taşır. Bu durum ise kişide % 40-70 oranında ölüm riski taşır.

Dalak kisti ameliyatının neticeleri nelerdir

Bu konuda yapılan bir araştırmada, incelenen ameliyat olmuş 32 hastanın % 22 sinde yeniden kistin oluştuğu, fakat bu hastaların sadece % 3 oranında yeniden cerrahi girişim yapılmasına gerek olduğu tespit edilmiştir. Dalak kisti ameliyatından sonra hastalarda kistin tekrarını önleyebilmek için, kist duvarının önemli oranda çıkarılması ya da kistin içine omentum denilen bağırsakları saran yağlı dokuyla doldurulması gerekir.

]]>
Genital Bölge Kisti https://www.kist.gen.tr/genital-bolge-kisti.html Sun, 07 Oct 2018 09:17:11 +0000 Genital bölge kisti, Bartholin adında ki bez vajinanın giriş bölgesinde ve sağ tarafta da sol tarafta da bulunan bir salgı bezi olmaktadır. Bu salgı bezi iç bölgede olduğundan çıplak gözle görülmeyeceği gibi, e Genital bölge kisti, Bartholin adında ki bez vajinanın giriş bölgesinde ve sağ tarafta da sol tarafta da bulunan bir salgı bezi olmaktadır. Bu salgı bezi iç bölgede olduğundan çıplak gözle görülmeyeceği gibi, elle muayene sonucunda da hissedilmez. Bu salgı bezi tarafından taşınan salgıların geçtiği kanalın tıkanması sonucunda sıvı akışını yapamadığından toplanma olur. Bu sıvıları taşıyan kanalın tıkanması sonucunda kanal genişleyecek ve içi dolu bir kistin oluşmasına neden olacaktır. Bu kist bazen apse olmasına da neden olacaktır. Her yaş grubunda görülebilmektedir. Fakat genellikle ergenliğe girmiş olan kadınlarda daha çok görülebilmektedir. Çok sık görülmese bile, kadınların %2si hayatlarının herhangi bir döneminde bir ya da bir kaç defa bu rahatsızlığı geçirir. Cinsel yönden aktif olarak yaşamı olanların daha çok görülme olanağı vardır. Bartholin bezinin tıkanmasına neden olan birçok neden olmaktadır. Bunların başında sıklıkla, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, hijyen kurallarına dikkat edilmemesi de neden olabilir. Bağırsak sisteminde görülen bakterilerin, bulaşması nedeniyle olacaktır. Bu hastalığın bakirelerde de görülme riski olmaktadır. Bu şişliğin cerrahi operasyon ile alınması kızlık zarına herhangi bir zarar vermeyecektir.

Genital bölge kisti belirtileri:

Vajina dudaklarında tek dudak ya da her iki dudakta şişlik görülebilir. Bu şişliğin büyüklüğü bazen portakal boyutuna kadar ulaşabilir. Ağrı kesiciler kullanmasına rağmen, çok şiddetli ağrı oluşacaktır. Bu ağrı hastanın yürümesini dahi engellemektedir. Kistin olduğu vajina bölgesinde kızarıklık görülmektedir. Yürürken otururken daha şiddetli ağrı olacaktır. Zamanla geçer diye beklenmemeli ve kadın doğum doktoruna gidilmesi gerekmektedir. Cinsel ilişkiye girdiklerinde çok kötü bir ağrının olmasına neden olacaktır. Yüksek ateş görülmektedir.
Genital Bölge Kisti
Sık sık aynı yerde olan kist kansere yol açıyor!

Çok sık olmasa da bazen yaşlı olan hastalarda sürekli olarak tekrarlayan kistlerin kansere yol açma riski bulunmaktadır. Bu risk çok sık olmuyor olsa bile, sık sık kist oluşması sonucunda kistin tamamen çıkarılarak patolojik incelemesinin yapılması gerekmektedir. Bu hastalıktan dolayı şikayetiniz varsa, vajinanızda şişlik yüzünden ağrı ve yürümekte zorluk çekiyorsanız o zaman gideceğiniz kadın doğum uzmanı tarafından yapılacak muayene de tanı konulur. Sık sık tekrarlaması sonucunda mutlaka patolojiye gönderilmesi gerekmektedir. Önlemek amacıyla hijyene aşırı özen gösterilmelidir. Vajinal akıntı oluşuyorsa sürekli olarak vajinanın kuru olmasına özen gösterilmelidir. Sıcak suya oturma ya da suyun buharına oturma gibi önlemler olacaktır. Cinsel ilişkiye girilmesi halinde kondom kullanılması gerekmektedir. Korumasız ilişki ve çok eşlilik olmaması gerekmektedir. Her altı ayda bir düzenli olarak doktora giderek muayene olunması gerekmektedir.

Genital bölge kistinin tedavisi:

Genital bölge de oluşan kistler eğer küçükse alınması gerekmez. Fakat bu küçük kistlerin geçmesi için ilaç verileceği gibi sıcak su banyosuna oturmaları gerekmektedir. Günde 4 defa 15 dakika boyunca sıcak su banyoları çok faydalı olacaktır. Eğer vajina içerisinde oluşan kistlerin büyümesi sonucunda hastanın ağrıları artıp, şikayetleri çok fazla olacağından mutlaka ameliyat edilmesi gerekmektedir. Ameliyat ile alınması sonucunda tekrarlama riski de çok fazla olacaktır. Cerrahi olarak alınacak olan şişliğin içindeki sıvı salgı bezine bir zarar vermeden alınması gerekmektedir. Eğer cerrahi sırasında salgı bezi zarar görürse, vajina da kuruluk olacaktır.
]]> Eklem Kisti https://www.kist.gen.tr/eklem-kisti.html Mon, 08 Oct 2018 05:08:40 +0000 Eklem kisti, tıbbi olarak ganglion kisti olarak adlandırılmaktadır. Kolun el ile birleşme noktası olan bilek topuğu olarak adlandırılan bölümde meydana gelen şişliktir. Normalden farklı bir görüntüye sahip olmasına rağmen ki Eklem kisti, tıbbi olarak ganglion kisti olarak adlandırılmaktadır. Kolun el ile birleşme noktası olan bilek topuğu olarak adlandırılan bölümde meydana gelen şişliktir. Normalden farklı bir görüntüye sahip olmasına rağmen kişiye ağrı hissi yaşatmaz.

Ganglion olarak isimlendirilen kistlerin ortaya çıkması ani olmaktadır. Ortaya çıkmasından sonra hızla gelişim göstermekte ve yapısı fiziksel olarak büyüme göstermektedir. Bu kistlerin oluşumuna neyin neden olduğu bilinmemektedir. Ancak ganglion kistleri parmakların birleşim noktaları yani eklemlerinde görülmekle beraber kulak memesi kısmında ağız içinde de oluşum gösterebilmektedir.

Ganglion kistleri en çok kimlerde görülür

Eklemlerde şeffaf ve jöle gibi bir kıvamı olan sıvı bulunur.  Eklemlerdeki kistler en çok klavye kullanımı yapan kişilerde, dantel gibi örgüleri sıkça yapanlarda ve jimnastik yapanlarda görülebilmektedir. Bu kistler geniş yer kaplamaları nedeni ile sinirler ve tendon gibi yakında bulunan dokulara baskılama yaparlar. Bu neden ile bu doku ve sinirlerin ağrı oluşturmalarına neden olmaktadır. Ganlion kistleri fiziksel olarak küçülme yada büyüme gösterebilmektedir. Bu kistlerin boyutu bazen bir mercimek tanesi kadar iken bazen de bir nohut kadar irileşebilmektedir. Bu fiziksel değişim eklemin aktifliğine yani çalışma durumuna bağlı olarak değişebilmektedir. 

Eklem Kisti
Teşhis ve tedavi

Kistlerin teşhisi doktor muayenesine bağlı olarak MR veya ultrasonografi ile yapılmaktadır. Ayrıca kemiklerdeki tümör oluşumlarının eleyebilmek amacıyla röntgen çekilmesi gerekebilmektedir. Tedavi aşamasında ilk tercih edilen tedavi yöntemi cerrahi olarak yapılacak müdahale değildir. Bu neden ile erken tedavi aşamasına geçmek çok önemlidir. Eğer el yada ayak bileğinize yakın bölgelerde şişkinlik görürseniz mutlaka bir dermatoloji doktoruna görünmeli ve kesin teşhis olmalısınız. Doktor ancak gerekli teşhis aşamasından sonra tedavi şeklini belirler. Her sağlık sorununda olduğu gibi yüksek risk gruplarına girmek yapılan işlere bağlı olarak değişebilmektedir.
]]>
Araknoid Kist Nedir https://www.kist.gen.tr/araknoid-kist-nedir.html Mon, 08 Oct 2018 18:12:03 +0000 Araknoid kist nedir, İnsanların beyninde araknoid adı verilen zar bulunmaktadır. Bu zar beyni kaplar. Bu zar mikroskop altında incelendiği zaman bir örümcek ağına benzediğinden dolayı bu ismi vermişlerdir. Bu zarların arası Araknoid kist nedir, İnsanların beyninde araknoid adı verilen zar bulunmaktadır. Bu zar beyni kaplar. Bu zar mikroskop altında incelendiği zaman bir örümcek ağına benzediğinden dolayı bu ismi vermişlerdir. Bu zarların arasında beyin omurilik sıvısı bulunur. Zarın bazı nedenlerden dolayı çift hale gelmesi ve sonucunda yırtılmasıyla zarın içerisinin beyin omurilik sıvısıyla dolması sonucunda araknoid kist oluşur. Bu kistin oluşmasının birçok nedeni bulunmaktadır. Genellikle anne karnındayken bebeğin gelişimini tamamlayamayacağından oluşur. Geçirilen beyin tramvaları ve beyin kanamalarından kaynaklı olarak da oluştuğu görülmektedir. Araknoid kistler her yaş grubunda insanlarda görülebilir. Beynin bölümünde bulunduğu bölgeye göre risk faktörü oluşur. Bazı durumlarda çok büyük bir şikayet olabilir. Bu yüzden cerrahi müdahale gerekebilir. Bazen herhangi bir belirti vermediğinden, fark edilmez. Bilgisayar tomografi ya da MR ile tespit edilmektedir. Eğer araknoid kistin büyümesi gözlemleniyorsa birçok sorun olabilir ve müdahale edilmesi gerekmektedir. Her yaş insanda görülebilir. Beyin cerrahi ya da nöroloji uzmanı tarafından teşhis konulmaktadır. 

Araknoid kist belirtileri nelerdir

Beyinin herhangi bir yerinde olabilir. Ve oluştuğu bölge çok önemlidir. Beyinde ki bölgeye göre çok farklı belirtiler vermektedir. Araknoid kistler zamanla büyüyeceğinden beynin o bölgesine baskı uygulayacaktır. Bebeklerde dahi görülebilmektedir. Yetişkinlerde görülen araknoid kistlerinde çok aşırı bir baş ağrısı görülmektedir. Bu baş ağrıları zamanla daha da şiddetli olacaktır. Kistin büyümesinden kaynaklı olarak epilepsi nöbetleri geçirecektir. Mide bulantısı ve akabinde kusma olacaktır. Zamanla yürümede dengesizlik görüleceği gibi, yürürken sağa ya da sola gitmeler görülüp, his kaybı oluşacaktır. Çoğu hastalarda da psikolojik sorunların olduğu gözlemlenmiştir. Bebeklerde ve çocuklarda daha farklı belirtiler olmaktadır. Genellikle gelişimini tam olarak tamamlayamadıklarından kafalarında normal olmayan bir büyüme görülmektedir. Ayrıca kafalarının şekil bozukluklarının da olması gibi belirtiler de olmaktadır. Normal yaştan daha da erken ergenliğe girme görülmektedir. Normal yaşıtlarının aksine gelişim geriliği olacaktır. Beyin omurilik sıvısı küçük çocuklarda göllenmeye neden olacaktır.
Araknoid Kist Nedir
Araknoid kist tedavi yöntemleri:

Bu kistlerin çoğu küçük olacağından ve zararlı bölgede olmadığından tedavi edilecek bir durum olmamaktadır. Fakat tehlikeli olan bir bölgede olması sonucunda ve tedavi edilmezse, hastanın hayatı tehlikesi olacaktır. Bu yüzden mutlaka ameliyat edilmesi gerekmektedir. Artık gelişen tıp teknolojisi sayesinde hasta çok kısa sürede normal yaşantısına devam etmektedir. Şant yöntemiyle ameliyat, şantın bir ucunun araknoid kistinin olduğu bölgeye, diğer ucunun da karın zarı olan bölgenin cilt altında ilerleyecek bir kapalı olan tüp takılacaktır. Bu yöntem sayesinde beyin kistinin içerisinde sıvı boşaltılacaktır. İkinci yöntem olarak, çok büyümüş olan kisti ameliyat ile çıkarmaktır. Kistin olduğu kafatasının üzerinde çok küçük bir kesik açılır. Bu kesik sayesinde kist zara ve beyine zarar vermeden içindeki sıvının çıkarılması sağlanır. Ameliyat sonrasında her sene düzenli olarak mutlaka beyin tomografisi çekilerek beyin cerrahı ya da nüroloji uzmanına muayene olunması gerekmektedir.]]> İyi Huylu Kist https://www.kist.gen.tr/iyi-huylu-kist.html Tue, 09 Oct 2018 09:58:12 +0000 İyi huylu kist, bu kistlere selim kistlerde denmektedir. Kanser yapma riski olmayan fakat başka sorunlara yol açabilir. Bu kistlerin bazıları çok ciddi şikayetler olmasına neden olurken, bazı kistler herhangi bir şikayet olmadan beli İyi huylu kist, bu kistlere selim kistlerde denmektedir. Kanser yapma riski olmayan fakat başka sorunlara yol açabilir. Bu kistlerin bazıları çok ciddi şikayetler olmasına neden olurken, bazı kistler herhangi bir şikayet olmadan belirti göstermez. Çoğu kist şişlik gibi belirtiler verebilir. Bu belirtilerin herhangi bir belirtisi olmadan fark edilmesi sonucunda, zamanla kendiliğinden geçmesi söz konusuyken, kisti olan insanların çok büyük bir tedirginlik yaşaması ve korkuya kapılması söz konusu olacaktır. İyi huylu kistler vücudumuzun çok değişik yerlerinde görülebilir. Çoğu kistin neden olduğu henüz bilinmemektedir. Özellikle böbrek kisti neden olduğu bilinmemektedir. Vücudumuzda bulunan kanalların sıvı fazlalığından dolayı, genişlemesi sonucunda oluşmaktadır. Hormonlarımızda oluşacak olan bozukluklar yüzünden de vücudumuzda kist oluşabilmektedir. Hormonlara neden olan kistler göğüslerde ve yumurtalıklarda daha sıklıkla görülür. Genetik hastalıklar yüzünden de iç organlarımızda kistler oluşabilir. Bu kistler çoğu zaman iç organlarda oluşan kistler herhangi bir belirti vermeden büyüyebilir. Hücre bozulmaları, iltihaplar ya da belli bir travma sonucunda da oluşabilir.

İyi huylu kist belirtileri nelerdir

Her kistin farklı belirtileri olmaktadır. Deri altında ki kıl köklerinden kaynaklı olarak oluşmuş olan kistler genellikle ağrı yapmazlar. Fakat elinize gelecek olan hafif bir yumru ve şişlik görülmektedir. İç organların içerisinde oluşan kistler çok büyüyene kadar herhangi bir belirti vermediğinden fark edilmez. İç organlarda oluşan kistlerin aşırı büyümesi sonucunda organ işlevinde bozulmasına neden olacak ya da çok büyük bir ağrının olmasına neden olacaktır. Bu şekilde anlaşılır. Göğüslerde oluşan kistler bir ya da birkaç tane olabilir. Elle muayene yapıldığında bu yumru ele gelir. Göğüs kistlerinde ağrı olabilir. Beyinde oluşan kistler, baş dönmesi, mide bulantısı ve şiddetli bir baş ağrısı görülmektedir. Kistin büyümesi sonucunda hastaya inme gelebilir. İç organlarda oluşan kistlerin herhangi bir belirti vermeyip organın işlevini bozacağından ultrason ya da MR yardımı ile fark edilebilir.
İyi Huylu Kist
İyi huylu kist türleri nelerdir

İnsan vücudunda çeşitli nedenlerden kaynaklı ya da hiç bir neden yokken birçok kist oluşabilir.

Yağ kisti: derimizde yağ üreten bezler bulunmaktadır. Bu bezlerin tıkanması sonucunda oluşur. Yağ kistleri en çok görülen kist türlerinden olmaktadır. Herhangi bir travma sonucunda ya da vücudun yüksek miktarda testesteron üretilmesi sonucunda oluşacaktır.

Pankreas kistleri: Birkaç milim ya da birkaç santim olabilirler. Bu kistler büyüdüğünde ultrason ya da tomografi sayesinde fark edilirler. Şiddetli bir karın ağrısı, mide bulantısı ya da kusma gibi belirtileri olacaktır. İyi huylu pankreas kistleri herhangi bir cerrahi operasyon gerektirmez.

Meme kistleri:
Memelerde kistler çok sık rastlanmaktadır. Genellikle 2 santimden daha küçük olur ve ultrason ya da mamagrofi ile belli olur. Çok büyük olan kistlerin bir iğne yardımıyla içinde ki sıvı çekilebilir. Bir süreliğine sütyen takılmaması gerekmektedir.

Çikolata kisti: Kadınların yumurtalıklarında bulunan, çikolata kisti, cinsel ilişki sırasında şiddetli bir ağrı oluşumu ya da durduk yere karın alt bölgesinde çok büyük bir ağrı oluşur. Bu kistin içinde olan sıvının çikolata renginde olduğundan ve koyu kahverengi olduğundan çikolata kisti denmektedir.

Polikistik over sendromu: Kadınların yumurtalıklarında oluşan bir kist türüdür. Çok sık görülmektedir. Birden fazla çok sayıda kist oluşumundan kadınlarda birçok belirtisi olmaktadır. Aşırı sert tüylerin çıkması, kilo alımı, adet gecikmesi gibi birçok hormonal problemlere neden olacaktır.

Dermoid kistler: Kadınların yumurtalıklarında germ hücreleri nedeniyle oluşan bir tür tümör olmaktadır. Karın şişliği, şiddetli ağrı olacaktır. Bu kistlerin içerisinde, saç, kı]]>
Bartholin Kisti https://www.kist.gen.tr/bartholin-kisti.html Tue, 09 Oct 2018 22:51:11 +0000 Bartholin kisti ya da apsesi adet döneminin başlaması ile birlikte üreme çağına giriş yapan kadınlarda oldukça sık görülmekte olan bir kadın hastalığıdır. Bartholin kistini oluşturan yapı, kistin isminde de yer alan Ba Bartholin kisti ya da apsesi adet döneminin başlaması ile birlikte üreme çağına giriş yapan kadınlarda oldukça sık görülmekte olan bir kadın hastalığıdır. Bartholin kistini oluşturan yapı, kistin isminde de yer alan Bartholin bezleridir. Bartholin bezleri, vajina girişinin iki yanında yer alan ve salgı üreten bir bezdir. Bartholin bezleri vajina içerisinde ıslaklık ve kayganlık sağlanmasında görevlidir. Genç kızlık döneminde ergenliğe giriş itibariyle bu bezler salgı üretmeye başlar.

Bartholin bezleri yapı itibari ile vücudun iç tarafında konumlanmıştır dolayısıyla gözle görülememektedir. Fakat herhangi bir etken karşısında bu bezlerde tıkanıklık oluşursa ve üretilen salgı dış tarafa taşarsa, vajina kenarında sıvı toplanması oluşur. Bu sıvı birikmesi kistik bir yapıya dönüşür, bu kistik yapıya ise Bartholin kisti adı verilir. Bartholin kisti enfeksiyon kaparsa da apse oluşumu meydana gelir.

Bartholin Kistinin Semptomları Nelerdir

Bartholin kistleri enfeksiyon kapmadığı sürece ve küçük boyutlarda ise herhangi bir semptom görülmeyebilir. Fakat çoğunlukla bartholin kisti oluşan bir kadının vajina girişinden içeriye doğru olan kısmında kitle oluşumu meydana gelmektedir. Bu kitle kadınlarda şişlik hissi oluşturacağı gibi, cinsel birliktelik sırasında da her iki tarafında rahatsızlık duymasına neden olabilmektedir.

Bartholin kistinin boyutları kişiden kişiye göre değişebileceği gibi, aynı kadında bile farklı zamanlarda farklı boyutlarda oluşabilmektedir. Kistin boyutları küçük bir misket büyüklüğünde de olabilir ancak bazen mandalina boyutlarına dek büyüyebilir. Bartholin kisti büyüklüğü çoğu zaman sabit kalmakla birlikte, bazı zamanlar büyüme gelişebilir.

Bartholin kisti, oluştuğu kişide ağrı yapmaz. Ancak bu Bartholin kisti enfeksiyon kaptığı anda apse haline dönüşmektedir. Apse oluşumu vajen girişinde kızarıklık ve şişlik ile birlikte ağrı meydana getirir. Enfeksiyon kapan Bartholin kisti otururken, kalkarken, yürürken kişide zorluk oluşturur. Genellikle dinlenmek ve hareketsizlik ağrıyı azaltmamaktadır ayrıca ağrının şiddeti Bartholin kisti apsesinin büyüklüğüne bağlı değildir.

Bartholin Kisti Neden Oluşur

Bartholin kisti, bartholin bezlerinin salgıladığı salgının dışarı taşmasına neden olan tıkanıklık nedeniyle ortaya çıkar. Ancak bu salgıların taşındığı kanalların neden tıkandığı henüz bulunamamıştır. Dolayısıyla bartholin kistinin nedeni tam olarak belli değildir.

Ancak Bartholin kistinin apseye dönüşmesine neden olan en önemli etken, yapılan araştırmalara göre bel soğukluğu (gonore) hastalığıdır. Gonore hastalığı dışında klamidya adlı mikroorganizma ve koli basili olarak bilinen E.coli bakterisi de Bartholin kisti apsesinin nedenlerindendir.

Bartholin Kisti Tedavisi

Hiçbir şikayet oluşturmayan Bartholin kistlerinin genellikle tedavi edilmesi gerekmemektedir. Küçük boyutlardaki şikayet oluşturmayan kistlerin yok edilmesi için ılık suya oturma uygulaması yararlı olmaktadır. Fakat apse oluşmuş ise veya büyük boyutlardaki ağrı yapan kistler için mutlaka doktor tedavisi gerekmektedir.

Doktor tedavisi olarak uygulanan yöntem kistlere yönelik yapılan cerrahi girişimlerdir. Yapılan cerrahi operasyonda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta Bartholin bezlerine herhangi bir zarar verilmemesidir. Kist ameliyatla tamamen alınabileceği gibi, sadece kistin içerisindeki iltihap da boşaltılabilir.

Cerrahi işlem sonrasında kistin neden olduğu ağrı çoğunlukla tamamen geçer ancak ameliyata bağlı hafif bir ağrı oluşabilir. Bu ağrı basit analjezikler ile kontrol altına alınabilmektedir.

Bartholin kisti tedavisi yalnızca cerrahi işlem ile yapılmaktadır. Tek başına antibiyotik kullanımı kesinlikle yanlıştır. Antibiyotik ilaçlar ancak cinsel birlikteliğe veya vajinal enfeksiyona bağlı olarak meydana gelen Bartholin kistinde, ameliyat tedavisi sonrası kullanılabilmektedir.

Ayrıca şunu belirtmek gerekir ki, Bartholin kisti ameliyatı sonrasında, vajinal bölgenin iyileşmesi 2-3 hafta kadar]]>
Diş Kisti Ameliyatı https://www.kist.gen.tr/dis-kisti-ameliyati.html Tue, 09 Oct 2018 22:51:32 +0000 Diş Kisti Ameliyatı, Diş kistleri olarak gelişim süreci içinde dokuların içine yerleşen hücre artıklarından kaynaklandığı gibi, diş kökü kanalında gelişen enfeksiyona bağlı olarak da gelişebilirler. Ayrıc
Diş Kisti Ameliyatı, Diş kistleri olarak gelişim süreci içinde dokuların içine yerleşen hücre artıklarından kaynaklandığı gibi, diş kökü kanalında gelişen enfeksiyona bağlı olarak da gelişebilirler. Ayrıca sağlıksız olan dişler çekilse bile parçalar halinde geldiği için, bazen diş kökleri çene kemiğinde veya damakta kalabilir. Bu enfeksiyonlu diş köklerinin diş kistlerine neden olma ihtimali çok yüksektir.

Diş kistleri tedavi edilmezse, çok büyük sorunlara neden olan bir durumdur. Kistin varlığının belirlenmesinden itibaren en kısa zaman zarfında ameliyat edilmesi gerekmektedir. Çünkü zamanla genişleyeceği için, hem ameliyat daha zor olur, hemde ameliyattan sonra iyileşme ve gerekli tedavilerin yapılması zaman alabilir. Diş kistlerinin kesin tedavisi sadece cerrahi operasyon ile mümkündür. Herhangi bir ilaç veya başka bir yan tedavi yöntemi yoktur. Diş kisti ameliyatları, kistin dişe verdiği zarara göre farklılıklar gösterir. Kist dişlere zarar vermeden fark edildiyse, diş kaybetmezsiniz, fakat diş kökleri geri dönüşü olmayacak şekilde zarar gördüyse, diş veya dişlerin çekilerek kistin tabiri caizse kazınması gereklidir.

Diş Kisti Ameliyatı
Diş kisti ameliyatı şu şekilde yapılır:

Öncelikle diş kisti ameliyatı için gerekli bütün radyolojik testler yapılır. Ardından hastaya dişlerinde varsa yaşayacağı kayıplar hakkında bilgi verilir. Diş kisti ameliyatı tıpkı diş çekimi yapılırken olduğu gibi lokal anestezi uygulayarak yapılır. Eğer kist büyük ise, genel anestezi uygulanır. Ameliyat esnasında dişler kurtarılacak durumda değil ise, dişler çekilir ve kistli bölge çıkartılır. Kist dişlere zarar vermediyse, damaktan kesik atılarak  kiste ulaşılır. Önce kistin içinde bulunan sıvı boşaltılır. Daha sonra ise, kist çıkartılır. Kistin çıkarıldığı bölge, temizlenir ve kistin çıkartılmasından dolayı oluşan boşluk estetik açıdan rahatsız edecek büyüklükte ise, kemik tozu gibi maddelerle doldurulur ve dikiş atılır. Kist küçük ise, oluşan boşluk zaman içerisinde kendiliğinden dolacaktır.

Diş ameliyatından sonra, hastanın iyileşme süresi diş çektirmiş birinin süresi kadardır. Yani hastanın başka bir sağlık sorunu yoksa, birkaç gün içinde eski yaşantısına dönebilir. Sadece bir kaç gün sıvı gıdalar ile beslenmek zorunda kalacaktır. Herhangi bir ağrı olması söz konusu değildir. Diş kisti ameliyatından sonra 3 ayda bir film çektirerek, yeniden kist oluşup oluşmadığı kontrol edilmelidir. Özellikle başarılı geçmeyen operasyonlar diş kistinin tekrar etmesine neden olmaktadır.
]]>
Çene Kisti https://www.kist.gen.tr/cene-kisti.html Wed, 10 Oct 2018 01:56:13 +0000 Çene kisti, Çene kemiği içinde bulunan kistlere denir. Doğuştan kaynaklanabilir ya da daha sonra farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Hasta kistin ilk aşamasında farkına varmaz. Büyüdükçe şişlik oluşması ve ağrı Çene kisti, Çene kemiği içinde bulunan kistlere denir. Doğuştan kaynaklanabilir ya da daha sonra farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Hasta kistin ilk aşamasında farkına varmaz. Büyüdükçe şişlik oluşması ve ağrı ile hissedilir. Bu aşamaya gelmeden önce en az senede bir kez diş hekimine gidip rutin kontrollerini yaptırmak ve panaromik röntgen çektirmek gerekir. Erken tanı hasta için çok büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde diş kaybının yanı sıra burun boşluğu, sinir, sinüse zarar verebilir. Kistin büyüklüğüne ve zarar verdiği bölgeye göre tedavi gerektirir. 

Çene Kisti Tedavisi

Enükleasyon: Muayene edilen hasta hakkında cerrahi işlem kararı alındıktan sonra kistin bulunduğu bölgedeki dişlerin durumuna göre çekim ya da kanal tedavisi yapılır. Lokal anestezi uygulanan hasta cerrahi müdahaleye alınır. Diş eti kaldırılarak kiste ulaşılır. Kist temizlendikten sonra dikiş yardımıyla kapatılır. Ameliyat sırasında alınan kist parçası biyopsi için patolojiye gönderilir. İyileşme aşamasında doktorun tavsiyesi üzerine antibiyotik, ağrı kesici kullanılır. 
Marsupyalizasyon: Büyük çaplı kistler için yapılan bir işlemdir. Kistin bulunduğu bölgeden açılan delik ile içinden sıvı boşaltılır. Küçültülen kist cerrahi müdahale ile çıkarılır. Kistin küçülmesi beklenirken hasta evine yollanır ve verilen tarihte gelip işlem yapılır. Bu yöntemin hastada kötü ağız kokusu şikayetiyle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle zorunlu olmadıkça kullanılmayan bir yöntemdir. 

Çene Kisti
Çene Kisti Tedavi Edilmezse

Kist oluşumundan itibaren büyümeye başlar. Beraberinde çevresindeki dokuları ve çene kemiğini yok ederek kendine yer açar. Çene kemiği kaybı yaşandıktan sonra yerinin doldurulması gerekir. Bu da yine büyük bir müdahaleyi gerektirir. Çene kisti fark edildikten sonra tedaviyi ertelemek ya da evde kendince çözümler üretmeye çalışmak hasta için daha ciddi sonuçlar doğurur. 
]]>
Kalpte Kist https://www.kist.gen.tr/kalpte-kist.html Wed, 10 Oct 2018 09:53:51 +0000 Kalpte Kist, Kalpte oluşan kistler çok sinsi ve oldukça tehlikeli yapılardır. Bu kistlerin oluşumunun nedeni ekinokok adı verilen bir parazittir. Bu parazitler hayvanlardan insanlara bulaşmakta ve vücudun bazı bölgelerinde kist olu Kalpte Kist, Kalpte oluşan kistler çok sinsi ve oldukça tehlikeli yapılardır. Bu kistlerin oluşumunun nedeni ekinokok adı verilen bir parazittir. Bu parazitler hayvanlardan insanlara bulaşmakta ve vücudun bazı bölgelerinde kist oluşumuna neden olabilmektedir. Bu hastalık daha ziyade hayvanlarla ve hayvansal ürünlerle sık uğraşan kişilerde karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca tüketilen besinlerde hijyene dikkat etmeyenlerde risk gurubunda bulunmaktadır. Bu parazit ağız yoluyla insana geçer sonrasında bağırsaklarda kana karışır ve vücuda yayılır. 

Kalpte kist oluşumuna neden olan parazitin ana taşıyıcısı kurt ve köpek gibi hayvanlardır. Parazit bu hayvanları konak canlı olarak kullanır ve bu hayvanların bağırsaklarında çoğalır. Parazitin yumurtaları kurt ve köpeğin bağırsaklarından çevreye atılır. Daha sonrasında parazitli dışkının bulaştığı otları tüketen koyun, keçi, inek,at, deve vb. yiyen hayvanlara parazit bulaşır ve bu otçul hayvanların bağırsaklarında emilen parazit bu canlının karaciğer, kalp, akciğer gibi organlarında kist oluşumuna neden olur. Sonrasında bu sakatatları yiyen köpek ve kurt  gibi canlılar tekrar paraziti alır ve bu parazitler canlıların bağırsaklarında çoğalarak döngü tekrarlanır. Bu parazitlerin insanlara bulaşması ise genellikle köpekler yoluyla olmaktadır. Köpeğin dışkısıyla bulaşan parazitli gıdaları tüketen insana geçer ve hastalıklara yol açar. İnsanda da yalnızca kalple sınırlı kalmayıp birçok organda kist oluşumuna neden olabilirler. Oldukça sinsi yapılı olan bu kitleler çok yavaş bir büyüme süresine girerler ve enfekte olmadan veya etrafındaki dokuya baskı yapmadan fark edilmezler. 

Kalpte Kist
Kalpte kist tedavisi

Kalpte kist oluşumu kalp krizlerine neden olabilmektedir bu sebepten fark edildiği an ameliyatla kist alınmalıdır. Kalp kisti ameliyatı kalbi durdurarak veya durdurmadan yapılabilmektedir. Kalbin iç yapılarına tutulum varsa kalbi durdurarak ameliyat yoluna gidilir. Kalp kisti görüldüğü an diğer organlarda da tarama yapılır. Çünkü parazit genelde bir kaç dokuda aynı anda kist oluşumuna neden olabilmektedir. Ameliyat sırasında kistli bölge son derece titizlikle temizlenmelidir. Buna rağmen tekrar kist oluşumunun görülmeyeceğinin garantisi yoktur. Bu hastalıktan korunmanın en etkin yolları ise kişisel temizliğe dikkat etmek, elleri iyice ve sıklıkla yıkamak ayrıca tüketilen besinlerin temizliğini titizlikle yapmaktır.
]]>
Hidatik Kist https://www.kist.gen.tr/hidatik-kist.html Wed, 10 Oct 2018 12:25:42 +0000 Hidatik Kist, en eski zamanlardan beri görülen parazit kökenli bir hastalık çeşididir. Hala dünyanın bir çok bölgesinde kendisini göstermektedir. Hastalığa ekinokok adı verilen bir parazit türü neden olmaktadır. Bu parazit ku Hidatik Kist, en eski zamanlardan beri görülen parazit kökenli bir hastalık çeşididir. Hala dünyanın bir çok bölgesinde kendisini göstermektedir. Hastalığa ekinokok adı verilen bir parazit türü neden olmaktadır. Bu parazit kurt ve köpek gibi hayvanları konak olarak kullanır. Parazit bu hayvanların ince bağırsaklarında çoğalır ve yaşamını sürdürür. Sonrasında çoğalan parazitler yumurtaları köpek ve kurt gibi hayvanların bağırsaklarından dışkı ile birlikte dışarı çıkarlar. Dışarı atılan bu yumurtalar koyun, keçi, inek, deve vb. gibi hayvanlar tarafından otlanırken ağız yoluyla vücuda alınır. Daha sonrasında bu parazitler otçul canlının akciğer, karaciğer, kalp ve beyin gibi organlarına yerleşerek kist oluşumuna neden olur. Bu kistli organları yiyen kurt ve köpek canlılar tarafında parazitler tekrar alınır ve döngü bu şekilde kendini tekrar eder.

Hidatik kistin insanlardaki etkileri

İnsana bu hastalık genellikle köpek yoluyla bulaşmaktadır. Köpek dışkısından yayılan yumurtaları ağız yoluyla alan insan bu hastalığa yakalanmaktadır. Genellikle köpek dışkısının bulaştığı besinlerin tam yıkanmaması veya köpeklerle çok içli dışlı olunmasıyla insana geçmektedir. Bu parazit insana bulaştıktan sonra bağırsaktan kana geçmekte ve buradan tüm vücuda yayılmaktadır. Başta karaciğer, akciğer, kalp olmak üzere bir çok doku ve organda kist oluşuma sebebiyet verebilmektedir. Hidatik kist genelde hiçbir belirti vermez ve çok yavaş bir şekilde büyür. Kistin iltihaplanması veya diğer dokulara baskı yapmasıyla fark edilebilir. Hidatik KistHidatik kist akciğerde ortaya çıkmışsa hastada öksürük, kanlı balgam, ateşi kilo kaybı ve göğüs ağrısı şeklinde kendini gösterebilir. Karaciğerde görüldüğünde karında hassasiyet ve karın ağrısı, karında sıvı birikmesi ve sarılık şeklinde belirtileri görülebilir. Beyinde görüldüğü takdirde kaşıntı, alerji ve hatta ölümlere neden olan şoklar görülebilmektedir. Kalpte kendini gösterdiği zaman göğüs ağrısı ve kalp krizleri meydana gelebilmektedir. Hastalığın tanısı ultrason, tomografi veya MR yoluyla koyulabilmektedir. Tanı koyulduktan sonra ivedilikle tedaviye başlanmalıdır. İlaç tedavisi, cerrahi tedavi ve perkütan tedavi kistin yerleştiği organa göre tercih edilebilmektedir: İlaç tedavisi kist kalp, beyin ve sinir sistemi gibi hayati bir organa yerleşmemişse veya kist ameliyatla alınamayacak bir yerdeyse yada ameliyat ve perkütan tedavisi öncesi destek amacıyla kullanılır. Bu amaçla albendazol adı verilen ilaç türleri kullanılmaktadır. Bu ilacın yan etkilerinden dolayı karaciğer, böbrek ve ilik değerleri sürekli takip edilmelidir. Tedavi parazitlerin tamamen ölmesine kadar devam edilmelidir. Kist hayati bir organa yerleşmişse veya kistin patlama riski varsa ameliyat seçeneği tercih edilmektedir. Perkütan tedavisinde kist içine katater ile girilip kistin içindeki sıvı boşaltılır ve kist içi alkolle temizlenir. 

Hidatik kistte önemli olan hastalıktan korunma yollarıdır. Bunun için kişisel temizliğe dikkat edilmelidir. Eller sıklıkla ve iyice yıkanmalıdır. Tüketilen sebzeler iyice yıkanmalıdır. Evde köpek besleniyorsa aşılarına dikkat edilmelidir. 
]]>
Dişte Kist https://www.kist.gen.tr/diste-kist.html Wed, 10 Oct 2018 14:12:12 +0000 Dişte kist, diş kisti oldukça sessiz ilerleyen diş köklerine ya da diş etine bağlı gelişen bir hastalık türüdür. Diş kistinde genellikle ağrı hissi oluşmadığı için hastalığı erken tanımak pek mümkün olma Dişte kist, diş kisti oldukça sessiz ilerleyen diş köklerine ya da diş etine bağlı gelişen bir hastalık türüdür. Diş kistinde genellikle ağrı hissi oluşmadığı için hastalığı erken tanımak pek mümkün olmamaktadır. Kist bulduğu bir boşlukta oluşum göstererek enfeksiyon yaratır ve zamanla büyür. Enfeksiyon ile beraber içi sıvı dolu şişlikler oluşur. Bu şişliklerin çevresi ince bir zar ile kaplanır. Kistin oluştuğu bölümdeki diş canlılığını yitirerek zamanla diş fonksiyonunu kaybeder. Kist büyümeye başladıkça çevresindeki sağlıklı diş ve dişetlerine yayılım gösterir. Bazı vakalarda diş yan tarafa doğru eğilebilir. Kist zamanla dişeti dokularını da olumsuz etkileyerek diş kayıpları yaşanabilir. Kist keseciğinin içinde bulunan sıvı zamanla kana karışır ve enfeksiyon yayılma eğilimi gösterir. Oluşan enfeksiyon vücudun iç organlarına kadar ulaşabilir. Bu durumda çok ciddi sağlık problemleri meydana gelebilir.

Dişte oluşan enfeksiyon çevre dokulara, diş köklerine ve çevrede bulunan kemiklere kadar yayılabilir. Bu durumda abse denilen problem ile karşılaşılabilir. Oluşan enfeksiyon kemiğe kadar ulaştığında diş kaybı yaşanır. Beraberinde diş köklerinde şişme ve ağrı gibi şikayetler açığa çıkabilir. Oluşan enfeksiyon diş kökünü öldürürse ağrı hissi yaşanmaz ve hastalık yavaş yavaş ilerleyerek yan tarafındaki kemiği zedeleyebilir. Ayrıca enfeksiyonlu bölgenin bir kısmında irin oluşarak çenenin de zedelenmesine yol açabilir.

Dişte Kist Belirtileri

Diş kisti ile beraber dişte de sorun başlayabilir. Diş kisti bulunduğu yerde gelişim eğilimi gösterdikçe köklerin etrafında bulunan yumuşak dokularda şişlikler oluşur. Oluşan şişlikler beraberinde ağrıya yol açabilir. Ağrılar şiddetlendikçe dışarıdan fark edilecek şişikler oluşur. Bu aşamadan sonra kistli bölgedeki diş daha hassas bir hal alır. Dişte sallanma ve ağrılar da belirgin bir artış gözlemlenir. Dolayısı ağız kokusu ortaya çıkar. Oluşan bölgedeki irinin akması ağrının hafiflemesine kişinin ise halsizleşmesine yol açar.

Dişte Kist

Diş Kisti Tanısı

Dişte sürekli çekilmez şiddette bir ağrı oluşuyorsa, bir şeyler çiğnendiğinde ağrının şiddeti artıyorsa, dişler soğuk ya da sıcağa karşı çok hassassa diş kisti söz konusu olabilir. Ayrıca hastada ateş, boyun kısmında şişlik oluşabilir. Ağrılı diş çevresindeki diş etinin üstünde kabarıklığa yol açarak bu kabarıklığı patlaması sonucu ağızda hoş olmayan bir koku oluşabilir. Bu koku şişen yerden çıkan sıvı nedeniyle oluşmaktadır. Bu durum karşısında ağrı hissi bu patlama ile beraber ortadan kaybolabilir. Eğer bu tür şikayetler yaşanıyorsa kişinin vakit kaybetmeden bir diş doktoruna başvurması gerekir. Doktor bu şikayetleri göz önünde bulundurarak gerekli incelemeyi yapar ve kist tanısını koyabilir.

Dişte Kist Operasyonu Nasıl Yapılır

Dişte kist ağız ve diş sağlığının yeteri kadar özen gösterilmediğinden ortaya çıkan bir problemdir. Zamanında teşhis edilip gerekli tedavi başlatılmadığında vücut ile alakalı daha ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Diş kisti oldukça önemli bir hastalık olduğu için gerekli incelemeler yapılarak en kısa zamanda tedavinin başlatılması gerekir. Kistin içindeki sıvı dikkatli bir şekilde boşaltılarak kist tedavisi yapılabilir. Cerrahinin ardından bölge sürekli kontrol altında tutulmalıdır.

]]>
Baker Kisti Nasıl Tedavi Edilir https://www.kist.gen.tr/baker-kisti-nasil-tedavi-edilir.html Wed, 10 Oct 2018 19:15:08 +0000 Baker kisti nasıl tedavi edilir, baker kisti dizin arka tarafında içi sıvıyla dolu olan ve kişide gerginlik hissi yaratan bir çıkıntıdır. Bu bacağın esnetilmesinde, uzatılmasında ya da herhangi bir faaliyet anında Baker kisti nasıl tedavi edilir, baker kisti dizin arka tarafında içi sıvıyla dolu olan ve kişide gerginlik hissi yaratan bir çıkıntıdır. Bu bacağın esnetilmesinde, uzatılmasında ya da herhangi bir faaliyet anında ağrıya neden olur. Diz ekleminde olan artrit ya da kıkırdak yırtılması nedeniyle oluşan sıvı birikimi kist oluşumuna neden olabilir. Bu durumda altta yatan nedenin tedavi edilmesi gerekir. Bazı durumlarda kist ağrıya neden olmazken, çoğu hastada diz arkası ya da bacakta şişmeye, dizde ağrıya, sertliğe neden olur. Özellikle aktivite yaparken, uzun süreli ayakta kalındığında kist nedeniyle oluşan belirtiler daha belirgin şekilde hissedilir. 

Baker kisti tedavisi nasıl yapılır

Kistin varlığı genellikle fiziki muayene sonucunda teşhis edilebilir. Buna rağmen anevrizma, tümör ya da kan pıhtısı gibi etkenlerde baker kistiyle aynı bulgular verebileceğinden, hastaya MR manyetik rezonans, ultrason gibi tetkikler yapılarak kesin tanı konulduktan sonra kistin tedavisine geçilir. Genellikle herhangi bir tedavi gerektirmeyen bazı olgular, kendiliğinden yok olabilir. Fakat bazıları özellikle kist büyük olduğunda ve ağrısı fazla olduğunda uygulanacak bazı tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

İlaç tedavisi: Dizde oluşan iltihabın azaltılması amacıyla diz içine kortizon gibi kortikosteroid ilacın enjekte edilmesiyle, ağrının azaltılması sağlanabilir. Fakat bu kistin tekrarlamasına engel olamaz. Sadece ağrıların hafiflemesi için tercih edilebilir.

Sıvı çekilmesi: İğne yardımıyla dizden sıvı çekilebilir. Bu yöntem aspirasyon olarak tanımlanır. İşlem genellikle ultrasonla birlikte uygulanır.

Baker Kisti Nasıl Tedavi Edilir

Fizik tedavi: Dize kompres yapılması ya da koltuk değneği kullanılması ağrıların ve şişliğin önlenmesine yardımcı olabilir. Diz bölgesinde olan kasların nazikçe, aralıklı şekilde hareket ettirilmesi, kasları güçlendirecek egzersizlerin yapılması hem diz fonksiyonlarını korur, hem de kist dolayısıyla oluşan belirtilerin hafiflemesine destek olur.

Doktorlar baker kistinin tedavisinde genellikle kisti tedavi etmek yerine, bunun altında yatan etkeni belirlemeye çalışır. Eğer kıkırdak dokudaki yırtılma tespit edilirse, bu dokunun onarılması ya da alınması için hastanın ameliyat edilmesine karar verebilir. Bu sayede kistin etkileri ortadan kaldırılmış ve tedavi edilmiş olur. Eğer artrit teşhisi yapılırsa ve buna uygulanan tedaviyle kistin giderilmesi mümkün olmazsa ameliyat kararı alınabilir. Bu şekilde baker kistinin çıkarılması diğer tedavilerle iyi olmayan kistler için başarılı sonuçların alınmasını sağlar.

Baker kistinde yaşam tarzının düzenlenmesi ve evde alınacak tedavi önlemleri

Özellikle artrit kaynaklı olan kistlerde hastaların evde alacakları önlemler faydalı olabilir.

Bu şekilde hastaların istirahat etmesi, iltihaplı bölgeye buz yani soğuk uygulama, özellikle yatarken ayağı yüksek konumda tutuma gibi önlemler ortaya çıkan belirtilerin azaltılmasına faydalı olur. Hastaların naproksen, ibrufen, aspirin, asetaminofen gibi ağrı kesicileri kullanması, ağrıların hafifletilmesine yardımcı olabilir. Ancak bunları önerilen dozlarda kullanmak gerekir. Bunun dışında diz eklemini zorlayacak, tahriş edecek egzersizlerin daha dikkatli yapılması, bunların sınırlandırılması tavsiye edilmektedir.

]]>
Kemik Kisti https://www.kist.gen.tr/kemik-kisti.html Wed, 10 Oct 2018 19:42:09 +0000 Kemik kisti, içi sıvıyla dolu olan, yavaş seyir gösteren, çoğunlukla metafizik yerleşimli olan kistlerdir. Bunlar basit kemik kisti olarak tanımlanır. Kemiğin iç kısmında olan içi sıvıyla dolu kistik yapılar, kan Kemik kisti, içi sıvıyla dolu olan, yavaş seyir gösteren, çoğunlukla metafizik yerleşimli olan kistlerdir. Bunlar basit kemik kisti olarak tanımlanır. Kemiğin iç kısmında olan içi sıvıyla dolu kistik yapılar, kanseröz değildir. Genellikle kol kemiğinde üst tarafta, uyluk kemiğinde üste yerleşirler. Aktif olanlar büyüme plağıyla komşu olur. Kişinin büyümesiyle birlikte büyüme plağından uzaklaşmaya başlar. Vücutta genellikle tek kemikte etkili olur.

Kemik kisti hangi yaşlarda etkili olur

Kemik kisti çocuklarda yaygın olarak görülmekte, kemik kaynaklı olan tümörlerin ortalama % 3 kadarını oluşturmaktadır. En fazla görüldüğü yaş grupları 4-10 yaşlarıdır. Fakat genel olarak 3-14 yaşlarında % 80 oranında etkili olur. Erkek çocuklarda kızlara göre iki kat daha fazla görülür. Çocuklukta ve ergenlikte kemik kisti genellikle ortopedi uzmanı tarafından fark edilir.

Kemik kisti neden olur

Bu kistlerin oluşumu hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Fakat bu konuda en fazla kabul gören teoriye göre, kemiğin hızlı büyüme gösterdiği metafiz bölümünde venöz tıkanma kaynaklı olarak hücresel arası sıvının toplanmasıyla, basınçla birlikte kist duvarlarının oluştuğudur. Bunun dışında kabul edilen teoriye göre kişide büyüme plağında oluşan bozuklukların bunda etkili olduğu yönündedir.

Kemik kisti bulguları nelerdir

Çoğu kemik kisti hastalarında klinik bir bulgu bulunmamaktadır. Başka bir sebeple çekilen radyografi sayesinde tesadüfen tanı konulabilir. Kemik kistinin kemikte korteks denilen kabuğu incelttiğinde, ayakta kalma, yürüme gibi bazı hareketlerde kemiğe yük bindiğinde kist bölgesinde ağrıya neden olur. Ayrıca kistin zayıflattığı kemikte kırık meydana gelebilir. Bu durumda hastada ağrı, şişme ve kemikte fonksiyon kaybı gibi etkiler oluşur.

Kemik Kisti

Kemik kisti tanısı nasıl konur

Kemik kisti teşhisi direk radyoloji sayesinde konur. Daha önceden oluşan kırık ya da tedavi nedeniyle yerleşimi farklı olursa, MR, kemik sintigrafisi, bilgisayarlı tomografi gibi tetkikler yapılabilir.

Kemik kisti tedavisi nasıl yapılır

Kist küçük olduğunda, tedavide sadece takip altına alınır. Fakat kemikte fazla yer kaplayan ve kemik açısından kırık riski yaratan kistlerin tedavi edilmesi gerekir. Hastaya verilen genel anesteziyle kiste iğneyle girilerek, içindeki sıvı boşaltılır. Bu sıvının sarımsı berrak renkte olması teşhisi kuvvetlendirir. Ardından kistin içine radyoopak madde enjekte edilmekte ve kistin tek odalı olduğu belirlenir. Ortopedi uzmanının belirlediği şekilde kistin içine steroid, kemik iliği ya da demineralize kemik matriksi arasından birisi enjekte edilir. Büyük olan ve her zaman kırık riski olan kistlerde, yapılan enjeksiyona rağmen iyileşmeyen kistlerde küretaj ile greftleme operasyonu yapılması gündeme gelir. Kırıkla birlikte olan kemik kistlerinde ise, internal çivileme yapılması tercih edilebilir.

]]>
Araknoid Kist https://www.kist.gen.tr/araknoid-kist.html Thu, 11 Oct 2018 15:41:16 +0000 Araknoid Kist, Beyin ve omuriliğin etrafını saran ince zara araknoid zar denir. Mikroskopla bakıldığında bu zar örümcek ağına benzediği için Eski Yunanda örümceğe benzer anlamına gelen araknoid zar ismi verilmiştir. Araknoid Araknoid Kist, Beyin ve omuriliğin etrafını saran ince zara araknoid zar denir. Mikroskopla bakıldığında bu zar örümcek ağına benzediği için Eski Yunanda örümceğe benzer anlamına gelen araknoid zar ismi verilmiştir. Araknoid zarın bulunduğu her yerde araknoid kistler oluşabilir. Araknoid kistlerin büyük kısmı doğumsaldır. Bir başka deyişle doğumdan önce anne karnında araknoid zarın ikiye ayrılmasından dolayı bu bölgede içinde sıvı birikmesi oluşur. Hamileliğin 15. haftası araknoid zar altında beyin omurilik sıvısı dolaşmaya başlar. Bu süreçten sonra araknoid kist oluşma olasılığı vardır. Bir başka sebepte kafa travmasına ve beyin iltihabi hastalıklarına bağlı oluşur.

Kafada Oluşan Araknoid Kistler
  • Şakak (Temporal) bölgesi araknoid kist; Kafa içindeki araknoid kistlerin neredeyse yarısı şakak (temporal) bölgesinde rastlanır. Bu bölgedeki kistler sağ tarafa oranla 3-4 kat daha fazla olmak üzere sol tarafa yerleşirler. İtalyan beyin cerrahisi olan Glassi tarafından bunlar 3 tipe ayrılmışlardır. Tip 1, en küçük olandır ve beynin şakak bölgesinin ön kısmında iğ şeklinde olur ve tedavi gerektirmez. Tip 2, dikdörtgen şeklindedir ve ve tedavi yöntemi cerrahi işlemdir. Tip 3 ise, büyük kisttir ve şakak bölgesinden beynin üst kısmına doğru yayılabilirler. Tip 3 de baş ağrısı ve sara en sık görülen şikayettir.
  • Suprasellar araknoid kist; Sella kafa tasının tam ortasında yer alan  ve türk atlarında kullanılan eğere benzediği için bu ismi almış bir çukurdur. İçinde horman salgılamaya yarayan hipofiz bezi vardır. Suprasellar bu yapının üzerinde anlamına gelmektedir. Araknoid kistler beynin ortasındaki sellanın üzerinde araknoid zarı ikiye bölmesi sonucu kist şeklini alıp yukarı üçüncü karıncığa doğru büyümesi ile kendini gösterir. Bu kistler üçüncü karıncığı doldurup yan karıncıkla ilişkiyi sağlayan delikleri kapatarak her iki karıncığın da genişlemesine sebep olur. Bu kistlerin bulguları ve belirtileri neden oldukaları hidrosefaliye bağlıdır. Bebeklerde hidrosefalide görülen baş çevresinde büyüklük, bıngıldağın kabarık ve geniş olması, gelişim geriliği gibi bulgulara neden olurken büyük çocuklarda ise dengesizlik, baş ağrısı temel şikayetlerdir. Tedavi yöntemi cerrahi girişimdir.
  • Kuadrigeminal araknoid kist;  Kafa içinde araknoid zarın genişlediği ve sisterna adında boşluklar bulunur. Kuadrigeminal kiste beyin sapı ve beyincik bası yaparak tıkanmasına ve bu neden hidrosefaliye yol açarlar. Tedavileri ise, yan karıncıkların şatlanması, kist büyük ise kistin şantlanması, açık cerrahi ve endoskopik girişimdir.
  • Beyin yüzeyindeki araknoid kist; Çok nadir görülen bu kist, bulundukları bölgede beyin dokusunda basıya ve kemikte incelmeye sebep olurlar. Sara nöbetleri, baş ağrısı, bası yerine göre bacak ve kollarda kuvvetsizlik görülebilir. Tedavisinde ise açık cerrahi ile kist duvarlarının alınması yöntemi uygulanır.
  • Arka çukur (Posterior fossa) araknoid kist; Bu kistler beyin sapı-beyincik birleşkesinde, dördüncü karıncık içinde ya da beyincik arka kısmında yerleşirler. Dördüncü karıncık içine ya da beyincik arka kısmına yerleşen kistler hidrosefaliye sebep olur. Beyin sapı-beyincik birleşkesindekiler ise burada bası yaptıkları kafa sinirleri ve organlara göre baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı-kusma, yutma güçlüğü ve dengesizlik gibi yakınmalara yol açar. Arka çukur yerleşimli araknoid kist tedavisinde genellikle açık cerrahi ve şant uygulanmaktadır.
  • İki yarı-beyin küresi arasında (interhemisferik) araknoid kist; Bu kist çok sık görülmez fakat görüldüğü zaman beyinde bazı gelişim bozuklukları yaşanabilir. En çok görülen gelişim bozukluğu her iki yarı-beyin arasında bilgilerin birbirine iletilmesini sağlayan köprü organ korpus kallozumun gelişmemesidir. Tedavisinde açık cerrahi ve şant işlemi uygulanır. Karıncıklar ile kist arasında ince bir duvar var ise endoskopik işlemle kist karıncığa ağızlaştırılabilir.
Araknoid Kist

]]> Folikül Kist https://www.kist.gen.tr/folikul-kist.html Fri, 12 Oct 2018 05:59:39 +0000 Folikül Kist, Her kadında normalde yumurtalıklarda bulunan folikül, yumurta hücresini içeren küçük keseciktir. Regl (adet) döneminin ortasında folikül büyüklüğü yaklaşık olarak 2 cm büyüklüğüne yaklaştığı zaman fol Folikül Kist, Her kadında normalde yumurtalıklarda bulunan folikül, yumurta hücresini içeren küçük keseciktir. Regl (adet) döneminin ortasında folikül büyüklüğü yaklaşık olarak 2 cm büyüklüğüne yaklaştığı zaman folikül çatlar ve içerisinde bulunan yumurtalar dışarı atılır yani ovulasyon (yumurtalama) olur. Folikül çatlamayıp ve daha da büyümeye devam ederse küçük gergin bir baloncuk şeklinde folikül kisti oluşur. Folikül kistleri genelde 2-4 cm çapında oluşan kistlerdir. Bu kistler çoğunlukla genç ve orta yaşlı kişilerde görülür ve yumurtlamaya bağlı olduğu için 40 yaşından sonra çok sık görülmez. Folikül kist çoğunlukla bulunduğu tarafta yani solda ya da sağda hafif bir kasık ağrısına sebep olur. Kişide otururken özellikle hareket ederken buklunduğu bölgede ağrı olduğunu ifade eder. Ovulasyon (yumurtlama) günlerinden bir kaç gün sonra yapılan ultrasonnografide ovulasyonun gerçekleşmediği ve folikül kisttin olduğu izlenir. Ovulasyon olmaması sebebiyle folikül kist regl gecikmesine ve reglda geçici bir düzensizliğe yol açabilir. Folikül kistler ufak kistler olduğu için torsiyon (dönme, burkulma) gibi bir komplikasyon beklenmez, nadiren rüptür (patlama, yırtılma) meydana gelebilir. Bu durumda folikül içerisinde bulunan sıvı karına boşaldığı için ani şişlik ve çok şişdetli kasık ağrısı meydana gelir.

Folikül kistler fonksiyonel (işlevsel) kistlerdir. Fonksiyonel kist denilmesi bayanların her ay normal ovulasyon fonksiyonlarına bağlı oluşabilecek kistler olduğu içindir. Bu sebeple kadınların ovulasyon yaşadıkları genç ve orta yaşlarda zaman zaman kendini gösterebilecek ve kısa zaman içinde kaybolabilecek kistlerdir. Kalıcı değiller bu neden bir sorun oluşturmazlar. Kanser ya da başka bir hastalıkla ilgisi yoktur.
Folikül Kist
Folikül Kist Tedavisi

Folikül kistler genellikle birkaç ay içinde kendiliğinden kaybolurlar. Bu sebeple ilaç tedavisi ya da ameliyat gerektirmez. Bazen doğum kontrol hapları kullanılır ama kullanmak şart değildir. Kistlerin kendi kendine kaybolmasıyla doğum kontrol hapı kullanmak arasında bir fark bulunamamıştır. Her iki durumda da kistler aynı süre içinde kaybolmuştur.]]>
Hidatik Kist Tedavisi https://www.kist.gen.tr/hidatik-kist-tedavisi.html Sat, 13 Oct 2018 00:04:58 +0000 Hidatik Kist Tedavisi, Hidatik kist parazit kökenli oldukça geniş bir coğrafyada görülen bir hastalık türüdür. Çok eski zamanlardan beri bu hastalığın var olduğu bilinmektedir. Ekinokokus adlı bir asalak türü bu hastalı Hidatik Kist Tedavisi, Hidatik kist parazit kökenli oldukça geniş bir coğrafyada görülen bir hastalık türüdür. Çok eski zamanlardan beri bu hastalığın var olduğu bilinmektedir. Ekinokokus adlı bir asalak türü bu hastalığa neden olmaktadır. Genellikle hayvancılıkla uğraşılan yerlerde daha sık karşımıza çıkabilmektedir. Bu parazitin konak canlıları köpek ve kurt gibi hayvanlardır. Köpek ve kurdun ince bağırsaklarına yerleşen asalak burada yumurtlar. Sonrasında bu yumurtalar dışkı yoluyla köpeğin sindirim sisteminden atılır. Bu yumurtaların bulaştığı otları yiyen inek, koyun, deve, keçi gibi otçul hayvanların bağırsaklarına geçen yumurtalar sonrasında kanla vücuda yayılmaktadır. Ekinokokus adlı asalak otçul hayvanların vücutlarında içi su dolu kistler meydana getirmekte sonrasında bu kistli sakatatları yiyen köpek ve kurt gibi etçil hayvanların bağırsaklarına yerleşerek döngüsünü tekrarlamaktadır. Bu kist insanlara genellikle köpekler yoluyla bulaşmaktadır. İnsanda bu parazit akciğerde, karaciğerde, kalpte, kemikte, beyinde ve sinir sisteminde kist oluşturabilmektedir. 

Hidatik kistin belirtileri nelerdir

Hidatik kist genellikle sinsi bir yapıdadır ve kendini belli etmez. Yavaş yavaş büyüyen bir yapısı vardır kistler 5 cm'ye ulaşıncıya kadar herhangi bir belirti vermemektedir. Belirti vermeyen kistler başka bir hastalığa bağlı radyolojik tetkiklerinde veya cerrahi işlem sırasında fark edilebilmektedir. Kistler büyüyüp çevre yapılara baskı uygulandığında şikayetler başlamaktadır. Kist karaciğerde oluşmuş ise karında ağrı, karında şişlik hissi, bulantı, kusma ve hatta sarılık şeklinde kendini gösterebilmektedir. Akciğerde oluşan kist solunumda ağrılara ve göğüste ağrılara neden olabilmektedir. Beyine ve sinir sistemine yerleşen kist ise baş ağrılarına hatta ölümle sonuçlanan şoklara neden olabilmektedir. Tespit edildiği zaman tedavisi gerekmektedir.

Hidatik Kist Tedavisi
Hidatik kist tedavisi;

Hidatik kistin tedavisi genellikle cerrahidir. Hidatik kistin tedavisi erken zamanda yapıldığında hasta için bir risk bulunmamaktadır. Ancak kistin patlayarak safra yollarına açıldığı durumlarda ciddi komplikasyonlar oluşabilmektedir. Bu hastalara müdahale edilse dahi kist içindeki sıvının yayılmasıyla bir çok kistin sonradan oluşumu olasıdır. Ameliyatta en önemli durum kistin içindeki sıvı yayılmadan vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Hidatik kistte bir diğer tedavi yöntemi ilaç tedavisidir. Albendazol ve mebendazol adlı ilaçlar bu hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Fakat ilaç tedavisi çok etkili bir tedavi değildir. Kistleri küçültmek veya ameliyat esnasında ki riskleri azaltmak için kullanılabilmektedir. İlaç tedavisi ayrıca ameliyat şansı olmayan hastalarda uygulanmaktadır. Bu hastalıkta en iyi tedavi yöntemi ise hastalıktan korunmaktır. Bunun için kişisel temizliğe son derece dikkat edilmelidir. Ayrıca köpek gibi evcil hayvanlar besleniyorsa parazit aşıları düzenli olarak takip edilmelidir. Tüketilen sebze ve meyveler bol su ile yıkanmalıdır. Kesilen veya ölen hayvanların organları gömülmeli dışarıda bırakılmamalıdır. Köpeklere çiğ et yedirilmemelidir. Köpekleri sevdikten sonra eller yıkanmalıdır. 
]]>
Dermoid Kist Belirtileri https://www.kist.gen.tr/dermoid-kist-belirtileri.html Sat, 13 Oct 2018 11:06:51 +0000 Dermoid Kist Belirtileri, İnsan tek bir hücrenin art arda mitoz bölünme geçirmesi ve bu hücrelerin başkalaşması sonucu oluşmaktadır. İnsanda ki bütün organ ve sistemler üç farklı dokunun değişimleriyle oluşmaktad
Dermoid Kist Belirtileri, İnsan tek bir hücrenin art arda mitoz bölünme geçirmesi ve bu hücrelerin başkalaşması sonucu oluşmaktadır. İnsanda ki bütün organ ve sistemler üç farklı dokunun değişimleriyle oluşmaktadır. Bu dokular endoderm, mezoderm ve ektoderm olmak üzere üç tanedir. Bu yapılar insanda kadınlarda yumurtalıkta erkeklerde ise testislerde bulunmaktadır. Dermoid kist bu üç farklı dokuyu bir arada bulundurabilen iyi huylu bir tümör türüdür. Bu tümör türü temel üç dokudan oluştuğu için içlerinden saç, yağ, diş, kemik hatta tiroid bezi dokusu gibi yapılar çıkabilmektedir. 

Dermoid kist belirtileri;

Dermoid kist genellikle kendini belli etmeyen bir tümör türüdür. Yüzde elli yüzde altmış oranında dermoid kist kendini pek belli etmez. Daha ziyade rutin kontroller sırasında ortaya çıkar. Gösterebileceği belirtiler ise karında elle hissedilen kitle, karın ağrıları, adet kanamalarında artış, kasıklarda şiddetli ağrı, bel ve sırtta ağrı, idrar ile dışkılamada zorluk ve tiroid seviyesinde artış şeklindedir. Şikayetler sonucu veya kontroller sonucu ortaya çıkan yapının ultrason ile teşhisi koyulabilir. Ama kesin olarak yapının anlaşılabilmesi için yağ baskılı kontrastlı MR çekilmesiyle anlaşılabilir. Bu kitleler çeşitli sıkıntılara neden olabilmektedir. İlk olarak bu kistler oldukça büyük bir hale gelebilir bu durumda yumurtalıklarda ağılığıyla burulmalar meydana gelebilir. Bu burulmalar oldukça şiddetli ağrılara neden olur. Burulmalar yumurtalıklara giden kan oranının düşmesine veya tamamen durmasına neden olabilir. Bu durumda kangren oluşumuz gözlenebilmektedir. Ayrıca bu kistlerin patlaması halinde içlerindeki doku ve sıvılar etrafa yayılabilmektedir bu durum da oldukça şiddetli ağrılara yol açabilmektedir. Bu kistin içinde tiroid bezinin gelişmesi durumunda ise vücutta tiroid seviyesinde artış meydana gelebilmektedir. Ayrıca yüzde bir yüzde iki oranında bu kistin içinde habis yapılar görülebilmektedir. Kırk yaş üstünde ki kişilerde bu yapının kansere çevirme ihtimali daha fazladır. 

Dermoid Kist Belirtileri
Dermoid kist tedavisi;

Bu yapının teşhisi koyulduğu an tedavisinin yapılması gerekmektedir. Bu tedavi yöntemi de ameliyattır. Dermoid kist ameliyatları kapalı ve açık olarak uygulanabilmektedir. Kistin boyutu on santimetreden fazla ise ve içinde kemik gibi dokular varsa açık ameliyat tercih edilir. Bazı durumlar da ise yumurtalığında alınması gerekebilir. 
]]>
Fibro Kist https://www.kist.gen.tr/fibro-kist.html Sun, 14 Oct 2018 05:55:48 +0000 Fibro kist, bir tür meme hastalığıdır. Kendini memede kitle, ağrı ve yanma hissi ile belli eder. Fibro kist memede en çok rastlanan hastalıklardan biridir. Tüm kadınların çoğunda hayatlarının bir noktasında fibro Fibro kist, bir tür meme hastalığıdır. Kendini memede kitle, ağrı ve yanma hissi ile belli eder. Fibro kist memede en çok rastlanan hastalıklardan biridir. Tüm kadınların çoğunda hayatlarının bir noktasında fibro kist oluşmakta ve bu nedenle doktora başvurulmaktadır. Fibro kist nedeniyle oluşan şikayetler bazen hafif bazen de çok şiddetli gerçekleşebilir. Şiddetli yaşanan ağrı kadının yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürür.

Fibro Kist Değişiklikler Nelerdir

Meme süt üreten bezlerden ve bu bezleri destekleyen destek dokusundan oluşan bir süt bezidir. Süt bezleri tıpkı regl zamanında olduğu gibi adet döneminin başlaması ile beraber progesteron ve östrojen hormonlarının etkisi ile vücudu gebeliğe hazırlar. Bu sayede süt üretimi gerçekleşen dokularda artma oluşur. Adet döneminde göğüslerde yaşanan gerginlik bu olaydan dolayı kaynaklanmaktadır.

Gebelik oluşmadığı zaman rahimde oluşan değişiklikler adet kanı ile beraber dışarı atılır. Memelerde gerçekleşen değişiklikler ise gebelik oluşmadığı zaman yıkılarak hücrelerin bir kısmı da canlılığını yitirir. Canlılığını yitiren hücreler etraftan gelen iltihap hücreleri sayesinde yok olur. Ölen hücreler temizlenirken kimyasal olaylar gerçekleştiği için süt bezi ve kanallarda bazı hasralar oluşabilir. Oluşan hasarın onarımı sırasında da fibrozis ortaya çıkabilir.

Memede bulunan süt bezleri süt üretimini gerçekleştirmese bile salgı fonksiyonlarını devam ettirebilirler. Normal şartlarda salgılanan sıvı kanallarına geri döner. Fibro kist değişikliklerin gerçekleştiğinde süt bezleri ve kanallarında hasar oluştuğu için salgılanan sıvı kanallara geri dönmez. Bazı vakalarda aşırı sıvı salgılanabilir. Aşırı salgılanan sıvı birikerek içi sıvı dolu kistler gelişebilir. Kistler bazen çok ufak olabilirken bazen 7-8 santimetreye kadar ulaşabilir.

Fibro Kist

Memede gerçekleşen tüm bu değişiklikler Fibro kist olarak tanımlanır. Bu değişiklikler her regl döneminde tekrar eder. Oluşan değişiklikler bir süre sonunda bölgede kalıcı değişimlere neden olabilir. Değişimler tek memede olabileceği gibi iki memede birlikte de görülebilir.

Fibro Kist Daha Çok Hangi Yaşlarda Görülür

Fibro kist hastalığı genellikle 30 yaş üzeri kadınlarda ortaya çıkar. Kadın menopoz dönemine ulaştıktan sonra kist kendiliğinden ortadan kaybolur.

Fibro Kist Belirtileri

  • Meme dokusunda düğüm şeklinde oluşumlar
  • Memede ağrı ve el ile dokunulduğunda hassasiyet
  • Memede oluşan kistlerde değişiklikler
  • Meme ucundan gelen yeşil ya da kahverengi sızıntı
  • Memede oluşan ağrının adet döneminde şiddetlenmesi

Fibro Kist Teşhisi

Memede oluşan değişiklikler nedeniyle doktora başvurulduğunda doktor ilk olarak muayene gerçekleştirerek anormal bir kitlenin var olup olmadığını teşhis eder. Muayene sonucu memede farklılık gözlemlenirse mamografi yöntemiyle meme incelenir. Ayrıca ultrason ve meme biyopsisine ihtiyaç duyulabilir.

Fibro Kist Tedavisi

Fibro kist nedeniyle gerçekleşen şikayetler çok hafifse her hangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Ancak kist nedeniyle şiddetli ağrı, yanma ve hassasiyet hissediliyorsa bu tür kistlerin mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Fibro kist tedavisi için şu yöntemler kullanılabilir;

İğne Aspirasyon: Özel bir iğne yardımı ile kistin içinde bulunan sıvı çekilir. Bu yöntem ile kist nedeniyle oluşan problemler ortadan kaybolur. Kist tedavisinde bir diğer seçenek ise kistin cerrahi operasyon ile dışarı çıkarılmasıdır. İğne aspirasyon  işlemine rağmen kistte bir değişiklik olmuyorsa cerrahi tercihe edilir. Memelerde oluşan ağrı hissini gidermek için ağrı kesiciler, doğum kontrol hapları reçete edilebilir.

]]>
Kasıkta Kist https://www.kist.gen.tr/kasikta-kist.html Sun, 14 Oct 2018 08:30:25 +0000 Kasıkta kist, kasık bölgesinde sağda ve solda yumurtalıklar bulunmaktadır. Bu bölgelerde oluşan kistlere yumurtalık over kisti denilmektedir. Bazen tek bir bölgede bazen de her iki bölgede birden oluşabilir. Adet göre Kasıkta kist, kasık bölgesinde sağda ve solda yumurtalıklar bulunmaktadır. Bu bölgelerde oluşan kistlere yumurtalık over kisti denilmektedir. Bazen tek bir bölgede bazen de her iki bölgede birden oluşabilir. Adet gören genç bayanlarda görülen yumurtalık kisti zaman zaman menapoza giren kadınlarda da görülmektedir. Yumurtalık kistlerinin farklı türleri bulunmaktadır. Bu nedenle her kistin belirtileri farklıdır. Yumurtalık kisti hastalarının bir çoğu ağrı şikayeti ile başvurmaz. Farklı bir muayene ya da kontrol sırasında yapılan radyolojik işlem sırasında fark edilir.

Ağrı şikayeti ile başvuran hastalarda da ağrı hangi bölgede ise kistin o bölgede olduğu tahmin edilir. Ancak çok sık olmasa da tam tersi durumlarla karşılaşmakta mümkün hastanın ağrıyı tariflediği bölgenin tam tersinde kist görülebilmektedir. Ağrı her iki tarafta da bulunabilir. Şikayet edilen ağrı şiddeti çok yüksek değildir. Karın bölgesini sıkıştıran hareketlerde ağrının şiddeti artar. Ancak kistte patlama, yırtılma, dönme veya burkulma gibi durumlar varsa kasık ağrısının şiddetiyle beraber mide bulantısı, kusma, bayılma gibi şikayetler görülebilmektedir. 


Yumurtalık kistinin bir diğer belirtileri arasında adet gecikmesi, düzensizlik karında ve kasıklarda şişkinlik hissi, karın bölgesinde kitle hissetme ve cinsel ilişki esnasında ağrı görülebilir. Bunların yanı sıra kabızlık, idrara sık gitme gibi şikayetler de görülebilmektedir. Büyük kitledeki kistlerin karın bölgesinde yarattığı şişliği hasta fark edebilir. Aynı zamanda büyük kistin barsaklara ve idrar torbasına uyguladığı baskı nedeniyle kabızlık ve idrara sık çıkma şikayetlerinin en büyük nedenidir. 

Kasıkta Kist
Yumurtalık kisti belirtileri birçok hastalıkla aynı belirtileri göstermektedir. Bu nedenle fiziki muayene sonrasında radyolojik işlemler ve laboratuvar tahlilleri kesin tanı koyma konusunda büyük yardım sağlayacaktır. 

Yumurtalık Kistlerinin Çeşitleri 

  • Follikül Kist: Genç kadınlarda en çok görülen kist türüdür. Büyüyen yumurtanın çatlamayarak büyümeye devam etmesi üzerine oluştuğu düşünülmektedir. Herhangi bir tedavi gerektirmeyen bu kist adet gecikmesiyle farkedilir. Uzman hekime başvuran hasta takibe alınır. Genellikle bir sonraki adet döneminde kaybolacaktır. 
  • İnklüzyon Kisti: Bazı uzmanlara göre over kanserinin habercisi olarak görülse de henüz kanıtlanmış değildir. Herhangi bir belirtisi yoktur. Ultrasonda görülemez. Ancak cerrahi rahim operasyonları sırasında rastlanır. Oldukça küçük boyutlardadır. 
  • Gebelik Luteoması: Hamilelik sırasında görülmektedir. Bazı hastalarda 20 cm civarına kadar büyüdüğü gözlemlenmiştir. Hastaların bir kısmında erkeklik hormonu salınması nedeniyle tüylenme şikayetine sebep olmaktadır. Gebeliğin bitimiyle ortadan kaybolacaktır. 
  • Korpus Luteum kisti: Yumurtlama sonrası yumurta hücresinin dokusu korpus luteum dokusuna dönüşür. Bu dokunun görevi gebelik başlangıcında düşük riskini önleyebilmek için progesteron hormonunu salgılamaktır. Bir zaman sonra bu doku kist haline gelebilir. Boyutları genelde 3-4 cm arasındadır. Patlayıp kanamaya neden olabilir. Bu durum dış gebelik sanılabilir. 
  • Teka-Lutein Kisti: Hormon salgısının fazlalığına bağlı olarak görülür. Sağ ve sol kasıkta aynı anda görülür. Boyutları ortalama 20 cm civarındadır. Kısırlık için tedavi gören hastalarda sık rastlanır. Nekahat süresi uzundur. Genelde yatarak tedavi gerektirir. Bazı vakalarda da cerrahi işlem gerekli görülebilir. 
  • ]]>
    Hemorajik Over Kisti https://www.kist.gen.tr/hemorajik-over-kisti.html Sun, 14 Oct 2018 17:52:42 +0000 Hemorajik over kisti, overde yani yumurtalıklarda en çok karşılaşılan kistlerden biridir. Hemorajik over kisti yumurtlama döneminde yumurtalıklarda korpus leteum ya da follikül kistlerinin içerisinde gerçekleşen kanama Hemorajik over kisti, overde yani yumurtalıklarda en çok karşılaşılan kistlerden biridir. Hemorajik over kisti yumurtlama döneminde yumurtalıklarda korpus leteum ya da follikül kistlerinin içerisinde gerçekleşen kanama nedeniyle ortaya çıkar. İçinde kanama gerçekleşen kistlerde biraz büyüme olur. Bu kistler 5 santim boyutuna uzanan mor kırmızı renkte kistlerin oluşumuna neden olur. Oluşan kistler sağ ya da sol yumurtalıklarda bazen de her iki yumurtalıkta birden oluşum gösterebilir.

    Hemorajik over kisti özellikle gebelik sağlamak için yumurtlama tedavisi gören kadınlarda daha fazla görülür. Ayrıca pıhtılaşma sorunu, kanama bozukluğu ve pıhtılaşmayı engelleyici ilaç kullanan kadınlarda da sık rastlanılan bir kist türüdür. Hastalık kendini cinsel birliktelik anında ağrı ya da kasık ağrısı ile gösterebilir.

    Hemorajik Over Kisti

    Hemorajik Over Kisti Nasıl Tedavi Edilir

    Hemorajik over kistleri ultrason görüntüleri ile kolaylıkla tespit edilebilir. Oluşan kistler 4-6 santim boyutundadır ve her hangi bir şikayete neden olmaya tedavi gerektirmeden 1-2 ay içinde kendiliğinden ortadan kaybolur. Çok nadir durumlarda torsiyon, burkulma, patlama ya da yırtılmaya neden olur. Bu gibi komplikasyonlarda karında ciddi anlamda ağrı ve kanama oluşabilir. Şiddetli ağrı ve kanama nedeniyle kist tedavisinde cerrahiye ihtiyaç duyulabilir. Kist karın içinde şiddetli kanama oluşturmuşsa acil olarak açık ameliyat yapılabilir. Acil bir durum söz konusu değilse laparoskopik cerrahi tercih edilir. Cerrahi işlemi ile kist çıkartılır ve söz konusu kanama durdurulur. Çok nadir durumlarda kistin oluştuğu yumurtalığın da alınması gerekebilir.

    Hemorajik Over Kisti Nükseder Mi

    Hemorajik over kistinin nüksetme olasılığı vardır. Kist yumurtalıklarda ya da başka bölgelerde kansere yol açmaz. Hemorajik over kisti iyi huylu kistler arasında yer alır.

    ]]>
    Keratinoz Kist https://www.kist.gen.tr/keratinoz-kist.html Mon, 15 Oct 2018 06:01:28 +0000 Keratinoz Kist, ciltte en çok görülen benin kistik lezyonlarındandır. Kistlerin en çok etki gösterdiği yerler saçlı derilerdir. Bayanları ve erkekleri etkisi altına alabilmektedir. Bunun dışında deride görülen kistler bayanlar Keratinoz Kist, ciltte en çok görülen benin kistik lezyonlarındandır. Kistlerin en çok etki gösterdiği yerler saçlı derilerdir. Bayanları ve erkekleri etkisi altına alabilmektedir. Bunun dışında deride görülen kistler bayanlarda daha çok olmaktadır. Vücudun diğer yerlerinde oluşanlar erkeklerde daha da yaygın olmaktadır. Bu kistlerin içeriği yassı epitel doku ile döşeli, boyutları da genelde küçük olmaktadır. Keratinoz kistler genelde travma, enfeksiyon, cerrahi girişim sonrasında meydana gelmektedirler. 

    Keratinoz Kist çeşitleri 

    Epidermal İnklüzyon Kist; Ciltte oluşan bu kistik yapılar iki tipten oluşmaktadırlar. Bunların arasında % 90 oran ile en çok görüleni epidermal inklüzyon kistleri olmasıdır. Bunlar keratin içeriği olan granürler tabakası belirgin biçimde kornifiye epitel doku ile döşeli olan kistler. Kimilerinin kist duvarında seboreik keratoz benzeri farklılıklar olabilmektedir. Bu çeşit kistler kıl foliküllerinin etkisi ile oluşması dışında, travma sebebiyle epidermal yapıların dermiş içerisine girmesi neticesinde de oluşabilirler. Bu biçimde derin dokulara giren epidermal yapılara burada deri grefti şeklinde davranmaktadır. 

    Yerleştiği alanda büyüyen doku, keratin sentezlemeye devam ettiği için kist oluşturmaktadır. Genelde avuç içerisinde, parmaklarda ve ayak tabanı bölgelerinde oluşmaktadırlar. Bunun dışında cerrahi girişimlerde bu kistlerin oluşmasında etkili olmaktadırlar. Özellikle meme küçültme, sünnet ve radikal masteknomi gibi cerrahi girişimlerden sonra bu çeşit kistlerin oluştuğu saptanmıştır. Genelde küçük olan kistler, uygun bir alan olursa büyüme gösterebilirler. Travma sonrasında uzun dönemde mesela, 20 sene kadar sürede tespit edilebilmektedir. Genelde ağrısız, büyümesi ağır seyirli ve sınırları düzgün şişlik biçiminde olmaktadır. Tespit edildiğinde yeniden tekrarlama olasılığına karşı, kistin duvarı ile beraber alınması gündeme gelmektedir. 

    Pilar veya Trikolemmal kist; Bu çeşit kistler genelde orta yaşlı bayanlarda görülmekte ve en çok saçlı deriyi etkiler. Başka kist türüne göre granüler tabaka içermez. Pilar kistte keratin kompakt bulunmakta, kolesterol yarıklarıyla kalsifikasyona karşılaşılabilmektedir. Rüptüre olurlar ise ağrı etkisi meydana getirebilirler. 

    Kratinoz Kistin Belirtileri Nelerdir 

    Bu konuda yapılan araştırmada kistlerin takribi 13,8 mm boyutunda oldukları tespit edilmiş. Epidermal inklüzyon kist görülme yaş ortalaması kırk, pilar kistin ise kırk beş olduğu belirlenmiş. Bu pilar kistler kişilerde daha ileri yaşlarda etkili olabileceğini gösterir. Kistlerin vücutta görülme yerleri ise, en çok saçlı deride, daha sonra da yanak bölgesinde olduğu saptanmıştır. Pilar kist bayanlarda öbürlerine göre daha çok görülür. Erkeklerde ise epidermal inklüzyon kisti pilar kiste nazaran daha sık görülmektedir. Kistlerin saçlı deride, bedende ve göz kapağında görülebilmesi daha ileri yaşlarda etkili olur. Kadınlarda en çok saçlı deride görülebilen kist, erkekler bakımından öbür bölgelerde daha fazla etkili olmaktadır. Bunun dışında saçlı deri, burun ve bedende yerleşen kistler diğer yerlere nazaran daha büyük olmaktadırlar. 
    ]]>
    Böbrek Kisti https://www.kist.gen.tr/bobrek-kisti.html Mon, 15 Oct 2018 21:43:56 +0000 Böbrek Kisti,  Böbreğin yapısında bulunan içi sıvıdan oluşan tek veya çok sayıda kistlerin bulunması haline böbrek kisti denir. Erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğü bilinmektedir. İyi huylu böbrek kistinin Böbrek Kisti,  Böbreğin yapısında bulunan içi sıvıdan oluşan tek veya çok sayıda kistlerin bulunması haline böbrek kisti denir. Erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğü bilinmektedir. İyi huylu böbrek kistinin yaygın olunduğu bilinmektedir. Bu kistler basit kist(tek veya bir kaç kist vardır) ve polikistik böbrek (sayılamayacak kadar kist vardır) olmak üzere 2 türü vardır.

    Basit Böbrek Kisti
    • Genellikle böbreğin alt veya üst kısmında sonradan oluşurlar.
    • Bir kaç mm ile 5-10 cm büyüklüğünde kistler olunduğu bilinmektedir.
    • En sık sebebi böbreğin süzücü kanalının tıkanması sonucu geride idrar birikmesiyle oluştuğu bilinmektedir.
    • Hastalarda genel olarak belirti görülmez, zaman zaman yan ağrısı ve sırt ağrısı görülebilir.
    • Kistler bazen kanayabilir.
    • Aynı zamanda hastalarda bulantı, kusma, yanma, ekşime, hazımsızlık, karın ağrısı görülebilir.
    • Kistler şiddetli yan ağrısı ve halsizlik yaptığı gibi bulantı ve kusmaya da  yol açabilir.
    • Bu kist çeşidi kanserleşmez.
    • Kistler ağrı ve bası semptomları yapmıyorsa ameliyat yapılmasına ihtiyaç duyulmaz.
    • Kistler bası semptomları yaparsa cerrahi müdahaleye gerek duyulur. Kit duvarının alınarak kistin boşaltılması uygun olur.
    • Böbrek Basit Kistleri büyük boyutlara ulaşarak ağrıya yol açabilir.
    Belirtileri

    Çoğunlukla tesadüfi bir şekilde USG ile teşhis edilir.Kist çok büyümedikçe belirti vermez.. Büyüdükçe karın ya da yan ağrısı yapar.

    Böbrek Kisti
    Böbrek Kisti Teşhisi
    • Ultrasaund'la kesin teşhis yapılabilir.
    • İlaçlı Böbrek Filmi(İVP) çekilebilir.
    • Tomografi ve MRİ çekilebilir.
    Böbrek Kisti Tedavisi
    Kist 5 cm den daha büyük hale geldiğinde tedavinin planlanması gerekir. Kistin iğneyle boşaltılması tekrar oluşmasına sebep olduğu için kesin çözüm olarak kistin kapsülüyle birlikte çıkarılması gerekmektedir.

    Polikistik Böbrek(Sayılamayacak kadar çok olan böbrek kisti)

    • Ailesel bir hastalıktır.
    • Hastalığın sebebi anormal genlerdir.
    • Kalıtsaldır.Anne babadan çocuğa geçer.
    • İki böbrekte de kistler vardır.
    • Böbreğin sağlam dokusu kistlerin büyümesiyle ve sayılarının artmasıyla giderek azalır.
    • Genellikle böbrek yetmezliğiyle son bulur.
    Polikistik Böbrek Hastalığında Görülen Belirtiler
    • Kiloda olan azalma,
    • Böbreğe uyan bölgede oluşan ağrı,
    • İdrarda görülen kanama,
    • Hipertansiyon,
    • Baş ağrısı.
    Polikistik Böbrek Hastalığının Tedavisi

    Bol su içilmesi tavsiye edilir.Net bir tedavisi olunmadığı belirtilmektedir.İltihap olması taktirde tedavi edilir, üre yükseldiğinde diyet yapılır. Gerekirse diyaliz yapılır. Yoğun çalışma temo-posuna sınırlama getirilir. Kalıcı tedavi için ise böbrek nakli planlanır.
    ]]>
    Brankial Kist https://www.kist.gen.tr/brankial-kist.html Tue, 16 Oct 2018 20:15:27 +0000 Brankial kist, bu tür kistler doğumsal kaynaklı olurlar. Anne karnındaki bebeğin embriyolojik gelişim döneminde baş ve boyunda bulunan farklı dokuların meydana gelmesi sırasında farengobrankial kanallarda kapanmama sor Brankial kist, bu tür kistler doğumsal kaynaklı olurlar. Anne karnındaki bebeğin embriyolojik gelişim döneminde baş ve boyunda bulunan farklı dokuların meydana gelmesi sırasında farengobrankial kanallarda kapanmama sorunu olduğunda meydana gelirler. Bu kistler boynun yan taraflarında ve sternokleidomastoid kas adı verilen büyük boyun kası önüne yerleşirler. Kistlerin yerleşim yeri sabit olup, kesin tanı koymaya yardımcı olur.

    Brankial kist nasıl oluşur

    Embriyo gelişimi sırasında 2-7 haftada embriyonun iki tarafında 6 brankial ark, 5 tane brankial yarık ve 5 tane brankial kese bulunur.

    • 1. brankial yarıkta dış kulak yolu
    • 1. brankial keseden östaki tüpü ve orta kulak boşluğu
    • 2. brankial keseden fossa tonsillaris
    • 3. ve 4. brankial keseden paratiroid bezi ve timus
    • 2. brankial ark hızlı bir gelişim göstererek, 2.3. ve 4. brankial yarıkların örtülmesini sağlar.

    Brankial yarıklar geçici bir süre boşluk halinde olur ve ardından kapanır. Bu boşlukların kapanmaması halinde brankial kistler oluşur. Boyunda lateral bölgede olan kitlelerin yaklaşık % 37 kadarını kistler, kalan % 63 kadarını fistüller meydana getirir.

    Brankial kistler ne zaman fark edilir

    Kistler genellikle erken çocukluk döneminde küçük oldukları için fark edilmez. Çoğunlukla ileri yaşlarda üst solunum yolu enfeksiyonu sırasında kistin enfekte olması durumunda şişer ve fark edilirler. Kistlerin tanısı ise geç çocukluk dönemi ile 30 yaş arasında olur. Erkeklerde % 60 oranında, kadınlarda ise% 40 oranında etkili olurlar.

    Brankial Kist

    Brankial kistlerin yerleşimi

    Bu kistler 4 farklı brankial yarıktan oluşabilir. 1. brankial ark kulağın önünde ya da altında yerleşim gösterir. Buradan parotis bezi ile yüz sinirini takiben dış kulak yoluna uzanır. 2. brankial arkta oluşan kist boyun üst yan tarafından çene altına yerleşim gösterir. Buradan iç ve dış karotis damarların arasından uzanarak bademcik lojuna kadar uzanır. 3. brankial arktaki kist ise, boynun orta yan bölgesinde yerleşir, buradan öne yutağa sinüs bölgesine kadar uzanır. 4. brankial arktaki kist, boynun alt yan bölgesine yerleşir. Buradan karotis kılıfını takiben sinüs piriformisin ucuna doğru uzanırlar. En fazla görülen 2. brankial ark kistidir. Fakat nadiren diğerleri de görülebilir.

    Brankial kist tedavisi nasıl yapılır

    Brankial kistler tekrarlayan enfeksiyonlarla, kozmetik etkenlerle tedavi gerektirir. Bilgisayarlı tomografi, MRI gibi yöntemlerle tanı koyulan kistlerin tedavisi ameliyatla çıkarılmalıdır. Tedavi için kistin cerrahi girişimle kist traktı adı verilen uzantısıyla birlikte çıkarılmasıyla gerçekleşir.

    ]]>
    Baker Kisti https://www.kist.gen.tr/baker-kisti.html Wed, 17 Oct 2018 00:00:31 +0000 Baker kisti, oluşan insanlarda sıklıkla gerginlik hissine yol açar. Herhangi bir dizde oluşabileceği gibi, iki dizde aynı anda görülme ihtimali bulunmaktadır. Dizin arka kısmında oluşur. İçi sıvı dolu bir şişliktir. Bacaklar Baker kisti, oluşan insanlarda sıklıkla gerginlik hissine yol açar. Herhangi bir dizde oluşabileceği gibi, iki dizde aynı anda görülme ihtimali bulunmaktadır. Dizin arka kısmında oluşur. İçi sıvı dolu bir şişliktir. Bacaklarda zaman içerisinde şiddetli bir ağrı oluşmaktadır. Özellikle bacağı diz kırdığınızda, yürüdüğünüzde ya da merdiven çıkma gibi aktiviteler yaptığınızda sıklıkla şiddetli bir ağrı oluşacaktır. Bu ağrının nedeni kistten kaynaklı olarak olmaktadır. Bu kistin oluşma nedeni diz eklemlerinde olan artrit ya da dizlerde bulunan kıkırdağın yırtılmasından kaynaklı olarak zamanla içi sıvı dolu olan bir kistin oluşması görülmektedir. Baker bölgesinde bulunan şişme ve ağrıya neden olsa bile, yırtılmış olan kıkırdak ya da artrit düzeltilirse bu durum kontrol altına alınacaktır. Diz bölgesinde görülen ve sıklıkla insanların şikayetleri sonucunda ortaya çıkan bir kist türü olmaktadır. Bu kist türü her yaşta görülebilmektedir. Özellikle de çocuklarda daha çok görüldüğü gözlemlenmiştir. Ortopedi uzmanları tarafından yapılacak olan muayene sonucunda kolayca tespit edilebilmektedir.

    Baker kisti belirtileri nelerdir

    Bu kist genellikle herhangi bir belirti vermeden oluşmaktadır. Kistin oluşumuna neden olan kıkırdak yırtığı ya da artrit yırtığının ağrısının olmasından anlaşılmaktadır. Sıklıkla diz arkasında ilk başlarda küçük olan tedavi edilmezse zamanla şişen bir şişlik görülmektedir. Bu şişlik genellikle diz arkasında olmaktadır. Fakat zamanla bacakta da büyük bir şişliğin olduğu görülmektedir. Özellikle bacağı kırıp oturmamız gerekiyorsa o sırada çok şiddetli bir diz ağrısı olacaktır. Dizimizin yumuşak kısımlarında aşırı bir sertlik ya da katılık olacaktır. Bundan dolayı insanlarda ciddi bir gerginlik hissi de olacaktır. Baker kistinin ağrıları hareket halindeyken olabileceği gibi, sadece uzun süre ayakta kalındığı zaman da belirtiler ortaya çıkacaktır. Bu belirtiler sizin hayatınızı olumsuz etkileyeceğinden, mutlaka ortopedi uzmanına giderek muayene olmalısınız.
    Baker Kisti
    Baker kisti neden oluşur

    Dizleri daha kolayca hareket edebilmek için Sinovyal sıvı adında bir sıvı bulunmaktadır. Bu sıvı yağlı olduğundan dizleri daha kolayca hareket ettirir ve sorun olmadan dizlerin hareketini sağlar. Dizlerimizi hareket ettirirken herhangi bir sürtünme olmaması amacıyla da bu sıvı çok önemli olmaktadır. Bazı bünyelerde bazen bu sinovyal sıvının çok fazla üretilmesinden dolayı bacağın arka kısmında bir şişkinlik oluşmaktadır. Bu fazla üretilerek bacak arkasında biriken sıvının artması nedeniyle oluşan şişkinlik kist oluşumuna devam etmektedir. Bu eklemlerde oluşan şişkinlik nedeniyle vücut tarafından üretilen artrit adı verilen iltihap oluşmasına da neden olacaktır. Baker kistinin oluşmasına neden olan bir diğer neden de, dizimizde bulunan kıkırdak dokusunun yırtılması nedeniyle de bu kistin oluşmasına neden olacaktır.

    Baker kisti nasıl tedavi edilir

    Kistin anlaşılması amacıyla, ultrason ya da MR çekilebilir. Eğer kistin olduğu tespit edilirse o zaman doktor tarafından gerekli görürse tedavi yöntemi uygulanır. Fakat bu kistler zamanla kendiliğinden geçecektir. Kistin geçmemesi durumlarda mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. Kist giderek büyüyorsa ve ciddi ağrıların olmasına neden oluyorsa o zaman tedavi olacaktır. İltihabın azalabilmesi amacıyla kortizon tedavisi uygulanabilir. Bu ilaç iltihabı azaltacaktır. Fakat kistin yenilemesini durdurmaz. Doktor tarafından diz içerisine bir enjektör yardımıyla sıvının çekilmesi görülür. Bu sıvı çekilmesi ultrason yardımıyla yapılır. Doktorun uygun görmesi halinde fizik tedaviye yönlendirebilir. Diz bölgesinde yapılacak olan bazı hareketlerin de şişliği ve ağrıyı azaltacaktır. Ağrınız çok olması durumunda ağrı kesici kullanabilirsiniz.

    Baker kisti tedavi edilmediğinde oluşacak komplikasyonlar:

    Baker kistinde oluşan şişlik çok nadiren de olsa patladığı bilinmektedir. Bu sıvının patlaması sonucunda sıv]]>
    Karaciğerde Kist Belirtileri https://www.kist.gen.tr/karacigerde-kist-belirtileri.html Wed, 17 Oct 2018 13:01:06 +0000 Karaciğer Kist belirtileri, Karaciğerde kist oluşumu farklılık gösterebilmektedir. Genel olarak bu kistleri üç farklı guruba ayırabiliriz. Bunlardan ilki parazit kökenli olmayan içi su dolu kistlerdir. Diğer gurupta ise ekinokoku Karaciğer Kist belirtileri, Karaciğerde kist oluşumu farklılık gösterebilmektedir. Genel olarak bu kistleri üç farklı guruba ayırabiliriz. Bunlardan ilki parazit kökenli olmayan içi su dolu kistlerdir. Diğer gurupta ise ekinokokus adlı bir asalak türünün neden olduğu kistler vardır. Her ne kadar bu asalak türü vücudun bir çok bölümünde kist oluşturuyor olsa bile en yaygın görüldüğü yer karaciğerdir. Karaciğerde oluşan kistlerinin en son gurubunda ise iyi ve kötü huylu tümörler yer almaktadır.

    Karaciğerde kist oluşum nedenleri;

    Karaciğerde kistler genellikle kistin oluşum türüne göre farklılıklar göstermektedir. Parazitler tarafından oluşturulmayan  ve tümör yapılı olmayan basit kistlerin oluşum nedeni tam olarak bilinememektedir. Bu kistlerin oluşumunun doğuştan olduğuna inanılmaktadır. Bu kistler genellikle nüfusun yüzde beşinde görülmektedir. Hidatik kist de ise oluşum nedeni ekinokokus adı verilen bir parazit türüdür. Bu parazit türü köpek ve kurt gibi et obur hayvanları konak hayvan olarak kullanmaktadır. Bu parazit köpek ve kurt gibi hayvanların ine bağırsaklarına yerleşir ve burada çoğalarak yumurtalarını oluşturur. Oluşan bu yumurtalar hayvanın dışkısıyla birlikte dışarı atılır. Dışarı atılan yumurtalar koyun, keçi, inek ve deve gibi otçul hayvanlar tarafından ağız yoluyla alınır ve bu parazitler hayvanın kalın bağırsağından kana geçer ve vücudun çeşitli bölgelerine yayılır. Ekinokokus adlı bu parazit hayvanın vücudunda kist oluşumuna neden olur. Hayvanın hastalıklı sakatatını yiyen kurt ve köpek gibi etçil hayvanlar tekrar paraziti alır ve döngü bu şekilde devam eder. Bu döngüye insan bir şekilde dahil olursa bu parazit insanı da hasta eder ve en sıklıkla karaciğere yerleşerek kist oluşumu yapar. Tümör yapılı kistler ise beslenme alışkanlığına, cinsiyete ve sosyolojik durumlara bağlı olarak gelişebilmektedir.

    Karaciğerde kist belirtileri;

    Karaciğer kistleri genel olarak kendini çok belli etmez. Belli bir büyüklüğe ulaştıklarında ve çevre dokulara baskı uyguladıklarında hissedilmeye başlarlar. Basit kistler büyüdüğünde karında ağrı ve tokluk hissi verebilirler. Nadir olarak karaciğerde safra yoluna baskı uygulayıp kapatıp sarılığa neden olabilirler. Karaciğerde hidatik kist oluşumunda ise kist belli bir boyuta gelince elle fark edilebilir, karında şişkinlik hissi ve karında ağrı yapabilir. Ayrıca kist safra yoluna açılırsa sarılığa, karın boşluğuna açılması durumunda ise şok gelişimine neden olmaktadır. Tümör yapılı kistler ise karında şişlik ve karın ağırlarına neden olabilmekte yine nadir görülen bir şekilde sarılığa neden olabilmektedirler. 

    Karaciğer kist tedavisi;

    Karaciğer kistlerinin genel olarak tedavi şekli ameliyattır. Bu kistlerin fark edilmesi durumunda ivedilikle alınması gerekir. Aksi takdirde daha büyük sorunlara neden olabilmektedirler. Bu kistler tomografi, MR, ultrason ve çeşitli biyokimyasal testlerle tam olarak tespit edilebilmektedir. Kistin yapısına göre kapalı veya açık ameliyat tercih edilebilmektedir. Ama tıpta yaşanan teknolojik gelişmelerle genellikle kapalı olarak başarılı ameliyatlar yapılabilmektedir. Parazit kaynaklı hidatik kist de ameliyat öncesi koruyucu amaçlı ilaç tedavisi uygulanabilmektedir. 
    ]]>
    Ganglion Kisti https://www.kist.gen.tr/ganglion-kisti.html Thu, 18 Oct 2018 04:06:30 +0000 Ganglion kisti, el bilek çevresinde ortaya çıkan kist türü olmaktadır. Genellikle el bileğinin üst kısmında görülüyor olsa da, bilek iç kısmında da görülme riski vardır. Ganglion kisti oluştuğunda insanların habis tür Ganglion kisti, el bilek çevresinde ortaya çıkan kist türü olmaktadır. Genellikle el bileğinin üst kısmında görülüyor olsa da, bilek iç kısmında da görülme riski vardır. Ganglion kisti oluştuğunda insanların habis türü olacağından korkarlar. Ganglion kisti selim türlü kistlerdir. Ve diğer organlara asla zarar vermezler. Ganglion ellerde bulunan ve sapı olan içi sıvı dolu olan kistlerdir. İçerisinde oluşan sıvı, su kadar akıcı değildir. Daha çok jel ya da jöle katılığında şeffaf renkte olmaktadır. Tam olarak neden olduğu bilinmiyor olsa da, eklemlerin zorlanma ya da kırılma sonucunda olabileceği düşünülmektedir.

    Çok sık olmasa bile el bileği dışında el parmaklarının eklem bölgelerinde de görülmektedir. Bu kist türü çok hızla büyüyebilmektedir. Büyüdüğü gibi kendiliğinden de küçülebilmektedir. Kendiliğinden geçebilen kist türlerinden olsa da, zaman içerisinde dikkat edilmezse, eklem zorlanması olursa tekrarlama ihtimali oldukça fazla olacaktır. Kadınlarda erkeklere nazaran daha çok görüldüğü, nadiren de olsa çocuklarda da görülmektedir. Bu kist genellikle ağrı yapmaz. Fakat elini çok kullanan insanlarda daha çok görülmektedir. Büyüdüğü zaman sinirlere çok büyük baskı yapacağından ağrı olabilir. Büyüdüğü zaman bilek üzerine baskı yapacağından elini oynatmakta ve ya hareket etmekte çok zorluk çekecektir. Kullanılan atel adında ki sert el bilekliği, ilaç tedavisine rağmen geçmezse ameliyat olması gerekmektedir.
    Ganglion Kisti
    Ganglion kisti nasıl teşhis edilir

    Elinizin üzerinde oluşan şişlikten şikayetçiyseniz ortopedi uzmanına gitmeniz gerekmektedir. Büyüdüğü zaman ağrı oluşacağından tedavi edilmesi gerekmektedir. Doktor tarafından yapılacak muayene sonucunda teşhis konulur. Kitlenin eklemler üzerinde bulunması ve şişliği sayesinde kist olup olmadığı anlaşılır. Görüntüsü yuvarlak olacağı gibi, oval şekilde de olabilir. Elinizle dokunduğunuzda yumuşak bir doku elinize gelecektir. El bileği eklem çevresinde olan, ceviz büyüklüğüne kadar ulaşabilecekken, parmakların eklem bölgesinde olanlar bezelye büyüklüğünde olacaktır. Parmaklar üzerinde olan kist çok ağrı yapacaktır. Dokunulduğunda sert bir cisim elinize gelecektir. Bu yüzden kemik büyümesi zannedilebilir. Tam olarak teşhis koyabilmek için doktor tarafından ultrason, röntgen ya da MR isteyebilir. Bunların sonucunda kesin teşhis konulacaktır.

    Ganglion kisti tedavisi nasıl olur

    İlk başlarda çok fazla bilek çevrenizi hareket ettirmemek adına özel üretilen içerisinde demir olan Atel adı verilen bileklik sayesinde kistin küçülerek geçmesi amaçlanır. Doktorun gerekli görmesi halinde ilaçlarda kullanılabilir. Büyümüş olan kistin içinde bulunan sıvı doktor tarafından bir enjektör ile boşaltılabilir. Bu yöntem tekrarlama olasılığı olacağından çok tercih edilmemektedir. Kistin çok büyümesi ve ağrının daha da artarak hayatı olumsuz yönde etkilemesi ya da herhangi bir ağrı olmaması halinde sadece estetik olarak şişkinlik rahatsız edici olacağından cerrahi yöntem ile o kistin bulunduğu yerden çıkarılması gerekmektedir. Ameliyat lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Ameliyat sonrasında bazı durumlarda, fizik tedaviye girmeleri gerekebilir. Doktor tarafından verilen ilaçlar düzenli olarak kullanılarak, ağrı olmaması için üzerine soğuk uygulanabilir. İlk bir hafta boyunca mutlaka kolun kalp hizasından yüksekte olması gerekmektedir. Cerrahi operasyona girmiş olan hastanın normal süreçler altında 3 hafta sonra yaşantısına geri dönebilir.

    ]]>
    Kist Tedavisi https://www.kist.gen.tr/kist-tedavisi.html Thu, 18 Oct 2018 10:16:58 +0000 Kist tedavisi, vücutta bulunan her kist için ayrı bir tedavi uygulanmaktadır. Bunun için öncelikle kist, vücudun bazı bölgelerinde anormal şekillerde oluşabilen ve hastalıktır. Kistlerin pek çoğunun çevresini kaplayan za Kist tedavisi, vücutta bulunan her kist için ayrı bir tedavi uygulanmaktadır. Bunun için öncelikle kist, vücudun bazı bölgelerinde anormal şekillerde oluşabilen ve hastalıktır. Kistlerin pek çoğunun çevresini kaplayan zarın iç kısmı sıvı doludur ve sıvı iltihaptır. Kist tedavisinde eğer bu sıvı vücuda dağılır ise vücudun mikrop kapması kaçınılmaz olacaktır. Kist toplumumuzda çoğunlukla kanser ile bağdaştırılan bir hastalıktır ve bu nedenden dolayı kist olan kişiler der dikkat çeken bir korku hal alır. Ancak kistlerin pek çoğu iyi huyludur ve kanser hastalığına neden olmamaktadır. Kist kişilerin bünyesine göre veya bulunduğu yere farklı boyutlarda oluşabilir. 

    Kist tedavisi için öncelikle kistin durumu göz önünde bulundurulur. Günümüzde en yaygın görülen kist çeşitleri yumurtalık kisti, göğüs kisti, diş kisti, akciğer kisti ve karaciğer kisti... Bazı kistler kişilere hiçbir belirti vermeksizin ortaya çıkabilir. Özellikle bayanlarda görülen çikolata ve yumurtalık kisti tesadüfen jinekolojik muayene esnasında görülebilir. Belirti vermeksizin gelişme gösteren kistler oldukça sinsidir ve kişide bir anda büyüme ve gelişmeye neden olabilir. Böyle durumlarda her zaman erken teşhis ve tedavi önemli bir yer tutmaktadır.

    Kist Tedavisi

    Kist Tedavisi Nasıl Yapılır

    Kist tedavisi için öncelikle kistin türüne bakılır. Her kist için ayrı bire tedavi yöntemdir. Bunun için farklı kistler için aynı yöntem kullanılmaz. Kistin türü anlaşıldıktan sonra uygun tedavi yöntemi seçilip uygulanır. Bu hususta her zamanki gibi kistin erken teşhis edilmesi önemlidir. Kist tedavisinde kistin iyi huyu olup olmadığının bilinmesi gerekir. Eğer kist iyi huylu ise ameliyat ile alınması tercih edilir. Ameliyat ile alınmayan iyi huylu kistler zamanla büyüme gösterip kötü huylu kiste dönüşebilir. 

    Kist eğer kötü huylu ise bunun için öncelikle parça alınıp kistin durumu öğrenilir. Eğer kist kanser hücreleri barındırıyor ise cerrahi bir operasyon ile alınması gerekir. Lakin bulunan kist eğer çok hassas ise lazer operasyon ile alınmasında fayda olacaktır. 

    Kist Türüne Göre Tedavi Seçenekleri

    Yumurtalık Kisti Tedavisi

    Yumurtalık kisti bayanlara özgü bir kisttir ve yaş sınırlaması yoktur. Her yaştan kişide görülmesi olağandır. Ancak çoğunlukla 20 ile 40 yaş grupları arasında sık görülür. Bu yaşlarda görülen kistlerin pek çoğu da iyi huyludur. Yumurtalık kisti tedavisi için öncelikle kistin durumuna ve boyutuna bakılır. Ardından ultrason muayene yapılır ve kistin bulunduğu bölge belirlenir. Eğer ultrason görüntüde kistin iyi huylu olmadığı tespit edilirse kistin vakit kaybetmeden ameliyat ile alınması hedeflenir. Kist eğer iyi huylu ise ama boyutu normalden çok büyük ise kansere yol açacağı düşünülür ve cerrahi bir operasyon ile kist bölgende alınır.

    Diş Kisti Tedavisi

    Diş kistinin tedavisinde öncelikle kistin dişin üst damakta, diş etinde veya çeneye yakın bir yerde olup olmadığı tespit edilir. Ardından dişlerin zamanla yok olmasına neden olacak olan kistler bölgeden ameliyat ile alır. Kistin çıkarıldığı bölgede görülen çukur zamanla kapanıp eski halini alacaktır.

    Çikolata Kisti Tedavisi

    Çikolata kistleri iyi huylu kistlerdir ve kanser hastalığına sebebiyet vermez. Çikolata kistinin bölgeden alınması için kişiye açık veya kapalı ameliyat uygulanır. Ancak son zamanlar da en çok tercih edilen yöntem kapalı ameliyattır. Kapalı ameliyatın ardından kişinin iyileşme süreci diğer seçene göre hızlıdır. Bunun için çikolata kisti ameliyatı olacak kişiler en çok kapalı ameliyat tercihini istemektedir.

    Karaciğer Kisti Tedavisi

    Karaciğer kisti ilk zamanlarda kişilerde her hangi bir belirtiye sebebiyet vermeden ilerlemektedir. Şikayet ve belirti vermeksizin gelişen bu hastalık toplumumuzda en sık görülen kist çeşitlerinden biridir. Karaciğer kistleri çoğunlukla iyi huy]]> Hemorajik Kist https://www.kist.gen.tr/hemorajik-kist.html Thu, 18 Oct 2018 21:40:11 +0000 Hemorajik kist, kadınlarda yumurtalık olarak adlandırılan bölgede oluşumu sıkça gözlenen kist türüdür. Bu kist oluşumları tıp literatüründe corpus hemorajikum olarak isimlendirilmiştir.Corpus hemorajikum Hemorajik kist, kadınlarda yumurtalık olarak adlandırılan bölgede oluşumu sıkça gözlenen kist türüdür. Bu kist oluşumları tıp literatüründe corpus hemorajikum olarak isimlendirilmiştir.

    Corpus hemorajikum kistleri ne zaman görülür 


    Bu kistlerin oluşum dönemi yumurtlama dönemidir. Oluşum nedenleri korpus luteum bölgesinde kanama olmasındandır.  Kanama olması nedeni ile folikül kistinde büyüme gözlenir. 4 ile 5 cm boyutlarına ulaşan mor renkli corpus hemorajikum kisti meydana gelmiştir. Bu kist türü genel olarak sağ yumurtalıkta yada sol yumurtalık kısmında tek yumurta olarak görünür. İki yumurtalık kısımlarında birlikte görülmesi oldukça ender rastlanan bir durumdur. Bu oluşumlara hamilelik elde edebilmek için yumurtlama tedavisi uygulanan kimselerde görülür. Ayrıca kanın pıhtılaşmasını önleyen ilaçları kullananlarda olabilmektedir. Kasıklarda yada ilişki kurulması sırasında ağrılı durumlara yol açabilmektedir.

    Folikül kist oluşumları iyi huylu olarak bilinen kistlerdendir. Aslına bakılırsa her kadın her ay bir yumurta atar ve atılan yumurtalar kistin içerisinde büyür. İki adet görülmesinin ortasındaki zamanda bu yumurta 2 cm boyutuna ulaşır. Sonrasında olgunlaşması tamamlanan yumurta yırtılarak yumurtalık kanalına geçer. Bazı durumlarda yumurta atılmaz ve bunun sonucunda o yumurta kiste döner.  Bu oluşum bir süre geçince 5 cm boyutuna ulaşır ve sonrasında da belirli bir sürede kaybolur. Bu neden ile çoğu durumda bu kistler kişide herhangi bir belirtiye neden olmaz. Yani her kadında meydana gelebilen doğal bir olaydır.

    Hemorajik Kist
    Hemorajik kistlerde tedavi aşaması

    Tipik bir görünüme sahip oldukları için kolayca tanı konabilmektedir. 4 cm ile 6 cm boyutlarındadırlar  Genel olarak özel bir tedaviye ihtiyaç olmaksızın kaybolmaktadırlar. Bu kendiliğinden kaybolma süreci 1 ile 2 ay sürebilmektedir. Ender olarak yırtılma yada torsiyon denilen nedenler ile karın içinde kanama şiddeti yükse ağrılara yol açabilirler bu durumlar cerrahi müdahaleleri gerektirebilen durumlardır. Kist oluşumları genellikle ameliyat olmayı zorunlu kılan durumlarmış gibi görülürler ama durum gerçekte böyle değildir. Çünkü her kadında her ay 2 cm ile 3 cm boyutlarına ulaşabilen yumurta kistleri oluşmaktadır. Bu kistler de yumurta içinden atılarak kaybolmaktadırlar. Bu nedenle kist için mutlaka ameliyat gerekli diye düşünerek acele ile ameliyata karar vermeyin.
    ]]>
    Kist Nasıl Tedavi Edilir https://www.kist.gen.tr/kist-nasil-tedavi-edilir.html Fri, 19 Oct 2018 01:24:21 +0000 Kist nasıl tedavi edilir, kist içi sıvı dolu genellikle selim keseciklerdir. Vücutta her hangi bir organda ortaya çıkabilir. Genellikle iyi huyludurlar ve tedavi gerektirmezler. Kistin şekli, büyüklüğü ya da konumland Kist nasıl tedavi edilir, kist içi sıvı dolu genellikle selim keseciklerdir. Vücutta her hangi bir organda ortaya çıkabilir. Genellikle iyi huyludurlar ve tedavi gerektirmezler. Kistin şekli, büyüklüğü ya da konumlandığı yer göz önünde bulundurularak cerrahi ile temizlenebilir.

    Kist tek bir tane olabileceği gibi aynı yerde birkaç tane birden oluşum gösterebilir. Vücutta oluşan iyi huylu kistler bazen hiçbir belirtiye neden olmaz. Bu kistler bazen başka bir muayene sırasında fark edilebilir.  Bazı kist türleri epey gelişerek çevre dokularda olumsuz etki yaratabilir. Bu etki nedeniyle kişide ağrı ya da daha değişik yakınmalar oluşabilir. Kist oluştuğu yere ve türüne göre farklı belirtiler verebilir.

    Kist Türüne Göre Tedavi Şekilleri

    Yumurtalık (Over) Kisti: Yumurtalık kisti kadınlara özgü bir hastalıktır ve her yaş grubunda ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda yumurtalıklarda kist olduğu fark edilemeyebilir. Yumurtalık kisti menopozdan önce ortaya çıkarak menopoz döneminde kendiliğinden yok olabilen özelliğe sahiptir. Yumurtalıklarda oluşan yumurtalık kisti 2-30 santim boyutuna kadar ulaşabilir. Kist nedeni genellikle hormonlar gösterilir.

    Yumurtalık kisti tedavisi kistin boyutuna ve türüne göre farklılık gösterebilir. Kistin şekli ve bulunduğu yere göre tedavi seçeneği seçilir. Kistin zararsız olduğu fark edilirse müdahale yapılmaz.  Ancak kist büyükse ameliyat ile çıkartılması uygun görülebilir. Bu tarz kistlere müdahale edilmezse başka yerlere yayılım gösterebilir. Yumurtalıklarda oluşan kist çok büyükse kanser ihtimali göz önünde bulundurulur. Kist ya da kistler laparoskopi yöntemi ile çıkartılır. Yumurtalık kisti tedavisi laparoskopi yani kapalı ameliyat ile gerçekleştirilir.

    Kist Nasıl Tedavi Edilir

    Akciğer Kisti: Akciğer vücudun en önemli organlarından biridir ve diğer organlarda olduğu birçok hücreden oluşur. Akciğer kisti bazen doğuştan bazen de ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilir. Sigara, hava kirliliği gibi faktörler akciğer kisti oluşumunu tetikleyebilir. Aynı zamanda akciğer kisti enfeksiyon ya da travma sonrası ortaya çıkabilir.

    Akciğerlerde oluşan ufak, her hangi bir şikayete yol açmayan kistler için bir müdahale yapmaya gerek yoktur. Fakat kistin takip edilmesi gerekir. Enfeksiyon kaynaklı kistler kişide sorun yaratmasa bile mutlaka tedavi edilmelidir. Tedavi cerrahi ile yapılır. Daha önceki yıllarda açık ameliyatlar tercih edilmekteyken günümüzde kapalı ameliyat yöntemi tercih edilerek kistler temizlenmektedir.

    Karaciğer kisti: Karaciğer kisti parazit ya da enfeksiyon nedeniyle oluşmamışsa ve hastada bir belirtiye yol açmamışsa her hangi bir tedavi gerektirmez. Parazit ve enfeksiyon kaynaklı kistler şikayete yol açmasa bile tedavi edilmelidir. Karaciğer kisti iki farklı yöntem kullanılarak tedavi edilebilir. Birinci seçenek ilaç tedavisi ikinci seçenek ise cerrahidir.

    ]]>
    Böbrek Kisti Ameliyatı https://www.kist.gen.tr/bobrek-kisti-ameliyati.html Fri, 19 Oct 2018 13:09:48 +0000 Böbrek kisti ameliyatı, Böbrek kisti, böbrek hücrelerinde anormal bir şekilde şişmesi ve bu şişliğin zamanla sıvı ile dolması olarak açıklanabilir. Kistler genellikle zararlı değildir ve neredeyse 60'dan daha faz Böbrek kisti ameliyatı, Böbrek kisti, böbrek hücrelerinde anormal bir şekilde şişmesi ve bu şişliğin zamanla sıvı ile dolması olarak açıklanabilir. Kistler genellikle zararlı değildir ve neredeyse 60'dan daha fazla hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilir. Böbrek kistleri böbrek yetmezliği ya da kanserle de alakalı olarak gerçekleşebilen ve bu nedenle yakın takip edilmesi gereken bir hastalık türüdür.

    Genetik, genetik harici ortaya çıkabileceği gibi farklı bir hastalık ile beraber de ortaya çıkabilir. Böbrek kisti çocukluk dahil her yaşta görülebilen bir rahatsızlıktır. Bazen tek bazen çoklu olarak oluşum gösterebilir. Böbrekte birden fazla kist oluşmuşsa her bir kistin ayrı ayrı incelenip değerlendirilmesi gerekir. Böbrek kisti muayenesi ile kistin bulunduğu yer, kistin şekli, kistin büyüklüğü ve yapısal özellikleri ayrı ayrı incelenir.

    Böbrek kistini teşhis etmek için ultrason ve tomografi gibi görüntüleme teknikleri kullanılır. Tanı anında kistin kanser riski yaratabileceği, farklı hastalıklara yol açabileceği ve diğer organları etkileyip etkilemediği detaylı bir şekilde incelenir. Böbrekten birden fazla oluşan kistler böbrek yetmezliği gibi ciddi bir sağlık sorununa zemin hazırlayabilir. Böbrek kistinde tedavi seçeneği cerrahi ve takipten oluşmaktadır.

    Böbrek Kisti Ameliyatı

    Böbrek Kisti Ameliyatı

    Böbrek kisti ameliyatında Laparokopik ve robot yöntemi kullanılır;

    Laparoskopik Böbrek Kisti Ameliyatı: Laparoskopik cerrahide böbrek kistine ulaşabilmek için ciltte 1 santimden daha ufak 3 adet kesi açılır. Açılan kesilerden özel bir alet yerleştirilerek doktor ameliyatı gerçekleştirir. Kesilerden yerleştirilen özel kamera sistemi sayesinde bölge 10 kat büyütülerek monitörden izlenebilir. Bu sayede kistin kanser riski taşıyıp taşımadığı kolaylıkla tespit edilebilir. Ayrıca Kistin içinde bulunan sıvı bu yöntem ile kolaylıkla kontrol altına alınabilir. İşlemde kist duvarı alınarak laboratuvara incelenmeye gönderilir. Eğer alınan örnekte kanser teşhisi konulursa böbrekte kansere yönelik cerrahi işlem yapılır. Bu işlem ile böbreğin bir kısmı ya da tamamı alınabilir.

    Böbrek Kisti Robot Ameliyatı: Robotik cerrahide de tıpkı laparoskopik cerrahide olduğu gibi kiste ulaşmak için 1 santimden daha ufak olmak üzere 3 adet kesi açılarak yapılır. Kesiden ufak bir kamera ve robot kollu aletler yerleştirir. Bu aletler sayesinde kisti bulunduğu yerden çıkarır. İşlem anında yine kamera sistemi sayesinde bölge 10 kat büyütülerek monitörden izlenir. Kanser olasılığı kolaylıkla tespit edilir ve kist sıvısının kontrolü monitör yardımı ile sağlanır. Yine kistten alınan örnek parça laboratuvara incelenmek üzere gönderilir. Kanser sonucuna ulaşılırsa böbrekte kansere yönelik ameliyat gerçekleştirilir.

    Not: Kist cerrahisi sırasında kanama gerçekleşebilir. Fakat cerrahi deneyimli bir ekip tarafından yapıldığında bu olasılığın oluşma ihtimali yok denecek kadar azdır. Cerrahiden sonra kistte nüksetme olasılığı olabilir.

    ]]>
    Anekoik Kist Tedavisi https://www.kist.gen.tr/anekoik-kist-tedavisi.html Fri, 19 Oct 2018 21:55:23 +0000 Anekoik Kist Tedavisi, Anekoik kistler genellikle iyi huylu kistlerdir. Fakat tedavi edilmezse çok tehlikeli bir hal alabilirler. Anokoik kistin tedavisinde hastanın yaşı, kistin büyüklüğü, saf kist mi yoksa s
    Anekoik Kist Tedavisi, Anekoik kistler genellikle iyi huylu kistlerdir. Fakat tedavi edilmezse çok tehlikeli bir hal alabilirler. Anokoik kistin tedavisinde hastanın yaşı, kistin büyüklüğü, saf kist mi yoksa solid yapıda mı olduğu, etrafına yapışık olup olmadığı, tedaviye başlamadan önce saptanır ve kistin durumuna göre bir tedavi yöntemi uygulanır. 

    Anekoik kistlerin tedavisi kistin türüne göre farklılık gösterir. Sık görülen basit kistler için genelde takip yöntemi tercih edilir. Memede ve yumurtalarda bulunan kistlerin sebebi genellikle hormonlar ile alakalıdır. Bu sebepten dolayı, gözlem döneminde memede ve yumurtalarda bulunan kistlerin tedavisi için bazı durumlarda doktorlar doğum kontrol hapı kullanılmasını tavsiye ederler. Bu haplar kistin tamamen yok olmasını sağlamasa bile küçülmesini sağlamaktadırlar. İltihap içeren kistlerde devamlı antibiyotik tedavisi uygulanır. Boyutu 8-10 cm'den fazla olan kistlerde veya takip sonucunda sürekli büyüme gösterdiği anlaşılan kistlerin ve kötü huylu olma ihtimali olan kistlerin cerrahi müdahale ile alınması gerekir.

    Anekoik Kist Tedavisi
    Menopoz döneminde kadınlarda görülen kistleri diğerlerine göre daha tehlikelidir. Kanser olma ihtimali vardır. Kişinin bir an önce kitlesinin alınması veya tedaviye başlanması gerekmektedir. Fakat 5 cm den küçükse, kiste uygulanan test sonuçlarına göre sadece takip etmek yeterli olacaktır.

    Anekoik Kist Alındıktan Sonra Tekrar Oluşur Mu

    Kistlerin tekrarlaması, kişinin bünyesine yada kistin cinsine göre değişir. Tekrarlama ihtimali vardır. Bu yüzden ameliyattan sonra ki, birkaç ay takip etmek gereklidir.

    Anekoik Kistler Tedavi Edilmezse, Hasta Ne Gibi Sorunlarla Karşılaşır

    Anekoik kist iyi huylu bile olsa büyüyorsa, daha da büyüyerek yırtılabilir. Bu yırtılma hastanın içine kanama yapmasına ve hastanın kaybedilmesine neden olabilir. Kötü huylu bir kist ise, yayılarak ameliyat edilemez bir hale gelebilir. Bu da hasta için hayati bir risk demektir. Bu yüzden vücudun neresinde olursun kistlerin her çeşidi çok ciddiye alınması gereken bir rahatsızlıktır.  Bu yüzden kistlerin takip ve tedavi edilmesi hastanın hayatı için çok büyük bir öneme sahiptir.
    ]]>
    Fibroadenom Kist https://www.kist.gen.tr/fibroadenom-kist.html Sat, 20 Oct 2018 07:17:24 +0000 Fibroadenom Kist, Lastik kıvamlı, yuvarlak veya yumru, sınırları belirgin, iyi huylu bir meme kitlesidir. Fibroadenom kist genellikle ağrısız olur ve elle muayene sırasında çok hareketli oldukları görülür. Sıklıkla 20-40 yaşl Fibroadenom Kist, Lastik kıvamlı, yuvarlak veya yumru, sınırları belirgin, iyi huylu bir meme kitlesidir. Fibroadenom kist genellikle ağrısız olur ve elle muayene sırasında çok hareketli oldukları görülür. Sıklıkla 20-40 yaşları arasında görülür fakat ileri ki yaşlarda da görülebilir. Fibroadenom kistin çapı 1-3 cm'dir. Bazen bu kistler büyük boyutlara ulaşabilir ve bunlara dev veya jüvenil fibroadenom adı verilir. Fibroadenom belirtileri çoğunlukla kitlenin yerine ve büyüklüğüne göre değişiklik gösterir. Fibroadenom kist içindeki hücreler normal meme dokusundaki hücreler ile aynı olduğundan, fibroadenom vücutta salgılanan hormonlardan aynen meme dokusu gibi etkilenirler. Çoğunlukla hamilelik dönemi ve sonrasında süt emzirme döneminde büyüme gösterebilir ve bu dönem geçtikten sonra ise küçülebilir. Fibroadenom kist genellikle menopoz dönemi sonrasında küçülme gösterir. Östrojen hormonu alınımı fibroadenom kistte büyümeye neden olabilir. Doğum kontrol haplarının fibroadenom kist üzerinde ciddi bir etkisi yoktur. Fibroadem kistti olan kişiler genelde meme kanseri korkusu taşırlar, memede fibroadenom kist varlığı, ileri ki zamanlarda kişinin meme kanseri riskini arttırmaz.

    Fibroadenom Kist Tanısı

    Fibroadenom kistin tanısı çok önemlidir. Genç bayanlarda göğüs dokusu yoğun olduğu için, fibroadenom kistler bazen fark edilemeyebilir. Fark edilenlerde de düzgün lezyonlar şeklindedir. Daha ileri ki yaşa sahip olan bayanlarda lezyon içinden kaba kireçlenme görülür. Tanıda kullanılan görüntüleme yöntemi ultrasondur. Ultrason genel olarak, fibroadenom kistlerin diğer kistlerden ayrılmasına yardımcı olur. Tanıda muayene ve ultrason genellikle yeterli olur. 
    Fibroadenom Kist
    Fibroadenom Kist Tedavisi

    Fibroadenom kist hasta 40 yaşının altında ise iğne biyopsisi ya da true cut biyopsi ile örnek alınarak incelemeye yapılır. İnceleme yapıldıktan sonra cerrahi işlemle çıkarılır. Fibroadenom kistler genellikle estetik açıdan büyüdüğü, ele geldiği ve  hasta kişide kaygı oluşturduğu için çıkartılır. Fibroadenom kist ameliyatı eğer küçük ise lokal anestezi altında çıkartılarak yapılır. Kişinin yaşı küçük fakat fibroadenom kisti büyük ise genel anestezi uygulanır. Genellikle fibroadenom kist ameliyatından sonra herhangi bir belirti görülmez. Eğer bir belirti görülür ise tanıda yanlışlık yapılmış olabilir. Tanının tekrarlanması ve tanıya uygun tedavi uygulanması gerekir.]]>
    Kist Çeşitleri https://www.kist.gen.tr/kist-cesitleri.html Sat, 20 Oct 2018 08:45:08 +0000 Kist çeşitleri, kistler vücutta içeriği sıvı ya da yarı katı olan bir maddeyle dolu boşluklardır. Kistlerin içi epitel dokuyla döşeli olduğunda bu gerçek kist, bununla döşeli olmayanlar ise yalancı kist olarak t Kist çeşitleri, kistler vücutta içeriği sıvı ya da yarı katı olan bir maddeyle dolu boşluklardır. Kistlerin içi epitel dokuyla döşeli olduğunda bu gerçek kist, bununla döşeli olmayanlar ise yalancı kist olarak tanımlanır. Oluşumları bazılarında iç organlar ya da doğumsal kaynaklı bozukluklar nedeniyle olsa da, genellikle iltihap nedeniyle olur. Diş kisti iltihapla oluşan kist türlerindendir. Bazıları ise parazit kaynaklı oluşabilir.

    Kist çeşitleri nelerdir

    Çok sayıda kist bulunsa da, bunların en fazla görülenleri aşağıdaki gibidir. 

    Alt deri kisti: Bu çeşit kistler doğuştan olabileceği gibi, sonradan da oluşabilir. Sonradan oluşanlar genellikle cerrah operasyonlar ve travma nedeniyle meydana gelir. En fazla boyunda, yüzde, erbezlerinde ve apış arasında görülür. Kistlerin içinde sarı bir sıvı bulunur. Tedavi edilmeleri için ameliyatla alınmaları gerekir.

    Üst deri kisti: Üst deride cilt altı dokusunda oluşan bu kistler genellikle doğuştan vardır. Alt deri kistleri gibi ameliyatla tedavi edilirler.

    Yağ dokusu kisti: Bunlar yağ bezlerindeki büyümeden dolayı oluşur. Vücutta çeşitli bölgelerde etkili olabilirler. Cilt altında ya da üzerinde oluşabilirler. İçi beyazımsı, yumuşak ve yağlı olan bir sıvıyla dolu olur. Bunlarda ameliyatla tedavi edilir.

    Kist hidatik: Bu kistler vücuttaki en tehlikeli olan türlerdir. Akciğerde, karaciğerde ve bazı dokularda bozukluklara neden olur. Kistlerin oluşumu köpeklerin ince bağırsağında olan tenya ekinokokusun dışkıyla birlikte dışarıya atılması ve bunun içme sularına, sebze ve meyveye bulaşmasıyla, insanlarında bunları tüketmesiyle olur. Yumurtalar insan ince bağırsağında kurtçuklara neden olur. Kurtçuklar bağırsaklarda damar sistemine girip, buradan karaciğere ulaşır. Eğer karaciğerde tutunamaz iseler sağ kalbe geçer, buradan da akciğere ulaşırlar. Bundan sonra kan dolaşımı yoluyla diğer iç organlara gidebilirler. Hangi organa yerleşirlerse, burada kist hidatik denen kistik yapıları meydana getirirler. Bunların % 70 kadarı karaciğerde yerleşmektedir. İltihabi dokuya yerleşen kurtçuklar, burada iltihabi tepkimeye neden olur. Bu ortalama 30 gün içinde kist şekline dönüşür. Bazı kistler yaklaşık 10-20 yıl içinde büyüyebilir. Büyüme arttıkça kistin yerleştiği dokuda yıkım olur. Bu kist türleri karaciğer ve akciğeri ayrı ayrı etkilediğinden, değerlendirilmeleri farklı olur.

    Kist Çeşitleri

    Karaciğer kist hidatiği: Karaciğere yerleşen kistlerde % 90 oranında safra yolları ile safra akımını engelleme olur. Hastada bulantı ve kusma, karnın sağ üst tarafında sancı, karın ağrısı, solunumda zorlanma, farklı derecede sarılık, yüksek ateş gibi belirtiler görülür. Eğer kist büyürse, bu elle bile fark edilebilir. Tedavisinde kistin ameliyat edilmesi gerekir.

    Akciğer kist hidatiği: Bu tür kistler genellikle sağ akciğeri etkiler. Uzun yıllar herhangi bir belirti vermeden gelişimini sürdürebilir. Başlangıçta göğüs ağrısı, öksürük ve kanlı balgam gibi belirtiler gösterir. Nadiren kist plevra boşluğuna yönelir. Bu olursa şiddetli göğüs ağrısı, nefes alma zorluğu, morarma etkisi ve şok gibi daha ağır etkiler olabilir. Röntgen ve laboratuvar tetkikleri yapılarak tanı konan kistler, ameliyatla tedavi edilir.

    ]]>
    Beyinde Kist Neden Oluşur https://www.kist.gen.tr/beyinde-kist-neden-olusur.html Sun, 21 Oct 2018 08:15:00 +0000 Beyinde kist nasıl oluşur, merak edilen konular arasında yer almaktadır. Beyin ve omuriliğin etrafını saran zara araknoid adı verilmektedir. Mikroskop altında bu zar örümcek ağına benzetildiği için eski Yunancada
    Beyinde kist nasıl oluşur, merak edilen konular arasında yer almaktadır. Beyin ve omuriliğin etrafını saran zara araknoid adı verilmektedir. Mikroskop altında bu zar örümcek ağına benzetildiği için eski Yunancada yani Hellence de  araknoid ismini almıştır. Araknoid adı verilen kistler beyin omurilik sıvısı benzeri sıvı dolu kistlerdir. Araknoid adı verilen kistler intrakranial yer kaplayan lezyonların yaklaşık %1'ini oluşturmaktadır. Tüm yaş gruplarında görülebilen bu hastalık genel olarak çocukluk çağında tespit edilmektedir Ancak erkeklerde biraz daha sık görülmektedir. Araknoid adı verilen kistler doğumsal olabileceği gibi travma, infeksiyon ya da kanama sonrası da gelişebilir. 

    Beyinde Kist Nasıl Oluşur

    Travmatik araknoid kistler yaklaşık olarak ortalama 1 ile 5 yıl içinde oluşmaktadırlar. Beyinde en sık yerleştiği yer orta fossa yani çukurdur. Daha sonra ise azalan sırayla arka çukurda, suprasellar bölgede, frontal konveksitede ve interhemisferik fissür şeklinde görülür. Kafa içinde bulunan araknoid kistlerin yaklaşık yarısı beynin orta fossada yani şakak bölgesinde görülür. Bu bölgede bulunan araknoid kistler sağa oranla 3-4 kat daha fazla olmak üzere sol tarafta yerleşim gösterir. Bu kistler üç tipe ayrılmıştır. Tip 1 en küçük olanıdır ve beynin şakak kısmında bulunur. Bunlara genellikle herhangi bir tedavi gerekmez. Dikdörtgen şeklinde olan kistler ise tip 2 olarak adlandırılmaktadır. Bu tip kistlerde ise tedavi yöntemi kesinlikle cerrahi müdahaledir. Tip 3 adı verilen kist ise en büyük olandır. Beyinde baskıya bağlı bulgu verirler. Araknoid adı verilen kistler beyinde yerleştiği bölgeye de bağlı olarak baş ağrısı, nöbet geçirme, güçsüzlük gibi şikayetlere yol açabilir. Orta çukur kistleri nadiren multipl görülür. Bu durum Marfan Sendrom, nörofibromatozis gibi hastalıklar ile ilişkili olabilir. Yine daha çok orta çukur araknoid kistler de görülebilen nadir bir durumdur. 

    Beyinde Kist Neden Oluşur
    Bu durum genel olarak travmayı takiben kistin rüptüre olması ve beyin zarı arasında kanama olması sonucunda ortaya çıkar. Ayrıca tanı konulurken epidermoid kist ilk akla gelmesi gereken bir durumdur. Bilgisayarlı beyin tomografisi, MR görüntülemede önemli ve yeterlidir. Nöbet geçirme, çok şiddetli baş ağrısı, kistin yırtılmasında dolayı oluşan kanama, takiplerde kist boyutunda artış gibi durumlarda operasyon gerekmektedir. Genel olarak üç tür cerrahi işlem uygulanmaktadır. Bunlar;
    • Kiste şant takılması
    • Açık ameliyat ile mikroskop kullanarak kistin beyin alt bölümünde ki BOS yolları ile ağızlaştırılması
    • Endoskop ile kistin beynin alt bölümünde ki BOS Yolları ağızlaştırılması
    Genellikle kist içine takılan şant kist içinde bulunan sıvıyı karın boşluğu içine boşalmasını ve oradan da tekrar kana karışmasını sağlar. Şant hemen hemen ömür boyu kalacaktır ve bu nedenle beyin karıncıklarına takılan şantlarda olduğu olduğu gibi tıkanma, enfeksiyon, kopma ve kırılma gibi durumlar ortaya çıkabilir. Ameliyat olarak riski çok az olmasına karşın şantın uzun dönemde riskleri fazladır. Kafatasının açılarak, ameliyat mikroskobu ile beyin tabanında ki normal BOS yolları ile kist arasında pencereler açılması bir diğer yöntemdir. Böylelikle kist içindeki basınçlı sıvı açılan pencerelerden normal BOS yollarına karıştırarak sonunda emilmesi gereken yere ulaşır. Kistler şant takıldıktan sonra olduğu gibi hemen küçülmezler. Daha uzun sürede küçülür fakat içinde basınçlı sıvı bulunmaz. Aynı işlem endoskop kullanarak kafatasına sadece bir delikten yapılabilir. Endoskopik ameliyatta ise cilt kesisi 2 ile 3 cm'dir. Endoskopik girişim ise özel eğitim ve deneyim gerektirmektedir. 
    ]]>
    Kist İçin Bitkisel Çözüm https://www.kist.gen.tr/kist-icin-bitkisel-cozum.html Sun, 21 Oct 2018 14:06:08 +0000 Kist İçin Bitkisel Çözüm, Kapalı bir kesecik ya da kapsül şeklinde oluşan genellikle sıvı ya da gazla dolu olan kabarcığa benzer bir kitledir. Sayıları bir tane olabileceği gibi sayılamayacak kadar da çok olabilir.
    Kist İçin Bitkisel Çözüm, Kapalı bir kesecik ya da kapsül şeklinde oluşan genellikle sıvı ya da gazla dolu olan kabarcığa benzer bir kitledir. Sayıları bir tane olabileceği gibi sayılamayacak kadar da çok olabilir. Boyutları değişmektedir. Bazıları ağrıya sebep verirken bazıları ise belirti bile vermez.

    İbrahim Saraçoğlu'na Ait Olan Yumurtalık Kisti-Polikistik Over İçin Kuru Soğan Kürü:
    • Yumurtalıklardaki kisti  ortadan kaldırdığı bilinmektedir.
    • Vajinada oluşan akıntı için ,erken oluşan menopoz, çikolata kisti, 3 cm den küçük miyomlar, adet düzensizliği ve polikistik over şikayeti olan bayanlar içinde mükemmel bir çözüm yoludur.
    • Soğan kürünün regl döneminde içilmesinin bir sakıncası yoktur ancak en etkili olacağı zaman adet döneminin bitiminden en erken 7 gün sonradır.
    • Kür uygulandıktan sonra 2. adetinizi görmeden 10 gün önce tekrar beş gün veya yedi gün bu soğan kürünü uygulamalısınız.
    • Hamile kalmak isteyen kadınlar  bu kürün üzerine kuru incir kürünü uygulaması da gerekmektedir.
    • Bu soğan kürünü 15 günden fazla uygulamanız sakıncalıdır.
    • Bu kürü uygulamaya koyduğunuzda 2. veya 3. günden sonra akıntılarınızın çözüldüğünü ve fazlalaştığını görecek ve fark edeceksiniz.
    Soğan Suyu Kürü
    • Bir orta boy beyaz soğanı dörde bölün (Kırmızı ve mor soğan olmamalı) .
    • Önceden kaynatılmış 2 bardak suyu klorsuz suya koyarak 5 dakika kaynattıktan sonra içine başka bir şey katmadan öğle ve akşam yemeklerinden önce birer bardak suyunu için.
    Kist İçin Bitkisel Çözüm
    Yumurtalık Kistleri İçin Doğal Çözümler
    • İyot alımını artırmak: İyot bakımından zengin gıdaları beslenmeye dahil etmek tiroid bezinin fonksiyonunu iyileştirmeye yardımcı olabilir.
    • Daha fazla sebze tüketmek: Yeni kistlerin oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.
    • Potasyum bakımından zengin yiyeceklerden beslenmek: Kist oluşumunun nedeni potasyum eksikliği ise potasyum bakımından zengin olan yiyecekleri tüketmek kist oluşumunu azaltabildiği bilinmektedir. Elma sirkesi, muz, kişniş, taze dereotu, kekik, zerdeçal, dul avrat otu kökü, kişniş, arnavut biberi ve sığır kuyruğu potasyum açısından zengin olan besinler arasındadırlar. Kistleri tedavi etmek için potasyum bakımından zengin olan bu besinler kullanılabilir.
    • Liften zengin beslenmek: Lif değeri zengin olan besinleri tüketmek kabızlığı önleyebilir.
    • Östrojene maruz kalmamaya çalışın: Östrojen hakimiyeti kist oluşumunun sebebi ise ondan uzak durulması gerekmektedir.
    • Düzenli egzersiz: Düzenli egzersiz bezlerin ve diğer organların düzgün işleyişini sağlar. Kasların gevşemesini sağlar ve kan dolaşımını arttırır.
    • Gevşeme teknikleri: Gergin kasların gevşemesini ve krampların rahatlamasını sağlar.
    • Ağrı kesici olarak etki gösterdiği doğal besinleri kullanın: Fesleğeni, limon otunu, nane, ahududuyu, böğürtleni ve papatya çaylarını içerek doğal ağrı kesici olarak kullanabilirsiniz.
    • Doğal hormon dengeleyiciler kullanın: Maça kökleri, Dong Quai, kara yılan otu kullanabilirsiniz. Adet döngüsünü düzenlemeye çalıştığı bilinmektedir.
    • Normal vücut ağırlığınızı koruyun: Kilo vermek ve kiloyu normal sınırda tutmak kistlerin gelişme olasılığını düşürebilir.
    Şevki Güngörün Vücut Kistleri İçin Yaptığı  Macun

    Gerekli Malzemeler
    • Keten Tohumu,
    • Üzüm Çekirdeği,
    • Zencefil,
    • Çörek otu,
    • Polen,
    • Zerdeçal,
    • Isırgan tohumu,
    • Bal veya pekmez.
    Hazırlanışı Ve Kullanım Şekli

    Bütün malzemeler karıştırılır.Günde 2 tatlı kaşığı hiç bir şey yenmeden kullanılmalıdır. Bu macunun 3-4 ay boyunca tüketilmesi gerekmekt]]> Memede Kist https://www.kist.gen.tr/memede-kist.html Sun, 21 Oct 2018 15:26:11 +0000 Memede kist, memede bulunan süt kanalı bezelerinin gelişmesi ile içi sıvı dolu keseciklerin oluşması meme kistinin belirtisidir. Meme kistleri genelde iyi huylu kistlerdir kanser hücreleri barındırmaz. Bir bayanın memesinde b Memede kist, memede bulunan süt kanalı bezelerinin gelişmesi ile içi sıvı dolu keseciklerin oluşması meme kistinin belirtisidir. Meme kistleri genelde iyi huylu kistlerdir kanser hücreleri barındırmaz. Bir bayanın memesinde bir veya birden çok meme kistine rastlanabilir. Bu kistler oval olup yuvarlak şekillerdedir ve kenarları topak halindedir. Memenin dokusu çoğunlukla iç kısmı su dolu ve üzüm tanesi gibi balon olarak hissedilmektedir. Meme kistinin meme de var olmasını anlaşılması zor olmamaktadır. Bayanlar elle ile kendilerini muayene yapması ile bir sertlik hissedilirse kistin varlı anlaşılabilir.

    Meme de var olan kist veya kistler eğer kişiye rahatsızlık vermiyorsa ve ağrılı bir süreç yaşatmıyor ise tedavi gerektirmeyebilir. Ancak kistler kişide ağrıya ve sancı hissine yol açıyorsa kistler bir takım yöntemler ile iç kısımları boşaltılıp alınabilir. Meme kistleri her kadında görülebilir. Ancak çoğunlukla menopoz döneminde ve 35 yaş üstü bayanlarda daha sıkla görülmektedir. Eğer menopoz sürecinde bir hormon tedavisi görülüyor ise kistler zamanla kendiliğinden kaybolabilir.

    Memede Kist

    Memede Kistin Belirtileri

    • Meme kistinin en açık belirtisi oluşan yumrulardır. Bu yumrular sert ve oynar vaziyetidir. Yer değiştirebilir veya sabit bir yerde durabilir. Eğer meme de böyle bir yumruya rast gelmiş iseniz doktor kontrolünde bulunmaz da fayda olacaktır.
    • Regl (adet) döneminde memelerde oluşan hassasiyet ile kistler fark edilebilir. Eğer adet döneminde tek memede veya her iki meme de kist olan yumrular ağrıya sebebiyet verebilir.
    • Bir veya her iki memede var olan yumrular hissediliyor ise bu yumrular kistin belirtisi olabilir. Bunu anlayabilmek için kendinize el ile meme muayenesi yapabilirsiniz.
    • Adet döneminin ardından yumrular da küçülme olması ve adet döneminde ise bu yumruların daha çok sertleşme göstermesi meme kistinin belirtisidir.
    • Meme de var olan kistlerin birden fazla olması meme kanserinin habercisi değildir. Meme kistlerinin sayısı bu hususta bir önem arz etmemektedir. Eğer kistlerin varlığının anlaşılması normalden uzun sürerse kistler ileri de tehlikeye sebebiyet verebilir. Bunun için erken teşhis edilmesi daha sağlıklı olacaktır.

    Meme Kistinin Teşhisi ve Uygulanacak Testler

    Memede oluşmuş olan bir anormalliğin fark edilmesinin ardından mutlaka doktora muayene olmak gerekir. Bu anormaliler kistin habercisi olabileceği gibi meme kanseri hücrelerinin varlığının habercisi olabilir. Meme de fark edilen yumruların ardından kişiye ilk olarak meme muayenesi yapılacaktır. Muayenenin ardından ultrason çekilecektir ve devamında ise kişiye iğne aspirasyonu yapılacaktır. Eğer bu işlemler yeterli gelmez ise hastaya başka testler de uygulanabilir.

    Meme Muayenesi: Meme muayenesi doktorun hastaya uyguladığı ilk tedavi yöntemdir. Yapılan ilk muayene de kistin varlığı rahatlıkla anlaşılabilir. Kistin anlaşılması ile birlikte kişiye meme de her hangi bir başka sorunun var olup olmadığı anlamak için kontrolör yapılacaktır. Doktorunuz uyguladığı ilk muayene de size meme de kistin var olup olmadığını söyleyemeyebilir. Bu kistin durumuna ve büyüklüğüne göre fark edilmesi biraz zor olan bir işlemdir. Bu nedenden ötürü ilk muayenenin ardından emin olmak için kişiye bir görüntüleme testi yapılır.

    Meme Ultrasonu: Meme ultrasonu hemen hemen her hastaya yapılan bir işlemdir. Özellikle memesinde kist olup olmadığını öğrenmek isteyen her hastaya yapılmaktadır. Ultrason ile meme de kistin var olup olmadığı kolaylıkla anlaşılabilir. Aynı zaman da varlığı tespit edilmiş olan kistin sıvı dolu olmadığına ve sertlik durumu da bakılmaktadır. Eğer meme de sert bir kist ile karşılaşılmış ise bu kiste ‘’fibroadenom’’ adı verilen ama kanserli olmayan yumru denilmektedir. Ancak yine de kistin kanserli olup olmadığını anlamak içinde bir biopsi istenebil]]> Kist Çayı https://www.kist.gen.tr/kist-cayi.html Sun, 21 Oct 2018 21:54:36 +0000 Kist Çayı, kistlerin cerrahi müdahale gibi birkaç tedavi yöntemi dışında var olan bitkisel karışımlardan oluşan kistlere iyi geldiği düşünülen bitki çaylarıdır. Küçük kistlerde sıkça kullanılan ve verimli sonuç al Kist Çayı, kistlerin cerrahi müdahale gibi birkaç tedavi yöntemi dışında var olan bitkisel karışımlardan oluşan kistlere iyi geldiği düşünülen bitki çaylarıdır. Küçük kistlerde sıkça kullanılan ve verimli sonuç alınan bitkisel yöntemlerden biridir.

    1- İçindekiler: (Öğütülmüş şekilde)
    • Aslan Pençesi
    • Civan Perçemi
    • Isırgan
    • Mor Kekik
    • Çörek Otu
    • Çoban Çantası
    • Günlük Sakızı
    • Altın Başak
    • Papatya
    • Altınbaşak Otu
    Kullanışı: Öğütülmüş kist çayından bir tatlı kaşığı silme 200 cc suda kaynatılır. Sabah ve akşam olmak üzere aç karına içilir.
            
    2- İçindekiler:
    • Yarım çay kaşığı civan perçemi,
    • Yarım kaşık hayıt tohumu,
    • Yarım çay kaşığı da aslan pençesi.
    Kullanışı: Önceden kaynatılmış suyun içinde hepsi 10-15 dakika demlenir ve sabah akşam olmak üzere yemeklerden sonra içilir.

    3- Bir su bardağı suya eğer çekilmiş ise bir tatlı kaşığı, yoksa dört ya da beş dal civan perçemi koyarak kaynamaya başlayınca altını kapatın. Beş dakika kaynatın ve için. Yirmi bir günde bir defa mümkünse aç karnına içilen bu çayın faydalı olacağı biliniyor.

    Kist Çayı
    4- Yeşil çay: Günde iki kere sabah ve öğleden sonra içilecek.
            
    5- İbrahim Saraçoğlu'nun Kuru Soğan Sumak Kürü
           
    İçindekiler:
    • 1 adet soğan (yumurta büyüklüğü kadar)
    • 1 su bardağı kaynar su
    Hazırlanışı: Tıpkı soğan salatası yapar gibi, soğanlara incecik kıyın ve üzerine sumak serpin.
            
    Kullanım Şartı: Yemeklerden bir saat önce bu kürün soğanları yenmesi gerektiği bilinmektedir. Bu şekilde etkisi daha da fazla olacaktır .Günde iki defa on beş gün uygulanacak.
            
    6- Aslan Pençesi Kürü:
             
    İçindekiler:
    • İki yemek kaşığı aslan pençesi
    • 1 su bardağı kaynar su
    Hazırlanışı ve Kullanım Şekli: Kaynamış suyun içine aslan pençesi atıp beş dakika kaynatın. Soğuttuktan sonra için.
     
    7- Soğan kürü: On beş gün boyunca günde iki defa yalnızca soğan kürü uygulanması gerekiyor. Sonrada kırkkilit otu bitkisi çayı içilmesi gerekiyor. İlk bir hafta günde iki defa, ondan sonraki hafta ise günde bir defa olmak üzere kırkkilit bitkisi çayı içilecektir. Soğandan yapılan kür ve kırkkilit bitkisinin çayının birlikte tüketilmemesi gerektiği bilinmektedir. Bu soğan kürü böbrek kisti veya akciğer kistinin yok olmasına büyük yarar sağlayacaktır. 
    ]]>
    Kist Miyom https://www.kist.gen.tr/kist-miyom.html Mon, 22 Oct 2018 07:37:34 +0000 Kist Miyom, Rahim dokusundan kaynaklanan iyi huylu tümörlere kist miyomu denir .Genellikle miyomlara ur denilmektedir. Çapları 1-15 santimetre arasında değiştiği bilinmektedir. Genellikle çok yavaş büyümektedir
    Kist Miyom, Rahim dokusundan kaynaklanan iyi huylu tümörlere kist miyomu denir .Genellikle miyomlara ur denilmektedir. Çapları 1-15 santimetre arasında değiştiği bilinmektedir. Genellikle çok yavaş büyümektedirler. Tek bir tane olabilecekleri gibi sayıları sayılamayacak kadar çokta olabilir. Görünüşlerinin genellikle yuvarlak olduğu ve renklerinin pembe olduğu, rahimin her yerinde oluştuğu bilinmektedir. Adetleri düzenli olmayan, doğum yapmayan, fazla kiloları olan ve siyahi olan kadınlarda daha sık görülür miyomlar. Hamile kadınların yaşının arttıkça gebeliklerinde miyomun görülme olasılıklarının arttığı bilinmektedir. Miyomlar sıklıkla belirti vermezler. Genellikle başka bir rahatsızlık üzerine gidilen muayenede tesadüfi olarak fark edilir. Miyomların her dört kadında bir görüldüğü bilinmektedir. Miyomun kansere dönüşme olasılığı çok düşüktür. Miyomun diğer adları şunlardır; fibroid, leyomiyom, leyomiyomata ve fibromiyom. Miyomlar rahim dokusundaki yerleşimlerine göre submuköz miyomlar, intramural miyomlar ve subseröz miyomlar olmak üzere üçe ayrılır.

    Submuköz Miyomlar: Rahimin iç yüzüne doğru büyüyen miyom türüdür. Bu miyop türüne en az rastlanır. Fakat en fazla kanama problemi bu miyom türünde görülür. Bu kanamalar kendini adet döneminde görülen kanamada artış ve adet döneminin uzaması şeklinde görülür.

    İntramural Miyomlar: Rahim kas dokusunda yerleşimli miyom türüdür. Bu tür miyoma en sık rastlanır. Bu tür miyom türleri adet döneminde görülen kanamada artmaya, adetin uzamasına ve kansızlığa neden olmaktadır. Ayrıca karında ağrıya, dolgunluk hissine ve sık sık idrara çıkmaya neden olmaktadır.

    Kist Miyom
    Subseröz Miyomlar: Bu tür miyomlar rahimin dış yüzüne doğru büyürler. Bu tür miyomlar diğer miyom türleri gibi kanamaya yol açmazlar. Bu miyom türü karın ağrısına, sırt ağrısına, dolgunluk hissine, sık sık idrara çıkmaya ve kabızlığa neden olurlar.

    Miyomun Belirtileri Nelerdir
    • Adet kanamalarının uzaması ve şiddetli şekilde gerçekleşmesi,
    • Adet kanamalarının uzamasının sonucu olarak kansızlığın görülmesi,
    • Karın ağrısının oluşması,
    • Oluşan dolgunluk hissi,
    • Oluşan sırt ve bacak ağrısı,
    • Cinsel ilişkiyle ağrı oluşması,
    • Sık sık idrara çıkma isteği,
    • Oluşan kabızlık ve gaz,
    • Keyifsizlik,
    • Vücutta yabancı bir madde varmış hissi,
    • Karında su toplama,
    • Menopozdan sonra oluşan kanama,
    • Regl rahatsızlıkları.
    Miyomun Kadınlar İçin Teşkil Ettiği Riskler
    • Miyom kadınlarda düşük yapmaya sebep olabilir.
    • Bebeğin gelişmesi tamamıyla olmayabilir.
    • Hamilelik sırasında bebeğin eşi yerinden ayrılabilir ve bebek yaşamını kaybedebilir. Ve annenin hayatı tehlikeye girebilir.
    • Eğer gebelik boyunca devam ederse doğumda bebek başıyla değil poposuyla gelebilir.
    • Miyomu olan hamile kadınların doğumdan sonra kanamalarının olma olasılığı miyomu olmaya hamile kadınlara göre 6 kat daha fazla olduğu bilinmektedir.
    • Miyomlar erken doğuma neden olabilirler.
    • Bebeğin sezaryanla doğma olasılığı artar.
    Kist oluşumuna karşı çıkmak için çikolatadan, kırmızı et ve karbonhidrattan uzak durulması gerektiği ve sık sık balık ve meyve sebzenin tüketilmesi gerektiği bilinmektedir. 

    Miyomların Tedavisi İçin Ne Gibi Seçenekler vardır

    Miyomun tedavi edilmesindeki en büyük etkenin kişinin çocuk sahibi olma arzusunun devam edip etmemesidir. Sahip olmak istediği sayıda çocuk sahibi olan kişilere en sık önerilen tedavi şekli rahmin alınması olduğu bilinmektedir. 
    ]]>
    Dermoid Kist Ameliyatı https://www.kist.gen.tr/dermoid-kist-ameliyati.html Mon, 22 Oct 2018 16:06:34 +0000 Dermoid kist ameliyatı, dermoid kist yumurtalıklarda ortaya çıkan ve daha çok doğurganlık çağına ulaşmış kadınlarda rastlanan bir kist çeşididir. Boyutları 2-30 santime kadar ulaşabilen iyi huylu kistlerdir. Derm Dermoid kist ameliyatı, dermoid kist yumurtalıklarda ortaya çıkan ve daha çok doğurganlık çağına ulaşmış kadınlarda rastlanan bir kist çeşididir. Boyutları 2-30 santime kadar ulaşabilen iyi huylu kistlerdir. Dermoid kistler diğer kistlerin aksine içinde saç, tırnak, diş ve cilt dokusu gibi dokular barındırır. Bu nedenle de görünüm olarak oldukça ürkütücüdür. Ayrıca kistlerin içi yağlı yapılı sarı bir sıvı ile dolu olur. Dermoid kistler tek yumurtalıkta oluşum gösterir. Çok nadir de olsa her iki yumurtalıkta birden görülme olasılığı vardır.

    Dermoid kistler, cinsel birliktelik anında ve kasıklarda ağrı ile kendini gösterebilir. Eğer kist çok büyükse karında şişlik yaratabilir. Kistler dönme ya da burkulma nedeniyle kişide ciddi ağrıların oluşmasına yol açabilir. Kistin içinde yerleşen dokular karna dökülerek ciddi anlamda karın ağrısına sebep olabilir. Ayrıca kistlerde enfeksiyon gelişme olasılığı da vardır

    Dermoid Kist Tanısı

    Dermoid kisti tespit edebilmek için ultrasonografi kullanılır. Ultrasonografide şüphe çeken bir durum fark edilirse kisti tam olarak tespit edebilmek için laparoskopik yöntem uygulanır. Laparoskopi ile kistin içeriği tespit edilip kisten örnek alınarak incelemeye gönderilir. İnceleme sonucu kesin tanı konulabilir.

    Dermoid Kist Ameliyatı

    Dermoid Kist Tedavi Ve Ameliyatı Nasıl Yapılır

    Dermoid kist için herhangi bir ilaç tedavisi mevcut değildir. Kistin kapalı ya da açık ameliyat yöntemleriyle çıkarılması gerekir. Genellikle kapalı ameliyat olan laparoskopik cerrahi uygulanır. Laparoskopik cerrahi ile ufak bir kesi açılarak kiste ulaşılır. Kist bu kesi sayesinde çıkarılır. Laparoskopik cerrahi neredeyse tüm kist tedavilerinde hem tanı hem de tedavi için oldukça konforlu ve güvenli bir yöntemdir. Çok nadir durumlarda kist beraberinde yumurtalığında alınması söz konusu olabilir. Cerrahi ile kiste ulaşılarak kistin içinde oluşan doku temizlenir ve kistle beraber alınarak incelemeye gönderilir. İnceleme sonucunda kistin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğu tespit edilerek gerekli müdahale yapılır.

    Dermoid Kist Tekrarlar Mı

    Dermoid kist kötü huylu bir kist türü değildir. Fakat kistin içerisinde yerleşen değişik dokular zaman geçtikçe çok nadir olsa da kansere yol açabilir. Kist ameliyatla alındıktan sonra tekrar nüksetme olasılığı %3 kadardır.

    ]]>
    Böbrek Üstü Bezi Kisti https://www.kist.gen.tr/bobrek-ustu-bezi-kisti.html Tue, 23 Oct 2018 03:13:15 +0000 Böbrek üstü bezi kisti, böbreğin üzerinde ve her iki tarafta yer alan böbrek üstü bezlerini böbrekten ayıran ince bir tabaka bulunur. Üçgen biçiminde olan bezler salgılamış oldukları hormonlar nedeniyle yaşamsal Böbrek üstü bezi kisti, böbreğin üzerinde ve her iki tarafta yer alan böbrek üstü bezlerini böbrekten ayıran ince bir tabaka bulunur. Üçgen biçiminde olan bezler salgılamış oldukları hormonlar nedeniyle yaşamsal öneme haizdir. Stres yaşanan dönemde vücuttaki dengeyi koruyan böbrek üstü bezlerinde oluşan kistler, tümörler genellikle tesadüfen başka bir hastalık yüzünden yapılan karın içi görüntüleme sırasında ya da ani yüksek kan basıncı değerinin yükselmesinin araştırılması sırasında tespit edilir.

    Böbrek üstü bezi kabuk bölümü ve iç bölümden oluşur. Kabuk bölümünden yani korteksten androjen ve kortizol, aldosteron hormonları, iç bölümden medulladan noradrenalin ile adrenalin hormonları salgılanır. Bu salgı bezlerinin iki grup hastalığı bulunmaktadır. Bunların bir bölümü ilaçlarla tedavi edilirken, diğer kısım cerrahi yollarla tedavi edilir. İlaçla tedavisi başarılı olmayanlar cerrahi olarak tedavi edilir. Cerrahi olarak tedavi edilmesi gereken hastalıklar üroloji branşı tarafından değerlendirilir.  Bu hastalıklar kendini kitle olarak göstermektedir. Bu kitlelerin içinde sıvı dolu olanlar kistik kitleler olarak tanımlanır. Diğer kitleler katı kitleler solid olarak tanımlanır. Bazı kitleler bunların karışımı şeklinde içine kanamış kist ya da apse türünde olur.

    Salgı bezlerindeki kistik kitleler basit sıvıyla dolu olan simple kist ya da paraziter köpek gibi hayvanlardan bulaşan kist hidatik gibi olabilir. Katı kitleler solid şeklinde olanlar ise, iyi huylu ya da kötü huylu olabilir. İyi huylu olanların içeriği yağ cisimleriyle, bağ dokusu cisimleriyle ya da böbrek üstü bezlerinin başka hücreleriyle dolu olabilir. Bu kitleler genellikle teşhis edildikten sonra hastalar açısından yaşamsal risk oluşturur.

    Böbrek Üstü Bezi Kisti

    Böbrek üstü bezi kistinin belirtileri

    Hastalarda genellikle yakınmaya neden olmayan kistler, ilerledikleri dönemde böğürde ağrıya neden olabilir. Halsizlik, zayıflama, nefes alma sorunları gelişebilir. Bazı durumlarda tansiyon krizi, hormon bozukluğu gibi etkiler gelişebilir.

    Böbrek üstü kisti tanısı

    Kistler en kolay şekilde ultrasonla teşhis edilir. Gerektiği takdirde bilgisayarlı tomografi, MR gibi tetkiklerle değerlendirilebilir. İçeriği katı olan kitlelerde nadir olarak iğneyle hücre alınarak değerlendirme yapılabilir.

    Böbrek üstü bezi kistinin tedavisi

    Salgı bezlerindeki basit kistler hastada yakınmaya neden olmuyorsa, bunların tedavi edilmesine gerek duyulmaz. Eğer paraziter kistler varsa, bunlar cerrahi girişimle çıkarılır. Kistlerin iyi ya da kötü huylu olması ancak çıkarıldıkları zaman değerlendirilebilir. Bu nedenle kitlelerin 4-5 cm üzerine çıkması durumunda, ameliyatla alınmasına gidilir. Tedavide geç kalınırsa, ileri aşamada kistler tedavi edilemeyen hale gelebilir. Çünkü kanserleşme eğilimi gösteren kitlelerde kanser tedavileri olan kemoterapi ve radyoterapi etkili olmaz.     

    ]]>
    Kist İçin Soğan Kürü https://www.kist.gen.tr/kist-icin-sogan-kuru.html Tue, 23 Oct 2018 15:33:02 +0000 Kist İçin Soğan Kürü, yumurtalıklarda bulunan kistler için çok etkili bir kür dür. Özellikle çikolata kisti ve miyomlar da çok etkilidir. Kullanmaya başladıktan bir kaç gün sonra, etkisini hissettirmeye ba
    Kist İçin Soğan Kürü, yumurtalıklarda bulunan kistler için çok etkili bir kür dür. Özellikle çikolata kisti ve miyomlar da çok etkilidir. Kullanmaya başladıktan bir kaç gün sonra, etkisini hissettirmeye başlayacaktır. Ayrıca bu kür menopoz döneminde de kullanılabilir. Hem menopoza girilmesini geciktirir hemde menopozun verdiği sıkıntıları en aza indirir. Soğan kürünü uygularken beraberinde başka bir kür kullanılmaz, bu durum size faydadan çok zarar getirir.

    Soğan Kürü Malzemeler:
    • 1 adet orta büyüklükte beyaz kuru soğan
    • 2 su bardağı hazır su veya kuyu suyu (klorsuz)
    Soğan Kürü Hazırlanışı:

    2 bardak suyu bir cezvede birkaç dakika kaynatın. Kuru soğanı kabukları ile birlikte dört parçaya bölüp, kaynayan suya atın. İçine tatlandırmak amaçlı başka hiç bir şey karıştırmadan 5-6 dakika daha kısık ateşte kaynatın.

    Nasıl Uygulanır:

    Hazırlanan soğan kürü biraz soğuduktan sonra öğlen ve akşam yemeklerinden 10-15 dakika önce 1 su bardağı içilir. On beş gün boyunca aralıksız olarak uygulayın ve bırakın. Soğan kürünün faydasını kullanmaya başladığınız ilk birkaç günden itibaren görmeye başlarsınız.

    Kist İçin Soğan Kürü
    Not: Soğan kürünün en etkili olduğu dönem adetinizin bitiminden 7 gün sonrasıdır. On beş gün uygulayacağınız için bir daha ki, döneme kadar bitmiş olacaktır. Sizde her zamankinden çok daha rahat bir adet dönemi geçirirsiniz. Ayrıca başka bir küre başlamak isterseniz, soğan kürünün bitiminde sonra 4-5 gün beklemeniz sağlığınız açısından çok daha iyi olacaktır.

    Soğan Kabuğu Kürü:

    Birkaç adet beyaz soğanın kabuğu soyularak 2 su bardağı klorsuz suyu kaynattıktan sonra içine atılır. Bu şekilde 10 dakika kaynatılır. Hazırlanan soğan kabuğu kürü, günde iki öğün sabah ve öğle olmak üzere yemeklerden önce 1 su bardağı içilir. Rahimde veya yumurtalıklarda bulunan iltihabi bir rahatsızlıktan dolayı adet gecikmelerinde kullanılır. Eğer hamilelik söz konusu değilse, geciken adetin sökmesini sağlayacaktır. 3 günden fazla uygulanmamalıdır. Ayrıca bu kürü uygularken diğer kürler gibi hamile olup olunmadığından emin olunmalıdır.
    ]]>
    Over Kisti https://www.kist.gen.tr/over-kisti.html Wed, 24 Oct 2018 03:36:34 +0000 Over kisti, overlar yani yumurtalıklar kadınlarda östrojen, progesteron gibi kadınlık hormonları ile erkeklik hormonu olan testosteron hormonunun az miktarda üretildiği yapılardır. Kadınlarda üreme bölgesinde rahmin s Over kisti, overlar yani yumurtalıklar kadınlarda östrojen, progesteron gibi kadınlık hormonları ile erkeklik hormonu olan testosteron hormonunun az miktarda üretildiği yapılardır. Kadınlarda üreme bölgesinde rahmin sağ ve sol taraflarında yer alan fallop tüpleriyle yakın temas halindedirler. Kadınlarda ergenlik döneminden önce herhangi hormonal salgıya neden olmayan yumurtalıklar, ergenlikten menopoza kadar türlü hormonlar üretir ve düzenli adet görmeyi sağlar. En önemli görevleri düzenli olarak her ay yüzeylerindeki tek yumurta hücresini yumurtlama yoluyla döllenmenin olacağı kanallara yani fallop tüpüne göndermektir. Olgunlaşmada salgılanan östrojen hormonu rahim içine etki edip, burayı gebeliğe hazırlar. Yumurtlamadan sonra progesteron hormonunun salgılanmasıyla rahim yüzeyi gebeliği uygun hale getirilir. Gebelik oluşmazsa, rahim iç yüzeyi dökülerek adet kanaması oluşur. Bu aylık döngü yumurtalıklarda yumurta hücresi kalmayıncaya kadar devam eder. Adet kanaması bittiğinde ise menopoz başlar.

    Yumurtalıklarda her ay yumurta hücresi oluşumunda hücre içi sıvıyla dolu kesecikte saklanmaktadır. Folikül denen bu yapı sarı cisim denilen yapıya dönüşmekte ve progesteron hormonu salgılamaktadır. Bu oluşum vajinal ultrasonografide izlenebilir. Ancak bazı kadınlarda yapıların ileri derecede büyümesi kist görünümüne neden olur. Vücutta başka bölgelerde oluşan kistler daha kolay belirti verirken, over kistlerini anlamak kolay olmaz. Bazıları belirti vermeden gelişen over kistlerinin bir bölümü yumurtalık işlevini bozduğundan fark edilebilir. Bunlar tümöral ve fonksiyonel kist olarak ayrılır.

    Over kisti nedenleri

    Bu kistlerin çoğunluğu hormonal dengesizlik sonucunda gelişir. Adet döneminde oluşan folikülün çatlamaması, aynı boyutlarda kalması ya da büyüme göstermesi gibi olumsuzluklar hormonların etkisiyle olur. Bazı hastalarda kişinin aşırı radyasyona maruz kalarak, yumurtalık iltihabının olması da kist oluşumunu sağlayabilir. Over kistleri genellikle adet gören kadınlarda görülür. Nadiren menopozdaki ve adet görmeyen genç kızları etkiler.

    Over kisti belirtileri

    İyi huylu kistler olabileceği gibi, bunlar kötü huylu da olabilir. Fakat en çok iyi huylu over kistleri gelişir. Belirtileri fazla olmadığından, kistler genellikle rutin kontrollerde belirlenir. Kistlerin en önemli belirtileri içinde, adetlerin düzensizleşmesi, karında ağrı, sindirim sorunlarıyla, idrar yolu yakınmaları yer alır. Kistler büyümezse şişkinlik ve ağrıya neden olmazlar. Bazı hastalarda iştahsızlık, kilo kaybı ile mide bulantısı yakınması olabilir.

    Over Kisti

    Over kisti türleri

    İnklüzyon kisti: Fonksiyonel olmayan bu kistler genellikle rahim ameliyatında fark edilir. Mikroskobik boyutta olan kistlerin belirtilerini anlamak güçtür.

    Folikül kisti: Daha çok genç yaştaki kadınları etkileyen kistlerdir. Bunların yumurta hücresinin çatlamaması yüzünden meydana geldiği düşünülür. 2-3 cm boyutlarında olan kistlerin içi berrak sıvıyla doludur. Genellikle tedavi gerektirmeden kaybolurlar. Bazen boyutlarını küçültmek için doğum kontrol hapı kullanılır. Küçülmeyenler ise cerrahi olarak alınır.

    Korpus luteum kisti: Yumurtlamadan sonra farklılaşan yumurta hücresi, sarı cisim denen Korpus luteuma dönüşür. Bu dokudaki sıvı birikimi kistleşmeye neden olabilir. 3-4 cm boyutlarındaki kistler, adetlerde düzensizliğe neden olur.

    Teka lutein kisti: Hormonların fazla miktarda salgılanması nedeniyle oluşan kistler, genellikle iki tarafta oluşur. 20 cm boyutlarına kadar büyüyen kistlere cerrahi girişim yapılması gerekebilir.

    Gebelik luteoması: Gebelikte oluşan solid yapıdaki kistlerdir. Bu kistlerin olduğu kişilerde erkeklik hormonu salgılandığından, vücutta kıllanma görülebilir. Gebelik bittikten sonra kistlerde küçülür ve kendiliğinden kaybolur.

    ]]>
    Kist Varken Hamile Kalınır mı https://www.kist.gen.tr/kist-varken-hamile-kalinir-mi.html Wed, 24 Oct 2018 19:52:49 +0000 Kist varken hamile kalınır mı, kadın üreme sisteminde oluşan kistler genellikle hamile kalmaya engel sağlık sorunları arasında değildir. Kistin oluştuğu sırada ya da kist kaybolduğunda hamile kalma olasılığı ço Kist varken hamile kalınır mı, kadın üreme sisteminde oluşan kistler genellikle hamile kalmaya engel sağlık sorunları arasında değildir. Kistin oluştuğu sırada ya da kist kaybolduğunda hamile kalma olasılığı çok yüksektir. Fakat bazı üreme sistemi ile alakalı gelişen kist çeşitleri hamile kalmayı engelleyen sorunlara yol açabilir. Gebe kalmakta zorlanan çoğu kadında endometriozis hastalığı tespit edilmektedir. Endometriozis yumurtalıklarda çikolata kistine yol açan bir hastalıktır. Endometriozis yani çikolata kisti hamile kalmayı engelleyen bir kist türüdür. Endometriozis, rahim içinde yer alan dokuların kanama ile beraber rahim harici başka bir alana konumlanması nedeniyle oluşan bir sağlık problemidir. Bu hastalık yumurtalıkları olumsuz etkileyerek çikolata kistlerinin oluşmasına yol açar.

    Gebe kalamayan kadınlar üzerinde yapılan bir çalışmada kadınların büyük kısmında çikolata kisti saptanmıştır. Kist oluşumlarının içi tıpkı çikolata kıvamında bir sıvı ile kaplı olduğundan kist çikolata kisti olarak tanımlanmaktadır. Bu kistler oluşum gösterdiği yerlerde çevre dokularda yapışıklık oluşmasına neden olarak gebeliğe engel olur. Çikolata kisti kansere dönüşen kötü huylu bir kist değildir.

    Çikolata kistleri 4 santimden 15 santime kadar ulaşabilir ve tek yumurtalıkta görülme olasılığı daha çoktur. Çikolata kisti nedeniyle adet düzensizliği, cinsel birliktelik anında ağrı, mide bulantısı, karın ağrısı, kusma ve ateş gibi şikayetler oluşabilir. Ultrason yardımı ile kolaylıkla tespit edilebilir. Tipik bir görüntüye sahip olduğu için diğer kistlerden kolaylıkla ayrılabilir. Kan tetkikleri de çikolata kisti için tanı olarak kullanılabilir. Fakat kesin bir teşhisi için kistten parça alınarak incelenmesi gerekir.

    Çikolata Kisti Hamile Kalmayı Nasıl Engeller

    Hamile kalmak için uğraşan ancak doğal yollardan hamile kalamayan kadınlarda yapılan araştırmalar sonucu çikolata kistinin önemli bir etken olduğu saptanmıştır. Çikolata kisti tüplerde tıkanma, fonksiyon bozukluğu gibi sorunlara yol açarak yumurtlamayı önleyebilir. Çikolata kisti tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Tedavi seçeneği genellikle laparoskopik cerrahidir. Kist erken evrede teşhisi edilirse yüksek ihtimalle tedavi edilebilir. Laparoskopik cerrahi ile kist temizlenir. Tedavi sonrasında kadın yeniden doğurganlık özelliğini kazanabilir. Fakat kist ilerlemiş ise laparoskopik cerrahi kısırlık problemine bir çare olmayabilir. Laparoskopik cerrahi ile çikolata kisti temizlendikten sonra kadının 6 ay ila 1 yıl arasında kendiliğinden doğal yollardan gebe kalması beklenir. Eğer bu süre zarfında kadın gebe kalamamışsa yardımcı üreme tedavilerine başvurulur. İleri yaş kadınlarda kist ameliyatından sonra en fazla 6 ay gebelik beklenir. Eğer gebelik oluşmazsa vakit kaybetmeden tüp bebek tedavisi uygulanır. Henüz 20'li yaşlarda olan kadınlarda ise ilk önce aşılama tedavisi ile gebelik sağlanmaya çalışılır. Başarılı olunmazsa tüp bebek tedavisine geçiş yapılır. Çikolata kisti tedavisinden sonra tüp bebek ile büyük ihtimalle gebelik sağlanır.

    ]]>
    Kist Neden Olur https://www.kist.gen.tr/kist-neden-olur.html Thu, 25 Oct 2018 06:12:24 +0000 Kist Neden Olur, genel olarak kist kelimesi ilk duyulduğu anda kişilerde bir korku yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu korkunun nedeni ise kistin kanser hastalığı veya ameliyatla birlikte düşünülmesinden kaynaklanmaktadı Kist Neden Olur, genel olarak kist kelimesi ilk duyulduğu anda kişilerde bir korku yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu korkunun nedeni ise kistin kanser hastalığı veya ameliyatla birlikte düşünülmesinden kaynaklanmaktadır. Bu korkuların aksine farklı çeşitlerle yüzlerce değişik kist çeşidi bulunmaktadır ve bu kistlerin çoğunluğunun da iyi huylu olarak tanılan selim kistler olmasıdır. İnsan vücudunda kistle karşılaşmak oldukça sık rastlanan bir durumdur ve pek çok kişide hayatları süresince mutlaka bu deneyimle karşı karşıya gelir. Kist, kapalı bir şekilde olan bir kapsül yada kesecik türünde özellikle yarı sert su yada yağ biçiminde gaz içerikli bir öge ile dolu olan kabarcıklar şeklinde oluşan bir kitledir. Bir dokunun içerisinde meydana gelen kistler vücudun değişik bir kısmında veya iç organlarda oluşabileceği gibi cilt üzerinde kendini gösterebilir. Bu kist türleri mikroskobik irilikte olabileceği gibi aynı zamanda litrelerce sıvıya ev sahipliği de yapabilecek kadar iri ebatta kistler şeklinde olabilirler. Bu kistlerin bir kısmı ağrı ve acıya sebep olurken bir kısmı da hiç bir şikayete ve belirtiye neden olmazlar.

    Bu kist şekli oluştuğu bölgedeki dokunun olağan olan bir parçası kesinlikle değildir ve kendine özgü bir bölgesi ve çeperi vardır. Ayrıca kistin ince yapılı zarla çevrelenmiş bölümü de kist duvarı olarak adlandırılır. Vücutta kiste rastlandığında tedavisi genellikle cerrahi operasyonla alınması şeklindedir. Ayrıca oluşan kistlerin  herkesin korkulu rüyası haline gelen kanser riski taşıyıp taşımadığından emin olmak amacı ile test uygulanmaktadır. Çok ender rastlanacak bir durum bile olsa kistler genellikle hormonal bir bozukluktan kaynaklanabileceği gibi kanser illetinin belirtisi de olabilmektedir. Uygulanan bu testler özellikle tedbir olarak yapılan rutin kontrollerdir. Bu kontroller sonrasında kistten alınan küçük bir parçanın patolojiye gönderilerek biyopsi yapılması ille de bu işlemin korkulacak bir işlem olması manasına gelmez.

    Kist Neden Olur

    Kistin Sebepleri

    İnsan vücudunda meydana gelen kistlerin hangi nedenden dolayı oluştuğu her zaman belirlenmeyebilmektedir. Misal verecek olursak böbreklerde meydana gelen kistler bu kategori içine girmektedir. Böbrek kistlerinin nasıl meydana geldiği hakkında farklı teoriler dile getirilse de henüz net olarak anlaşılamamaktadır. Genel anlamda kistlerin hangi sebeplerden dolayı gerçekleştiği hakkında tıp alanında bilinenlere birlikte göz atalım.

    Kanalların Tıkanıklığı: Örnek verecek olursak yağ bezelerinin veya tükürük bezlerinin girişlerinde yaşanan tıkanıklık da tükürük bezi ve yağ bezi adı verilen kistler oluşur. Böyle durumlarda vücutta var olan sıvıların tıkanması nedeni ile olağan akış engellenmişse kist meydana gelmiş olur. Ciltte oluşan kistlerin ise meydana gelme nedeni kıl köklerinin hasara uğramasıdır.

    Genetik Rahatsızlıklar: Özellikle pankreas kistinde rastlandığı gibi bazı farlı kistlerin meydana gelmesinde nadirde olsa sorun genetik rahatsızlıklardan kaynaklanabilir. İç organlarda kendini gösteren kistler ise çoğunlukla uzun bir zaman belirti vermez ancak alakasız bir rahatsızlık sebebi ile adı geçen organda inceleme yapılması sonucunda fark edilebilirler.

    Hormonal Dengesizlikler: Genellikle hormonlarda baş gösteren bozukluklar nedeni ile iç organlarda kistlere rastlanabilmektedir. Yumurtalık ve göğüslerde meydana gelen kistler bu tür kistlere örnek olarak verilebilir. Adı geçen kistler ise östrojen adı verilen hormondaki bozukluğa bağlanmaktadır. Aslında hormonların dengeli olarak salgılanmasında beslenme alışkanlığının rolü oldukça önemlidir.

    Enfeksiyonlar: Vücutta oluşan enfeksiyonlar daha öncede değindiğimiz salgı çıkış ağızlarını tıkaması nedeni ile kistlerin meydana gelişine yardımcı olurlar. Vajinal enfeksiyonlar ve rahim ağzı enfeksiyonu da kist oluşumuna sebep olabilen enfeksiyonlara örnek olarak gö]]> Hamilelikte Kist https://www.kist.gen.tr/hamilelikte-kist.html Fri, 26 Oct 2018 04:11:40 +0000 Hamilelikte Kist, kistler hamilelik öncesi dönemden başlayarak hamilelik dönemine geçişte de görülme ihtimali olduğu gibi, ender olarak hamilelik döneminde de yumurtalıklarda oluşabilirler. Kistin tamamıyla sıvıdan meydana Hamilelikte Kist, kistler hamilelik öncesi dönemden başlayarak hamilelik dönemine geçişte de görülme ihtimali olduğu gibi, ender olarak hamilelik döneminde de yumurtalıklarda oluşabilirler. Kistin tamamıyla sıvıdan meydana gelen bir iç yapıya sahip olması ve tek taraflı olması bu kistin kansere bağlı olma olasılığını büyük bir derecede azaltmaktadır. Anne adayının genç yaşta olması, gebelik döneminde belirlenen kistin zararlı olma olasılığını daha da azaltır. Gebelikte saptanan kistlerin pek çoğu bu özelliği taşırlar. Kistin boyutu ise hamilelik döneminde veya erken doğum döneminde kiste bağlı oluşabilecek sıkıntılar için iyi bir yol gösterici olabilir. Eğer kistin boyutu çok büyük değilse, genel olarak sağlık anlamında bir zararı olmayacaktır, ancak kist büyüdükçe çevresinde bulunan organlara da baskı yaparak, ağrıya sebep olabilirler. Nadiren görülen kistte dönme yada patlamasıyla sizin için tehlikeye yol açabilir, fakat yine de anne karnındaki bebeğe bu durumun bir zararı olmaz. Bunun yanında, hamilelik öncesi kanser tanısı saptanmışsa, mutlaka tedavi görmek gerekir.


    Kistler  çoğunlukla tesadüfen teşhis edilmektedir. Tanının koyulmasında ki en önemli araç ultrasonlu muayenedir. Yumurtalık kistleri genel olarak hamileliğin ilk dönemlerinde görülür ve zararsızdır. Bu kistlerin çoğu 20. haftaya gelindiği zaman yok olurlar. Kanser riski olmayan bu kistler büyüdüğünde yada aksi durumlarda problem riski taşıyabilir.  Uzmanlar kist ameliyatını bebek doğana kadar yapmamayı tercih ederler. Bunun dışında kistin büyümesi ve yapısı sürekli kontrol edilir. Hamileliğinizde bir kist olduğu saptandığında, bunun ne tür bir kist olduğu mutlaka araştırılmalıdır. Tetkikler sonucunda, fonksiyonel kist olduğu ortaya çıkarsa, tedavi görmenize gerek olmayacaktır. Sadece kistin sürekli gözlenmesi yeterli olacaktır. İyi huylu kist, hamilelik boyunca tedavi edilemez, fakat kist yırtılması yada kistte dönme gibi sorunlar olursa, ameliyat olmanız gerekebilir. Kötü huylu yumurtalık kisti olduğu anlaşıldığında, hamileliğiniz sırasında mutlaka ameliyatla tedavi edilmesi gerekir. Kistin kötü huylu olup olmadığı, ancak kanser konusunda deneyimli bir uzman tarafından yapılan iyi bir araştırma ile anlaşılabilir. Hamilelik sırasında saptanan kistlerin az bir kısmı  kanser olma riskini  taşır. Bu nedenle hamilelikte belirlenen kistlerin önemli bir bölümü takip edilmeli ve tedavi hamileliğiniz sonrasına bırakılmalıdır. 

    Hamilelik döneminde takip edilen kistler, doğum sonrasında da varlığını sürdürüyorsa ve normalin üzerinde bir büyüklükte ise, tercihen kistin çıkartılması gerekir. Eğer kist bebeği sıkıştıracak derecede büyürse bir iğne aracılığıyla kisti kurutmaya yada küçültmeye çalışılır. Bu operasyon başarılı geçerse doğumda herhangi bir sıkıntı yaşanmayacaktır. Bebek doğduktan birkaç ay sonra kist ameliyatla alınabilir. Doğum sezaryenle olacaksa bebek çıkardıktan hemen sonra kist de alınabilir. Özellikle erken hamilelik döneminde, ultrasonda yumurtalıkların detaylı olarak incelenmesi gerekir. Yumurtalıklarda bir sorun oluşursa, bu sorunun yumurtalık kanseri ile ilgisi olup olmadığını uzman değerlendirmelidir ve araştırıp gerektiğinde de kist vücuttan alınmalıdır. Aksi halde yeniden ameliyat olmak zorunda kalma ihtimali olabilir. Bu sebepten, kanser riski olan kist yüzünden ameliyat olmanız gerekecektir ve bu ameliyat mutlaka uzman bir uzman tarafından yapılmalıdır.
    ]]>
    Entamoeba Histolytica Kisti https://www.kist.gen.tr/entamoeba-histolytica-kisti.html Fri, 26 Oct 2018 17:14:07 +0000 Entamoeba histolytica kisti, entamoeba histolytica sadece insanlarda hastalığa neden olan tek hücreli canlıdır. Bunun insanlara bulaşmasında etkili olan sessiz enfeksiyonlardır. Sindirim sistemi üzerine etki yaparak hast Entamoeba histolytica kisti, entamoeba histolytica sadece insanlarda hastalığa neden olan tek hücreli canlıdır. Bunun insanlara bulaşmasında etkili olan sessiz enfeksiyonlardır. Sindirim sistemi üzerine etki yaparak hastalık oluşturan tek amip çeşididir. Bağırsak duvarına yerleşmekte, burada yüzeysel ya da derin yaralara neden olmaktadır. Bu canlı bazen bağırsak duvarını delmekte, karaciğer ve bağırsak dışına çıkarak diğer organlara kadar ulaşmaktadır. Bu tek hücreli canlının iki evresi bulunur. Birincisi asalağın beslendiği büyüdüğü ve çoğalarak arttığı etkinlik dönemidir. Diğeri ise etkinliği gerçekleştiremeyeceği ortamlarda etrafında kist oluşturduğu kistli dönemdir. Kistli dönemde bir konaktan diğerine geçer. Çoğalma evresinde olan asalak doku ve sulu dışkıda olur. Bu amip türü bağırsak enfeksiyonu yapan tek türdür. Amipli dizanteriye neden olarak, kanlı sümüklü ishal yapan bir bağırsak enfeksiyonuna neden olur. Asalak insanlara ait olan bir parazittir. Amipin canlı ve hareketli olan şekli gibi, kist şekli de bulunmaktadır. Doğada kist şeklinde yer almaktadır. Bunları kara sinekler ayaklarıyla taşırlar.

    Entamoeba histolytica ile enfekte olanlar he kist şekillerini, hem de trofozoit şekillerini dışkılarıyla atar. Trofozoid şekli ortamda kısa sürede dejenere olsa da, kist şeklinde olanlar uzun süre dayanır. Özellikle az gelişmiş ülkelerde yaşayanlar kistlerin karıştığı suları içerek, bu sularla temas eden besinleri tüketerek asalağın bulaşmasına neden olur. Enfekte olanların çoğunluğu uzun süre dışkılarıyla kist çıkarması nedeniyle, hastalık daha fazla bulaşır. Sadece semptomatik olan olgular teşhis edilmekte ve tedavi edilebilmektedir. Entamoeba histolytica kist mide barajını aşınca, ince bağırsaklarda alkalen ortamda vejetatif şekline geçebilir.

    Entamoeba Histolytica Kisti

    Entamoeba histolytica kisti klinik bulgular

    Rahatsızlık çoğunlukla akut dizanteri formuyla tanınmaktadır. Bunun asemptomik formu olacağı gibi, kronikleşen formu da bulunur. Bu hastalarda günlük dışkılama 10-15 defa olur. Karın alt bölgesinde geçici ağrılar hissedilir. Dışkıda taze kan, parlak mukus bulunur. Ateş genellikle yükselmez. Karaciğeri tuttuğunda yüksek ateş görülebilir.

    Entamoeba histolytica kisti tanısı ve tedavisi

    Hastalara yapılan ultrasonografi sayesinde tanı konulabilir. Bunun yanında dışkının mikroskop altında incelenmesi sayesinde pratik şekilde tanı koymak mümkün olabilir. Kist şekilleri dışkıdaki artefaktlarla karıştırılma riskine sahiptir.  Hazırlanan preparat içinde kistlerin yapısı daha iyi görülür.Tedavide sadece dışkıda kist belirlenen hastalarda, uygulanan ilaç tedavisi yararlı olur. Entamoeba histolytica yerleşim yerine ve invasyon etkisine göre tedavi seçenekleri uygulanır.

    ]]>
    Pankreasta Kist https://www.kist.gen.tr/pankreasta-kist.html Fri, 26 Oct 2018 17:46:42 +0000 Pankreasta kist, pankreas kisti midenin arkasında yer alan, 15 cm kadar uzunlukta olan pankreas adındaki sindirim ve hormon salgılama görevleri olan organın üstünde içi sıvı içerikli olan yapılardır. Bu tür kistlerd Pankreasta kist, pankreas kisti midenin arkasında yer alan, 15 cm kadar uzunlukta olan pankreas adındaki sindirim ve hormon salgılama görevleri olan organın üstünde içi sıvı içerikli olan yapılardır. Bu tür kistlerde de kist duvarı bulunmaktadır. Eğer pankreatit nedeniyle yalancı kist tabir edilen oluşumlar meydana gelirse, bunlarda kist duvarı olmaz. Bunlarda kist duvarı yerine bağ dokusu olur. Pankreastaki kistlerin boyutları birkaç milimden, birkaç santime kadar olabilir. Genellikle iyi huylu olurlar, çok nadir kötü huylu kanser yapıcı olanları oluşur. İçi berrak sıvıyla dolu olan seröz kistler ise, kanserleşme eğilimi göstermez, fakat müsinöz kistlerin içi protein içeren sıvı dolu olduğundan kanserleşme gösterebilir.

    Pankreasta kist belirtileri

    Bu tür kistlerin belirtileri boyutlarıyla alakalı olur. Karın ağrısına neden olan büyük kistler daha çabuk belirlenebilir. Pankreasta baş bölümünde yer alan kistlerde hastalarda cerrahi sarılık oluşturabilir.

    Pankreasta kist tipleri

    Bu kistler inflamatuvar ve inflamatuvar olmayan tipte olur. İyi huylu olanlar genellikle inflamatuvar olanlardır. Diğerleri hem iyi huylu, hem kansere meyilli ya da kanser olan kistler şeklinde oluşur. İnflamatuvar kistlerin çoğunluğunu pankreatit nedeniyle gelişen yalancı kistlerden meydana gelmektedir.

    İnflamatuvar olmayan pankreas kist tipleri

    Müsinöz kistadenomlar: Kistlerin bu tipleri % 30 oranında kanser riski taşımaktadır. Orta yaşlı kadınlarda daha etkili olurlar. Daha çok gövde ve kuyruk bölümünde oluşurlar.

    Seröz kistadenomlar: Genellikle iyi huylu olan kistlerde orta yaşlı kadınları daha fazla etkiler. Boyutları küçük olduğundan, ağrıya neden olmazlar.

    Pankreasta Kist

    İntraduktal papiller müsinöz tümörler: Kistlerin bu tipleri % 40-50 oranında kanser riski taşımaktadır. Orta yaşlı erkeklerde daha fazla etkili olurlar. Pankreasta baş bölümünde olurlar. ERCP yapıldığında, pankreas kanalında bolca mukus içeren sıvı belirlenir.

    Solid psödopapiller pankreas tümörü: Bunlara ender rastlanır. Siyah ırkta ve genç Asyalı kadınlarda daha fazla görülür. Boyutları büyüyebilir ve kanser riski taşırlar. Ancak cerrahi girişimle alınırsa, başarılı sonuçlar alınabilir.

    Pankreasta kist tanısı nasıl yapılır

    Kistlerin önemli kısmı herhangi bir belirti göstermeyebilir. Bunlar başka bir yakınmayla ya da tesadüfen yapılan ultrason tetkiki, MR, bilgisayarlı tomografi gibi tetkiklerle tespit edilebilir. İyi huylu olanların endoskopik ultrasonografiyle ya da endosonografi ile tespit etmek mümkündür.

    Pankreasta kist tedavisi

    Kistlerin tedavisinde en önemli konu kistin iyi huylu ya da kötü huylu olmasının belirlenmesiyle tedavi edilmesidir. İyi huylu olanlar genellikle tedavi gerektirmez, kötü huylu olanlar ise ameliyatla alınmalıdır. Yalancı kistler safra kanalını ya da mide çıkışını tıkarsa, iltihaplanırsa ameliyatla çıkarılmalıdır. Küçük boydaki kistlerin kanserleşme eğilimi düşük olur. Fakat büyürlerse kanser riski taşıyacaklarından ameliyatla çıkarılmalıdır. Genç yaşlarda olan 2 cm üzerinde olan kistlerde cerrahi olarak çıkarılır. Yaşlılarda ise, patolojik tetkikler yapılır. Buna göre tedavi kararı verilir.  

    ]]>
    Kulakta Kist https://www.kist.gen.tr/kulakta-kist.html Sat, 27 Oct 2018 13:48:50 +0000 Kulakta kist, kulağın iç veya dış kısmında bulunan kistler peynirimsi bir maddeyle dolu keseciklerden meydana gelmektedir. Kulak kisti şikayetinin veya hastalığının kişide en sık karşılaşılan yeri kafa derisi ile kulağ Kulakta kist, kulağın iç veya dış kısmında bulunan kistler peynirimsi bir maddeyle dolu keseciklerden meydana gelmektedir. Kulak kisti şikayetinin veya hastalığının kişide en sık karşılaşılan yeri kafa derisi ile kulağın arka kısmıdır. Kulak kistleri çok fazla bilindik kist çeşitlerinden biri değildir ve çoğu zaman farkına varmaksızın ilerleme gösterebilir. Özellikle tesadüfen ortaya çıkan bu kist dış kulak yapısında belirmiş ise çevredeki kişiler tarafından da belirtilmektedir. Ancak kulak içinin iç kısmında bulunan kist kişinin kulağını temizlemesi esnasında anlaşılabilir.  Kulak kistlerinin belirtilerini şu şekilde sıralamak mümkündür.

    • Kulakta kişiye rahatsızlık verecek işitme kaybı
    • Kulak kirin de birikme ve bu nedenden dolayı kulağın tıkanması
    • Kulağın arkasında, önünde veya kanalında var olan kitle
    • El ile hissedilebilecek şişlik ve sertlik

    Kulak kemiğinin büyüme göstermesi zamanla kist oluşmasına da sebebiyet verebilir. Ancak bu kistler kanser hücreleri barındırmaz ve selimdir. Kulak kistleri kulağı tıkayıp işitme sorununa neden olabilecek kadar büyüme gösterebilir. Kulak kistleri kişinin gelişimine ve vücut yapısına göre farklı şekilde büyüme ve gelişme gösterebilir. Özellikle bazı kişilerde çok hızlı büyürken bazı kişilerde de yavaş yavaş büyüme gösterebilir.

    Kulakta Kist

    Teşhis

    Kulak kisti bazı kişilerde belirti vermeksizin büyüme gösterebiliyor. Bu nedenden dolayı farkına varmadan kulağınızda bir kitlenin var olduğundan bir anda haberdar olabilirsiniz. Lakin kitle eğer ki kulağın iç kısmı değil de dış gölgesinde kendiliğinde gelişme gösteriyorsa kulak da yumuşak ya da kistin durumuna göre sert bir kitlenin varlığını hissedebilirsiniz. Yahut kulak kemiğinde oluşmuş olan kitlenin varlığını dokunarak hissetmeniz olağan olacaktır. Çoğunlukla kulağın iç kısmında yer alan kistlerin varlığını saptamak biraz zor olmaktadır.

    Kulak dışında gelişme gösteren kistler bazı durumlar mikrop kapıp iltihaplanma gösterebiliyor. Nadiren da olsa iltihaplanmış olan kistler kişide ağrı ve sancı hissine sebebiyet vermektedir. Şayet bu gibi bir durum ile karşı karşıya gelirseniz hemen bir doktora başvurmanız sağlınız açısından daha faydalı olacaktır.

    Kulak kistleri çoğu zaman siğiller ile karıştırılabiliyor. Eğer böyle bir şüpheye düşerseniz eliniz ile kitleyi dokunun eğer çok sert değil ise bu kist olabilir. Çünkü siğiller kistlere göre daha fazla sert olmaktadır.

    Tedavi

    Eğer kulak kisti kulağın iç kısmın da ve kulağı tıkayacak şekilde ise bu durumda doktorun ilk tercihi kistin alınmasından yana olup hastanın sağlığı ilk planda tutulacaktır. Bunun için en ideal olan yöntem cerrahi bir operasyondur. Cerrahi operasyon yani uygun görülen ameliyat yöntemi ile kist bölgeden doktorun tecrübesi dahilinde rahatlıkla çıkarılabilir. İyi huylu yani selim kist oldukları kesinleşen kistler kişinin sağlık açısından her hangi bir sorun yaşamasına neden olmaz. Ancak iyi huylu olup da çok büyükmüş olan kistler için de en ideal tedavi yöntemi kistlerin alınmasından yanadır. Kulak kisti kişiye büyük rahatsızlıklar veriyor ise ağrı, sancı, işitme de zorluk çekme ve kulağın iç kısmının tıkanmış olması gibi sorunları beraberinde getiriyorsa kistin cerrahi bir operasyon ile alınması gerekecektir. 

    ]]>
    Parapelvik Kist https://www.kist.gen.tr/parapelvik-kist.html Sun, 28 Oct 2018 11:44:35 +0000 Parapelvik kist, böbrek kistidir. Böbreğin yapısında içerisinde sıvı bulunan çeşitli büyüklüklerde tek ya da çok sayıda keseler olması durumudur. İki gruba ayrılmaktadır. Bunlar;Basit kist ( tek ya da bi Parapelvik kist, böbrek kistidir. Böbreğin yapısında içerisinde sıvı bulunan çeşitli büyüklüklerde tek ya da çok sayıda keseler olması durumudur. İki gruba ayrılmaktadır. Bunlar;
    • Basit kist ( tek ya da birkaç kist bulunur )
    • Polikistik böbrek ( sayılamayacak kadar çok kist bulunmasıdır )
    Basit böbrek kisti genel olarak böbreğin üst ya da alt kesiminde daha sonradan oluşmuş birkaç mm ile 5-10 cm büyüklüğünde olan kistlerdir. Bu kistin oluşmasının en sık sebebi böbreğin süzücü kanalının tıkanmasından dolayı geride idrar birikmesinden dolayı kaynaklanmaktadır. Belirtil olarak genellikle bu kistler tesadüf eseri USG ile teşhis edilirler. Çok büyük bir hal almadıkça belirtileri olmaz ve büyümeye bağlı olarak karın ya da yan ağrı yapabilirler. Bu kistlere ultrason yardımı ile teşhis konulabilir. Böbrek fonksiyonlarının iyi bir şekilde değerlendirilmesi için ilaçlı böbrek filminin çekilmesi gerekir. Aynı zamanda komşuluk ilişkilerinin değerlendirilmesi için ise tomografi ve MR çekilebilir. 

    Parapelvik Kist
    Parapelvik kist ve hipertansiyon parapelvik tanısı insanların oldukça çok sayıda yüksek kan basıncı ile ilgili olduğu bulunabilir. Çoğu parapelvik kist ile hipertansiyon arasında belli bir ilişki bulunmaktadır. Renal pelvis ya da sinüs bitişik parapelvik kistler genel olarak basit böbrek kistleri arasında bulunmaktadır. Genel olarak sağlıklı böbrekler herhangi bir belirti olmadan beş basit ve küçük kistler taşıyabilir. Bu kistlerden biri 3 cm daha büyük ancak bu böbrek hücreleri kan eksikliği çevredeki böbrek dokularına baskı olacaktır. Daha sonra böbrek hastalarının kan basıncını yükseltmek için çok daha fazla renin üretecektir. Kontrolsüz olunulan bir zamanda yüksek tansiyon da daha fazla böbrek hasarına neden olabilir ve bundan dolayı hastalar kolay bir kısır döngü içine düşebilir. 

    Polikistik kist ailesel bir hastalıktır ve anne ya da babadan geçmektedir. Her iki böbrekte kistler bulunur. Kistlerin sayısı ve büyüklüklerinin artmasına paralel olarak böbreğin sağlam dokusu giderek azalır ve bu durum böbrek yetmezliği ile sonuçlanır. Genellikle kilo kaybı, böbreğe uyan bölgede ağrı, idrarda kanama olması, hipertansiyon ile birlikte baş ağrısı görülen belirtiler arasında yer almaktadır.
    ]]>